21. duruşma günü – 10 Temmuz 2013

1

7 şahit, bir delil talebi, hakim tarafından reddedilmiş bir dilekçe ve avukatlar tarafından yapılan iki açıklama: 21. günü çok yoğun geçti ve sanık André E.’nin davadan muaf tutulmasının reddi gibi yargılamayla ilgili olayların yanında sanık Holger G.’nin inandırıcılığı konusu da tartışıldı. Ama öncelikli konu Enver Şimşek cinayetiydi: Memurlar ve şahitler olay yerini dehşet verici bir detaycılıkla tasvir ettiler. Başka şahitler çiçekçinin aracında bisikletçi giysileri içerisinde adamlar görmüşler ve böylece asla ciddiyetle takip edilmemiş olan değerli ipuçları sunmuşlardı.

[deutsch]

Duruşma bugün 9:40’a doğru başladı. Öldürülen Enver Şimşek’in eşi davacı Adile Şimşek oradaydı.

İlk şahit 9 Eylül 2000’de iz arayıcı olarak Nürnberg’deki Liegnitzer Straße’deki olay yerinde görevli olan polis memuru Kr. idi. İfadeleri 20. Duruşma gününde sorgulanan şahit S.’in ifadeleriyle büyük oranda örtüşüyordu. S.’nin geçen duruşmada sunduğu fotoğraf dosyasındaki fotoğraflar ona aitti.

Haftasonu nöbetçiyken saat 15:30’a doğru olay yerine gelmişti, kimi meslektaşları önceden oraya varmışlardı. O vardığında Şimşek Güney Kliniği’ndeydi ve yaşam tehlikesi bulunuyordu. Servis arabasının sürme kapısı açıktı. Dışarıdan bile büyük bir kan birikintisi ve kanlı bitki kalıntıları görünüyordu: Kr. bunun üzerine iz aramaya başlamıştı. Kr. de 6.35 ve 7.65 kalibrelik çok sayıdaki mermi kovanından bahsetti. Devrilmiş bitki kasaları ve kana bulanmış bitki artıkları Kr.’nin Şimşek’in can çekiştiği ya da bunların kurtarma ekibinin önlemi olduğu kanaatine varmasına neden olmuştu.  İlk tezgahın devamında bir mücadele izi görünmüyordu. Araç ilk iz kontrolünden sonra emniyete alınmış ve çiçek tezgahıyla birlikte iz aramasına devam edilmesi için merkeze götürülmüştü. Kr.’de aracın tavanındaki straforla kaplanmış bir delikten bahsetti. Eyalet Kriminal Dairesi deliği yakından incelenmiş ve bir mermi deliğinin söz konusu olduğunu anlamıştı. Sorgulamanın devamında Kr., olay yerinde uygun merminin bir metal detektörü ve nöbetçi polis ekipleri tarafından arandığını ama aramanın sonuçsuz kaldığını söyledi. Sürücü bölgesi belli ki aranmamıştı. Çamurlukta ve yolcu koltuğunda parmak izleri bulunmuştu. Kr.’nin dediğine göre izler Şimşek’in kendisine, akrabalarına ve kurtarma servisinden arabanın naklini yapan bir çalışana aitti. Sürme kapıda parmak izine rastlanmamıştı. başkanı Götzl’ün sorusu üzerine Kr. kan izlerinden bahsetti. Kan birikintisi 70 cm’ye 50 cm büyüklüğündeydi. Sürme kapının karşısındaki duvar 1,85 metre yüksekliğe kadar çok sayıda kan lekesiyle kaplıydı.

Diğer duvarlarda o kadar çok sayıda kan lekesi yoktu. Sürme kapılardaysa hiç yoktu: “Bu kapıların olay esnasında açık olduğunu gösteriyor.” Kan birikintisinin içinde Bay Şimşek’in bir dişini bulmuştu. Liegnitzer Straße çok işlek bir caddeydi, iki tarafında bisiklet yolları vardı ve çevre çok hareketliydi.

Ardından Nürnberg kriminal polisinde kimlik bilgileri tespitinde görevli kriminal baş komiser L.’nin şahitliğine geldi sıra. Onun ifadesinde bir kadın doktorun Şimşek’in olay günündeki yeniden canlandırması sırasında bulduğu bir mermi konu oldu. Doktor mermiyi bir kaç gün boyunca doktor önlüğünün içerisinde yanında taşımış ve onlara teslim etmişti. Ardından mermi ile otopsiye gitmişler ve otopside bulunanla karşılaştıracak bir mermileri olmuştu.

Yozgat’ın müdahil dava avukatı Dierbach duruşma gününün başında duyurulmuş olan bir delil talebini okudu. ’nin Gera’ya nakliyle ilgili olarak kriminal memur La.’nın çağrılıp sorgulanmasını talep etti. La., Zschäpe’nin hiçbir surette açıklama yapmak yükümlülüğü olmadığını ve bir konuşma kaydıyla ilgili çok net bir iması olduğunu söyleyecekti. La. Zschäpe’nin bir ihtimal ifade vereceğini ve eğer verirse bunu kapsamlı ve eksiksiz şekilde yapacağını, çünkü eylemlerinin arkasında durmayan biri olmadığını doğrulayacaktı. Dilekçenin amacı Zschäpe’nin nakil sırasındaki açıklamalarının değerlendirilebilirliği idi. Nesnel olarak bir sorgunun söz konusu olup olmadığı kritik değildi, önemli olan Zschäpe’nin kandırılmadığı ön bilgisiydi. Konuşma Zschäpe’nin suçuna dair önemli bir tanıklık içeriyordu. Zschäpe’nin kendisi ağır suçlar işlediğinden yola çıkmıştı. Başsavcı Greger Federal Savcılık’ın buna karşı çıkmadığını, bu kişinin zaten şahit gösterildiğini söyledi. Pek çok müdahil dava avukatı da buna katıldı. Zschäpe’nin avukatı Sturm müdahil davacılar savunmanın dilekçelerine karşı zaten propaganda yaptıkları için karşı tavır alacağını söyledi. Yozgat’ın müdahil dava avukatları gereksiz dilekçeler veriyorlardı. Şahit sadece şahit gösterilmemiş, çağrılmıştı bile.

Uzun bir aranın ardından 11:05’e doğrı şahit Bu.’ya sıra geldi. Bu. 9 Eylül 2000 cumartesi günü oğluyla birlikte üvey babasının evinin feshinden bir geri dönüşüm avlusuna doğru yolda olduğunu anlattı. Yola 12’de çıkmaları ve akşamüstünün erken saatlerinde geri dönmeleri gerekiyordu, çünkü geri dönüşüm avlusu saat 14’de kapanıyordu. Dönüş yolunda Liegnitzer Straße’de şehir yönünde sol tarafta kalan park yerinin önünden geçmişlerdi. Pencereleri açıktı. Ve geçerken üç dört metalik ve sert vuruş sesi duymuş, sola bakmışlardı ve bisikletçi kıyafeti içerisinde hızla oradan uzaklaşan iki erkek görmüşlerdi. Nereye gittiklerini görmemişti. Adamlar 20 yaşlarındaydı, belki biraz daha yaşlı, çok kısa saçları vardı ve birinin hatırladığı kadarıyla beyzbol şapkası vardı. Götzl’ün sorusu üzerine Bu.: “Gerçekten çok sert patlamalardı.” Bu ses servis aracının yönünden gelmişti. Aracın kapıları açıktı. Olan biteni tam olarak anlayamamıştı. Adamların ellerinde tuttukları hiçbir şey yoktu. Doğrudan harekete geçme ihtiyacı duymamıştı. Olaydan gazette aracılığıyla haberi olmuş, polise haber vermesi üzerine sorguya çekilmişti. Olay yerinde başka bir araç görmemişti. Adamlar koşmamışlar, ama Liegnitzstraße’den şehir yönüne çok hızlı hareket etmişlerdi. Götzl silah sesleriyle adamların uzaklaşması arasında ne kadar zaman geçtiğini bilmek istiyordu. Bu.: “Aslında hemen oldu.” Götzl Bu.’ya bir sorgusu sırasında sürme kapının araç basamağında bekleyen bir adam gördüğünü ve bu kişinin sağ eliyle aracın içlerine doğru bir hareket yaptığını söylemiş olduğunu belirtti. Bu. O zaman bu kişinin elinde bir şey olup olmadığını anlayamadığını ve koyu renk giysileri içinde bir başka kişinin de kapının sağ tarafında durduğunu söylemişti. Olay yerinden geçmelerinin hemen ardından iki tenekemsi patlama sesi duymuşlardı. Bu. Götzl’ün söylediklerini hatırlamadığını söyledi. Götzl, Bu.’nun iki adamda dikkat çekici olanın yanlarında bisiklet olmaması olduğunu söylemiş olduğunu hatırlattı. Bu. bunla ilgili dair hiçbir şey görmediğini doğruladı. Götzl trafiğin ne durumda olduğunu sordu. Bu. yoğun bir trafik olmadığını, ama yine de ara ara araçların iki yöne geçip gittiğini söyledi. Götzl’ün söylediğine göre 2 Ekim 2000’den bir sorgusunda Bu.  zamanı 12:35 ve 12:55 arasında sınırlamıştı. Bu: ““o zaman öyledir.” Müdahil dava avukatı Scharmer Bu.’ya kaç kez sorgulandığını sordı. Bu. bir kez olay sonrasında Emniyet Müdürlüğü’nde sorgulandığını, ardından detaylar hakkında bir telefon görüşmesi daha gerçekleştiğini ve sonra 2010 yılında bir kez daha bir baş komiser tarafından kendisine danışıldığını ve “orada zamana uygunluk olduğunu” söyledi. Götzl zamansal sıralamayla ilgili sorunun 2000 yılındaki bir sorgudan olduğunu söyledi. Scharmer, 2010 yılındaki sorguda Bu.’ya fotoğraf gösterildi mi diye sorunca Bu. gösterilmediğini söyledi. Müdahil dava avukatlarından biri şahide Keupstraße olaylarından çeşitli fotoğraflar göstermek istedi. Hangi fotoğrafların kastedildiği konusunda karışıklık çıktı. Duruşmanın iki kez kesintiye uğramasının ardından şahit  hakim masasındaki fotoğraflara – Keupstraße’de çekilmiş bir videodan kareler, fotoğraflarda iki adam var ve biri bisikletlerle- bakabildi, ama yalnızca boylarının uzunluğunu yaklaşık olarak doğrulayabiliyordu. Kıyafetler uymuyordu, burada fazla laubalilerdi. Avukat Başay bu resimlerin ona bir sorgulama (örneğin 2007 yılında) kapsamında gösterilmiş olup olmadığını sordu. Götzl müdahale ederek burada baba ile oğulun karıştırıldığını söyledi. Başay karşılık verdi ve sorgulama tutanağından şu an sorgulanmakta olan şahidin ismi ve doğum tarihini okudu. Bu. böyle bir şey hatırlamadığını, kendisine bir video izletildiğini de hatırlamadığını söyledi. Başay Bu.’nun sorgulamasından bisikletleri taşıyan kişinin Şimşek’in servis aracında duran kişiyle benzer olduğunu söylediği bir ifadeyi okudu. Bu. hatırlamadığını ama boyunun denk düştüğünü söyledi. Wohlleben’in avukatı Klemke Başay’ı sadece “istediği bilgileri cımbızla ayıklamak”la suçladı. Başay, icerisinde Bu.’nun kendini bu kişileri tekrar tanıyacak durumda görmediğini söylediği ifadenin tamamını okudu. Bu. büyüklüğün denk düşebileceğini tekrarladı. 2007 yılındaki sorgulamayı artık hatırlamıyordu. Avukat Narin, Bu.’nun bu iki adamın tuhaf davrandıklarını söylemiş olduğunu hatırlattı. Narin bununla neyi kastettiğini bilmek istiyordu. Bu. bununla bisikletçi giysileri içerisideki genç adamların bisikletleri olmadan bir araçtan tuhaf şekilde uzaklaşma şekillerini kastetmişti. Avukat Scharmer Bu.’nun bahsettiği 2010 yılındaki sorguyu sordu. Hatırlayabildiği kadarıyla 2000 yılındaki sorgulama ve ondan sonra bir şey değişip değişmediği sözkonusu olmuştu. Tam olarak hatırlamıyordu, fotoğraflar önüne konmamıştı.

Wohlleben’in avukatı Bu.’nun iki adamın güney Avrupalı olabileceğini, bunu koyu ten renklerinden tahmin ettiğini ve kuzey Alman tipine sahip olmadıklarını söylediği ifadesini okudu. Ancak soru Schneiders’in dediğine göre tutanakta yer almıyordu. Bu. bununla ilgili diyeceği bir şye olmadığını, bunu dediğine de pek inanamadığını söyledi.

Öğlen arasıın ardından 13:15’te Şahit E. ile devam edildi. Şahit E., şahit Bu.’nun oğluydu. E. öğlen vakti babasıyla birlikte büyükbabasının eski evinin yolunda olduklarını, bir geri dönüşüm avlusundan geldiklerini söyledi. Sonra caddede arabalarını sürerken gürültülü bir patlama duymuşlardı. Dönüp bakmışlardı. Önce bir kaza olduğunu düşünmüştü. Bir park alanında “bir Mercedes Sprinter veya benzeri gibi görünen “bir servis aracını” görmüşlerdi ve hatırlayabildiği kadarıyla iki adam oradan uzaklaşıyordu. Yolcu koltuğunda olduğundan çok fazla bir şey görmemişti, ama adamların 25-30 yaşları arasında olduğunu tahmin ediyordu. Götzl şahide ilk sorgulamasından bahsetti. Örneğin iki adamın kıyafetlerini anlatmıştı orada. E. sorguyu hatırlayamadığını söyledi. Bisiklet kıyafetlerini o zaman doğrulayamamıştı. Diğer ifadeleriyle ilgili olarak da, çoğunlukla artık hatırlamadığını söyledi: Zaman tahmini, olanları 12:45-13 arasında gözlemlediği, sürme kapının açık olduğu ve sırtları ona dönük ve biri kasketli iki erkek gördüğü, durumun ona göre bir dalaş gibi göründüğü. Kasketli olanın aracın içine doğru çok aceleci hareketler yaptığı ve aracın içlerinde hareket eden bir gölge gördüğünü de artık hatırlayamadığını söyledi.  Götzl eski ifadelerinden örnek vermeye devam ederek, 10 metre kadar uzaklaştıklarında ikiden fazla tenekemsi gürültüyü duyduklarını söylediğini hatırlattı. E.: “Şimdi gürültüyü duyduktan sonra kafamı çevirdim gibi geliyor.” Ardından 2007 yılındaki sorgu konuşuldu. Görevliler ona bir adamı şehir merkezinde bir adamın bisikletini park ederken ya da alıp götürürken gösteren bir video izletmişlerdi. Adamı tanıyıp tanımadığını sormuşlardı. Kimliğini tespit edememişti. Daha sonra Başay sorgu kayda alındı mı ya da E. bir şey imzaladı mı diye sordu. E. hatırlamadığını söyledi. Babasıyla ifade hakkında bir daha konuşmamıştı, 2007 yılında artık ailesinin evinde oturmuyordu. Babasının 2010 yılında sorgulandığından haberi yoktu. Avukat Dierbach’ın inisiyatifiyle şahide sesli kayıt yapılması için bir izin belgesi gösterildi. Bu belgeyi hatırlamıyordu, ama imza kendisine aitti.

Sonra Eyalet Kriminal Dairesi’nde görevli baş komiser şahit Gr. geldi. Şahit G.’nin Abdurrahim Özüdoğru cinayetiyle bağlantılı olarak yaptığı para ödemelerinin (bkz 14. duruşma günü tutanağı) rekonstrüksiyonu yapıldı. Şahit faturaları saklamış olduğunu ve genel olarak şahit G.’nin iddialarını doğruladı. G. 15:51’de bir ödeme yaptıktan sonra 16’ya doğru yeniden dükkanına dönmüştü.

Daha sonra Nürnberg kriminal polisinden emekli şahit Ki. geldi. O zamanlar terzinin karşısında oturan (bkz. 14.duruşma tutanağı) şahit M.’in ifadeleri konuşuldu. Kadının sorgusunu gece yapmışt ve bu sorgu ilk ve en önemli sorgulamalardandı. M. oduncu gömleği giymiş bir adamdan söz etmiş ve bir de robot resim çizdirmişti. M. “güçlü bir tasvir” yapmıştı. Adamın Doğu Alman lehçesiyle konuştuğunu söylemişti. Bu kişiyi bir kaç gün kadar önce kurbanla konuşurken gördüğünü, o sırada kavga ettiklerini söylemişti. M. konunun Özüdoğru’ya ait eski bir Mercedes olduğunu düşünmüştü. İkisi de eski, koyumavi ve romörklü bir Opel arabanın etrafında durmuşlardı. M., silah seslerini duyduğunda pencereyi temizliyor olduğunu söylemişti. İki silah sesini net şekilde duymuştu. Ardından birni görmüştü ve tarifine göre tam da daha önce görmüş olduğu adamdı. M.’in anlattığına göre adam gayet normal şekilde arabasına binip oradan uzaklaşmıştı. Şahit sarışın bir kadından ilk olarak daha sonraki duruşmalarda söz etmişti. Ki. emin olamasa da dükkanın önünde o zaman duran grup başka bir gruptu. Fotoğraf sunumu sonuç vermemişti. Yaralıyı yerde yatarken gördüğünü hi söylememişti. Ki.’ye göre bu çok önemli bir ipucu olurdu, bunu “duymamak mümkün değildi.”

Sonra sıra kurtarmaya yardım eden şahit H.’ye geldi. Şimşek’e saldırıldığını polise haber veren o olmuştu. Tezgahtan çiçek almak istemişti. Koyu mavi bir Mercedes içerisinde koyu tenli bir çift görmüştü. Onlar da çiçek almak istediklerini, ama çiçekçinin orada olmadığını söylemişler sonra da arabalarıyla oradan gitmişlerdi. H. arabasında bir şeyler okumuştu. 10 dakika sonra bir tuhaflık olduğunu düşünmüştü Tezgahı başıboş bırakmak istemediğinden polisi aramıştı. Beklemeye devam etmiş ve beş dakika sonra polisi bir kez daha aramıştı. Devriye hemen oraya gelmişti. Polisle birlikte arabaya bakmışlardı. Sürücü kapısı kapalıydı. Araca arkadan bakmışlar ama aradaki gözden dolayı sadece çiçekleri görmüşlerdi. Ardından sürme kapıyı açıp Şimşek’i bulmuşlardı. Çok büyük kan birikintileri görmüştü. Şimşek hızlı hızlı soluyordu „ve bunda zorlanıyordu.” Şimşek sırtüstü yatıyordu, üst bedeni üzerinde durduğu bir çiçek kasası yüzünden hafifçe yüksekteydi. H. Şimşek’e yaklaşmak için bir şeyleri itmişti.  Şimşek’in bacakları kapı yönündeydi, üst bedeni kapalı kapının yönüne bakıyordu. H. eşyalarını araçtan almıştı. Sprinter çok dar olduğundan Şimşek’i bir polisle birlikte dışarı çıkarmıştı. Zamanla ilgili olaraksa akşamüstü olduğunu söyledi. Götzl ona eski ifadelerini okudu: Şimşek’in kollarının hafifçe bükülü olduğunu, kafasından, ağzından ve boğazından çok kan geldiğini ve kafasının hafifçe sağa eğili olduğunu söylemişti. H., “eğer öyle yazılıysa…” dedi. Götzl, sol tarafındaki yaralanmalara bakmak için Şimşek’in cep telefonunu aldığını söylemişti. H. çiftle olan konuşması ve polisi araması arasında 10-15 dakika kadar geçtiğini ve o süre içierisinde tezgahın orada durduğunu söyledi. Ama bir şeyler okuduğu için tam zamanı söyleyemiyordu.

Götzl sonrasında André E.’nin onunla ilgili olmayan konularda ana duruşmadan uzak durmasına dair verilen dilekçeyi reddetti.

Ardından Holger G.’nin avukatı Dr. Moldenhauer’in bir önceki gün verdiği ifadeyle ilgili olarak Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 277. Maddesi’nden bir açıklamayı okudu.

Moldenhauer’in açıklamaları inandırıcı ve çelişkisizdi. Şahit G.’nin sağ camiadan ayrılımasının tarihini yanlış verdiyse bu tek başına ifadeye karşı gelmek için bir sebep değildi. Şahit G.’nin ifadelerinin büyük çoğunluğunu doğrulamıştı. İfadeden G.’nin gönüllü ve kapsamlı şekilde ifade verdiği ve yeni soruşturma noktaları sunduğu ve G.’nin başlangıçta tüm gerçeği söylemese de sonra bunları tamamlayıp somutlaştırdığı sonucuna varılıyordu. G.’nin zor geçen sorgusu, zamanlamalar konusunda yaşadığı güçlükler ve müvekkilinin kendini aşma zorunluluğu ifadelerin gönüllü verilmiş olmasına engel değildi. G. silahın , Mundlos ve Zschäpe’ye teslimini kendiliğinden anlatmıştı. Politik eğilimlerle ilgili tartışmalarda soyut militanlık tartışmaları söz konusu olmuştu, somut ve hedefe yönelik eylemler değil. Bu da müvekkilinin ifadesiyle örtüşüyordu. Beş kişiyle dünya kurtulamaz ifadesiyle ilgili olarak bunun silahı teslim ettiği kişilere olan öfkesinin anlamlı bir gösterisi olduğunu söyledi. G.’nin eylemlerden hiç haberi olmaması anlaşılır bir durumdu. Şahit G.’nin eğer üçünün neler yaptığını bilse “ortadan kaybolacağı”na dair ifadesini “gerçeği yansıtıcı” olarak değerlendirdi ve G.’nin olaylarla ilgili ne kadar sarsıldığını anlattı.

Ardından müdahil dava avukatları Kuhn ve Hoffman’ın aynı ifadeyle ilgili Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 257. Maddesi uyarınca yaptığı bir açıklamayı Kuhn okudu. Öncelikle Moldenhauer’in ifadesi söz konusu oldu, G, bir silah taşıdığını bilmediğini söylemiş ama yolculuk sırasında silahtan sorun çıkmadan kurtulmasının imkansız olduğunu düşünmüştü. Moldenhauer bunu çelişki olarak görmüştü. G.’nin bir silah teslim ettiğini bilmediği iddiası kendini korumak içindi.  Silahı teslim ederkenki “beş kişiyle dünya kurtarılmaz” ifadesi bile G.’nin silahın ideolojik suçlar için kullanılmasını olası veya akla yatkın gördüğünü göstermeye yetiyordu. Bu G.’nin destek eylemlerinde üçlü tarafından ideolojik motivasyonlu cinayet suçlarının işlenmiş olabileceğini bildiği ama buna rağmen destek faaliyetlerini bırakmadığını kanıtlıyordu. Moldenhauer bununla ilgili olarak G.’nin soruşturma hakimi tarafından sorguanması sırasında üçlünün yeraltında yaşadığını bilmediğini, gazetede suçlarının zaman aşımına uğradığını okuduğunu söylemişti. Ama 2011 yılında Böhnhardt’a benzediği bir fotoğrafla yeni bir pasaport düzenlemiş ve onu üçlüye vermişti. Bununla G.’nin üçlüye sadece ortadan kaybolmalarından önceki suçlamalarından doalayı yeraltında sürdürdükleri yaşama yardımcı olmak için pasaportunu vermediği ortadaydı. G. bunun yerine üçlünün bu sebepten artık aranmadığını düşünmüştü. Bu da G.’nin bir sahte kimliği gerekli kılan başka olaylar hakkında bilgisi olduğunu gösteriyordu.

14:45’de bugünkü duruşma sona erdi.

Avukat Scharmer anlatıyor:

 “’de 2004 yılında gerçekleşen saldırı ve orada bisikletli iki adamın şüpheli oldukları gerçeği, çeşitli bağlamlarda yine bisikletli veya bisikletçi kıyafetli iki şüpheli adamın göründüğü Ceska cinayetleriyle çok daha önce bağlantılandırılmalıydı. Bu izler zamanında ve kapsamlı şekilde takip edilseydi, cinayetler (…) önlenebilirdi. Soruşturma görevlileri bunun yerine oldukça itinalı ve kapsamlı şekilde eylemcilerin mutlaka kurbanların çevresinden olduğu, özellikle de kendilerinin de göçmen olduğu ön koşuluyla bağlantılı izlerin peşine düştüler. Devlet dairelerinin bu tavrı mevcut soruşturmalarda temel bir problem olan yapısal ırkçılığı belgeliyordu. “