NSU Davası: Keupstrasse’ye Yapılan Bombalama Saldırısını Başlayan NSU Davasından Ayırma Girişimi basın açıklaması

0

München, 15.05.2013

14 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleşen duruşmada Mahkeme Başkanı Hakim Götzl Keupstrasse’de gerçekleşen bombalama eylemini yürüyen bu davadan ayırmayı düşündüğünü açıkladı. Davayı ayırmak, Keupstrasse’deki bombalama saldırısına dair yeni bir davanın bir ihtimal 2 ya da 3 yıl sonra hatta büyük bir olasılıkla hiç açılmaması anlamına gelir. Eğer Beate Zschäpe bu davada ömür boyu hapis cezasına mahkum edilir ve kusurun ağırlığı tespit edilirse Keupstrasse’deki bombalamaya dair dava, Alman Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 154. Maddesi gereği durdurulabilir. Çünkü bu durumda bombalamadan dolayı verilebilecek bir mahkumiyet alınan ceza karşısında önemli bir sonuca yol açmaz.
Mahkeme Başkanı’nın bu açıklamasına neden olan gelişme, sanık avukatlarının mahkeme salonunun küçük olduğuna dair itirazda bulunmaları ve özellikle Keupstrasse’deki bombalamanın kurbanlarının bu davaya müdahil olma talebinde bulunmaları karşısında mahkeme salonunun tamamen yetersiz kalacağını belirtmeleriydi.

Bizler açısından, bu davayı ayırmanın herhangi bir maddi nedeni yoktur. Davayı ayırma nedeni ancak  Keupstrasse’deki bombalamanın kurbanlarını ve müdahilleri başlarından savmak olabilir. Dava ayrılsa dahi Keupstrasse’deki bombalamayla ilgili delil ikamesi yapılmak zorundadır. Dortmund şehrinde öldürülen Mehmet Kubaşık’ın eşi Elif Kubaşık’ın avukatı Carsten İlius:  Bombalama saldırısı, şu an dava konusu olan diğer fiiller özellikle de işlenen 10 cinayet açısından önemlidir ve genel karakter olarak NSU’nun işlediği suçların ırkçı suçlar olduğunu gözler önüne sermesi bakımından çok önemlidir.” Ayrıca duruşma salonu şu haliyle yeterlidir, müdahillerin sıralarında daha birçok sıra boştur. Mahkeme Heyeti Başkanı’nın duruşma salonunun Keupstrasse’den katılabilecek olası müdahillerin katılımıyla çok küçük olacağı düşüncesi spekülasyondan öte bir şey değildir. Ve davaya yeni müdahillerin katılması ve daha büyük bir duruşma salonunun gerekli olması durumunda Münih’teki yargının görevi, müdahilleri davadan uzaklaştırmak yerine daha büyük bir duruşma salonu temin etmektir.
Bundan dolayı kurbanlar ve müdahil avukatları dava eğer ayrılırsa bunu yüzlerine bir kez daha vurulan bir tokat olarak kabul ederler. Ayrıca böylesi bir karar Nazi terörünün tüm kurbanlarının çıkarlarının Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi tarafından ayaklar altına alındığının göstergesi olur.

9 Haziran 2004 tarihinde gerçekleşen çivili bomba saldırısında ağırlıklı Türkiye kökenli insanların oturduğu Köln’deki Keupstrasse’de 22 insan kısmen hayati tehlike oluşturacak şekilde ve 70 insan bombanın etki etki alanda bulundukları için yaralanmıştır. Keupstrasse’ye yapılan bombalı saldırı NSU örgütünün en büyük propaganda eylemiydi. Örgütün hedefi bu eylemle özellikle Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli insanlar arasında korku ve dehşet yaratmaktı ve bunu yarattılar da. Çünkü bu sokakta yaşayan insanların çoğu bu saldırının ırkçı bir terör saldırısı olduğunu düşünmek zorundaydı. Bunun karşısında siyasiler ve kovuşturmayı yürüten makamlar yıllarca bu gerçeği inkar ettiler.
Hatta tersine soruşturma Keupstrasse’de yaşayan insanlar hakkında yürütüldü.
Kurbanlar, olası suçluların soruşturulması ve mahkeme karşısına çıkarılmasını yıllarca beklemek zorunda kaldılar. Tam da bundan dolayıdır ki tekrar yıllarca davanın açılmasını beklemek hatta davanın durdurulması kararı katlanılabilir bir durum değildir.
Bugün öğlen saatlerinde mahkeme davanın ayrılmasına dair görüşlerini bildirmek üzere davaya katılanlara söz hakkı verdi. Davanın tüm katılımcıları, müdahil avukatları, Federal Savcılık ve sanık avukatları davanın ayrılmasına karşı olduklarını açıkladılar.

München, 15.05.2013

Müdahil avukatı Carsten Ilius (Türkçe konuşur), Antonia von der
Behrens, Sebastian Scharmer, Peer Stolle, Christina Clemm, Edith
Lunnebach, Alexander Hoffmann, Berthold Fresenius, Stephan Kuhn, Angelika Lex.