105. Duruşma Tutanağı – Duruşma Tarihi: 10. Nisan 2014

0

Bugün NSU’nun muhtemel destekçilerinden Mandy St.’nin sorgulanması tamamlanmıştır. Müdahil avukatlar tanığı her ne kadar somut gerçekliklerle yüzleştirseler de tanık, ifade verme biçimini değiştirmeyip bu camiadaki rolünü önemsiz göstermeye çalışmış ve militan yapıların tehlikesiz olduğunu savunmuştur.

Tanık:
Mandy St. (NSU’nun muhtemel destekçisi)

Duruşma saat 10:07’de başlar. Bugün Mandy St.’nin sorgulamasına devam edilir. (89. ve 90. sorgulama günlerine bakınız.) St. bugünün tek tanığı olarak mahkemeye çağrılmıştır; yanında danışman avukatı Weißflog ile birlikte gelmiştir. Müdahil avukat von der Behrens, son duruşmada Belçika’daki bir konserde kalındığını söyler. Yanında kimlerin olduğu sorusuna St., o zamanlar birlikte olduğu Enrico Bö.’nün ismini verir. Pek çok kişi ve pek çok arabayla oraya gitmişlerdir. Tanığa Chemnitz plakalı arabaların önünde duran dış görünüşü Nazi-Skin olan bir grubun fotoğrafı gösterilir. Fotoğrafın bir mola yerinde çekildiği bellidir; yerde kar vardır. St., en kenardaki kişinin Bö. olduğunu söyler; St.’nin yan sırasında en arkada duran kişi ise Thomas Starke gibi görünmektedir. Ortadaki iri yarı kişinin önündeki ise Armin Fi. olmalıdır. Müdahil avukat v. d. Behrens, St.’ye kırmızı tişörtlü kişiyi hatırlayıp hatırlamadığını sorar, St. hayır yanıtını verir. V. d. Behrens bu kişinin isminin Thomas Ro. olduğunu söyler. St.: „Bir takma adı var mıdır?“ V. d. Behrens, bu kişinin takma adının „“ olduğunu söyler; St., bu ismi bildiğini, Chemnitz’den biri olması gerektiğini söyler. Fakat resimde gördüğü kişiyi çıkaramamaktadır; ismi de ona bir şey ifade etmemektedir. Belçika’ya sadece konser için gitmişlerdir; sonra da hemen geri dönmüşlerdir. Orada hangi müzik grubunun çaldığını artık söyleyemeyecektir.

Boş zamanlarında André E.’nin kız arkadaşıyla vakit geçirmiş midir sorusuna St., „Aslında pek az.“ yanıtını verir. Birlikte bir konsere gitmiş olduklarını zannetmektedir. Aslında André E. ve kız arkadaşı daha çok yalnız birlikte olmuşlardır. Pek çok kişiyle bir yere gidildiğinde muhakkak onlar da gelmişlerdir. Konserin hangi konser olduğu sorusuna St., „O zamanlar o kadar çok konser vardı ki.“ yanıtını verir. Orada fevkalade bir olay olmuş mudur, sorusuna hayır yanıtını verir. Bir soru üzerine St., E.’nin kız arkadaşının adının Anja olduğunu söyler ve soyadının da Ha. olduğunu doğrular. Avukat v. d. Behrens, o ikisi St.’nin evindeyken St. ve Bu. yanlarında bulunmuş mudur, diye sorar. St.: „Aslında evet.“ V. d. Behrens, o zaman St. boş zamanlarında onlarla birlikte olmuştur. St.: „Eğer durumu böyle görüyorsanız, evet.“ E. ve S. ile dışarıya üç kişi mi yoksa dört kişi mi çıkmışlardır, diye sorulduğunda St., onlarla dışarı yalnız çıktığını hatırlamadığını söyler. Trionun Max’ın dairesinde kaldığı dönemde E. ve S. de orada olmak üzere hepsi birarada bulunmuşlar mıdır, sorusuna St., o ikisinin orada bulunmadığı yanıtını verir. V. d. Behrens bayan Ha.’nın burada verdiği ifadede E. ile trionun dairesinde pek çok kez bulunduğunu belirttiğini söyler. Hakim Götzl v. d. Behrens’in sözünü keser ve yaptığı hatırlatmanın yanlış olduğunu söyler. Bu.’nun dairesinin Südbahnhof’un yakınlarında mı olduğu sorusuna, St. dairenin Limbacher Straße’de olduğunu söyler. Götzl hatırlatmanın yanlış olduğunu belirtir ve saat 10:29’a değin ara verir. Sonra avukat v. d. Behrens, St.’nin E. ve kız arkadaşı ile „Risk“adlı bir oyun oynayıp oynamadıklarını sorar, St, hayır yanıtını verir.

Avukat Lunnebach, St.’nin ifadesinde buluştuğu kadının Beate Zschäpe olup olmadığından emin olmadığını beyan ettiğini söyler ve tanığa bir resim gösterilmesi ricasında bulunur. Fotoğrafta Zschäpe bir adamla birlikte görülmektedir. Lunnebach, bu „civcivin“, bu „hoş kadınının“ onun gördüğü kadın olup olmadığını sorar. St., bu resmin kafasındaki kadına çok benzediğini, fakat şimdi öyle ezberden bu kadının gerçekten o olup olmadığını ifade edemeyeceğini söyler. Avukat Ilius, St.’nin o zamanlar Thorsten Sch.’yi tanıyıp tanımadığını sorar. St., Bö. ile bir ilgisinin olması gerektiğini söyler; ismi daha önceden duymuş olduğunu zannetmektedir. Sch.’nin „88ern“lerden biri olup olmadığı sorusuna St., bu isim başlığında gözünün önünde herhangi bir yüzün canlanmadığını söyler. St., „88er“in düzenli olarak buluştukları yerin Heckert bölgesinde bir birahane olduğunu söyler; çarşambaları birer bira içmek için orada buluşmuşlardır. Artık birahanenin adının ne olduğunu bilmiyordur; fakat nerede olduğuna dair kafasında bir resim vardır. Tekrar sorulması üzerine St. birahanenin adının „Südblick“ olduğunu söyler. André E. de onlara katılmış mıdır sorusuna St., onun hafta içi çalıştığı yanıtını verir. Tekrarlanan bir soru üzerine St., E.’nin de hafta sonları orada olduğundan haberi olmadığını söyler. Ilius, Bu.’nun sorgulamasında, E. ile gittiği birahanelerden birinin adının „Südblick“ olabileceğini, orada Gunnar Fi., Starke, „Dackel“, St. ve Thomas Hi.’nin de bulunduğunu söylediğini hatırlatır. St., orada pek çok kişinin buluştuğunu; fakat André’nin hafta içi orada olmasının ona göre bir manası olmadığını söyler. Kuşkusuz başka birahaneler de vardır; fakat artık onların isimlerini bilemiyordur. „Wohlfahrt“ ismi de ona „gerçekten“ bir şey ifade etmiyordur. Ilius, trio da bu buluşmalarda var mıydı, bilmek ister. St.: „Kesinlike hayır.“ Trio onlarla birlikte hiçbir yere gitmemiştir.

Sonra Ilius, Enrico Ri.’nin sorgulamasından bir hatırlatmada bulunur. Üçlü, kayıplara karıştıktan sonra Chemnitz’deki bu camia içinde gayet normal bir şekilde hareket etmişlerdir; örneğin haftada bir kez yapılan bir buluşmada gayet olağan bir şekilde hazır bulunmuşlardır; bu 1998 yılında olmuştur, Ri. o zamanlar bu kişilerin bulunamamasına çok şaşırmıştır; çünkü üçlü, tanınan kişilerin evlerinde kalmıştır; sonradan ise „White-Power-Mandy“de yani Mandy St.’nin yanında kalmış olduklarını öğrenmiştir. St., üçlünün Chemnitz’de olduklarını bildiği ve onlarla alakasının olduğu bir dönemde, onların dışarıda, camiayla birlikte hareket ettiklerine dair hiçbir şey bilmediğini söyler; böyle bir şey daha sonra yaşanmış olmalıdır. Bizzat kendisinin konserler düzenleyip düzenlemediği sorusuna St, hayır yanıtını verir. bağlantılı, konserler düzenleyen kadınlarla tanışmış mıdır, sorusuna St., B&H‚da kadınların olduğuna dair bir bilgim yok yanıtını verir. Ilius, „Mappe“ takma adıyla anılan Kathrin Dr.’yi sorar. St., „Mappe“nin şişman, sarışın bir kadın olduğunu, fakat onun konserler organize ettiğinden haberi olmadığını söyler. Ilius, André Kapke’nin mahkemede (59. duruşma gününe bakınız), ’de bir konser verildiğini, parayı asla almadığını, orada „gözü dönmüş silah taşıyan iki kadının“ olduğunu, B&H‚da çok sayıda kadının aktif olmadığı, fakat o ikisinin üçlü için bir konser düzenlediğini söylediğini hatırlatır. St., bunlar bana hiçbir şey ifade etmiyor der, ayrıca Heilsberg sözcüğünün da onda bir karşılığı yoktur. Bir soru üzerine St., telefon numarasını Starke’ye mutlaka vermiş olacağını, doğum gününü bilerek söylemiş olmadığını ama sonuçta doğum günlerinin kutlandığını söyler

HNG‚de 1997 yılında başladığını ve 2003 ya da 2004 yılına değin sürdüğünü söyler. St., HNG’nin yıllık genel kurul toplantısına katıldığını doğrular; fakat bu toplantının nerede ve ne zaman yapıldığını söyleyemeyeceğini belirtir. Ilius, BKA’nın St. ile ilgili soruşturmasına ait bir rapordan hareketle şu hatırlamada bulunur: St. tarafından kullanılan bir araba, 2002 yılında HNG’nin yıllık genel kurul toplantısında tespit edilmiştir. St. olabilir der. Ilius, St.’nin eski mektup arkadaşı Lorenz ile hâlâ diyaloğu var mıdır, diye sorar. St. şu sıralar hiç diyaloğumuz yok der. Son olarak 2013 yılında görüşmüşlerdir; sonra ise diyalogları kopmuştur. St. bunun belirli bir nedeni olduğunu kabul etmez. Ilius, Thomas Gerlach’ın tahliye olduktan sonra St.’yi ziyaret ettiğini söyler ve bunun ne zaman olduğunu bilmek ister. St. 2004 yılında olduğunu zannettiğini söyler. Ilius, St.’ye hali hazırda onunla diyaloğu var mıdır, diye sorar. St.: „Hayır, hiçbir şekilde yok.“ Avukat Pınar’ın sorusu üzerine St., HNG buluşmasına kiminle gittiğini artık bilemedğini söyler. Sorunun tekrarlanması üzerine St., yalnız olmadığını; çünkü böyle bir güzergahta tek başına araba kullanmayacağını söyler. Konser salonu tamamen dolmuştur; salonun oldukça büyük olduğunu düşünmüşlerdir. Acaba 200 kişi var mıydı sorusuna St., „yaklaşık olarak“ yanıtını verir. Pınar: „Oradakilerin kaçını tanıyordunuz?“ St.: „Yani, tanıdığım çok kişi yoktu.“ Orada kaç kişiyi tanıdığını tespit edebilmesi mümkün değildir.“ Pınar, Thomas Gerlach’ın da orada olması ihtimali var mıdır, diye sorar. St.: „HNG buluşmasında mı? „Hayır.“ Bu zaman sürecinde Gerlach’ın HNG‚de etkin bir rolü var mıydı sorusuna St., HNG’nin dergisinde onun bir yazısını okuduğunu, fakat onun oranın bir üyesi olup olmadığına dair bir şey söyleyemeyeceğini belirtir. Pınar, Thüringen’den üye olan başka kim vardı, diye sorar. St.: „Kimlerin üye olduğunu nereden bileyim?.“ Toplantının açılışını kimin yaptığı sorulduğunda St., Ursula Müller olsa gerek, der. Başkan odur. Orada Kuzey Almanlar da var mıydı, bilmiyordur.

Pınar, Christian Worch’u [Neonazi Kadrosu’ndan] sorar. St., bu kişinin gösterilerde NPD’nin sözcüsü olduğunu söyler. St.’ye bunlar kendisinin de katıldığı gösteriler midir, diye sorulduğunda tanık, orada olmasaydım onu göremezdim ya, yanıtını verir. Pınar, St.’nin bir 1 Mayıs gösterisinden söz ettiğini söyler. St., o gösteride konuşmacının Worch olduğunu sandığını söyler. Pınar, az önce St.’nin pek çok gösteriden söz ettiğini söyler. St. karşılık olarak şu an için aklına başka bir gösterinin gelmediğini söyler. O zaman neden pek çok gösteriden söz ettiği sorulduğunda St.bir kısmının medyada da yer aldığını söyler. Leipzig’deki gösterinin ne zaman olduğunu da hatırlayamıyordur. Pınar, söz konusu 1 Mayıs gösterisinin Leipzig’de ve 1998 yılında yapıldığını hatırlatır. St. olabilir, der. Pınar, St.’nin daha öncesinde başkana ilk kez 1999 yılında siyasallaştığını söylediğini belirtir. St.: „Çünkü tam olarak ne zaman olduğunu bilememiştim.“ Leipzig’e kimlerle gitmiş olduğunu da artık bilmiyordur. Pınar, bu gösterinin, konuşmacılar da dahil olmak üzere St.’nin hatırladığı tek gösteri olduğunu ve St.’ye basbayağı inanmadığını söyler. St.: „Bilmiyorum.“ Pınar, St.’nin gösteriye nasıl gittiğini sorar. St.: „Trenle ya da arabayla.“ Pınar: „Ya da bisikletle.“ St.: „O zaman iki kişi olurduk.“ Oraya ya arabayla ya da trenle gitmiştir. Kaç kişinin onunla gittiği sorusuna Zschäpe’nin savunma avukatı Stahl itiraz eder; bu sorunun adliyenin araştırma görevini „sınırsızca“ aştığını söyler. Pınar, tanık daha somut yanıtlar verseydi, daha kolay olacaktı, der. St., „88ern“ gurubuna dahil olan Chemnitz’lilerle gittiğini sandığını söyler; fakat kesin olarak bir şey söyleyemeyecektir. Pınar, St.’ye Leipzig’de diğer kentlerden, özellikle de Hamburg’dan gelen insanlar var mıydı, biliyor mu, diye sorar. Avukat Stahl itiraz eder. Pınar, Hamburg’dan gelen birinin öldürüldüğünü ve gösterinin 1998 yılında olduğunu söyler. Götzl, söz konusu senenin her şeyle ilişkilendirilemeyeceğini söyler.

Pınar, St.’ye Thomas Gerlach ile olan ilişkisini sorar. St., Gerlach hapisteyken ona mektup yazdığını söyler; bir dönem kısa süreliğine ilişkileri olmuştur. Pınar: „Ve siz onun HNG’nin üyesi olup olmadığını bilmiyorsunuz?“ St. hayır yanıtını verir; üye olmadan da Ursula Müller’e yazılabileceğini ve bunun basılabileceğini söyler. Pınar, kimin kime yazacağı nasıl paylaştırılmıştır diye sorar, ya da acaba yanlış mı anlamıştır? Wohlleben’in savunma avukatı Klemke tanık dışarıdayken soruya telkin edici bir soru olduğu gerekçesiyle itiraz eder. Tanık salona geri döndükten sonra Pınar, biri „ulusal bir mahkuma“ mektuplar yazmaya karar verdiğinde bu süreç nasıl işler diye sorar. St. bunu daha önce de anlattığını söyler; Starke çarşambaları birahanededir, bir anahtarı vardır. HNG’nin dergisinde insanlarla temasa geçmek isteyen mahkumların bir listesi vardır. St., bir soru üzerine üye olan kişilerin hepsinin bu dergiyi edinebildiğini söyler ve üye olmayan herkesin yazabileceğini doğrular; fakat üye olmayanların bu dergiyi satın alıp alamadıklarını bilmediğini söyler. Pınar, St.’ye HNG‚de Christian Worch’u görmüş ya da onunla tanışmış olabilir mi, diye sorar. St.: „Onun da orada olduğunu bilmiyordum.“ Pınar, St.’nin orada 2004 yılına değin aktif olduğunu söyler. St.,“aktif“ sözcüğünün onun için mektup yazmak ve bir keresinde de genel kurul toplantısına katılmış olmak anlamına geldiğini söyler.

Avukat Kuhn, „Saksonya Aksiyon Cephesi“nin nasıl oluştuğunu ve St.’nin hangi rolü üstlendiğini sorar. St., aslında bu oluşum gerçekleşmedi, der. „Frank Aksiyon Cephesi“ nin (FAF) kurulduğunu, kendisinin de Christian Wi. ile „Saksonya Aksiyon Cephesi“ kurulabileceği üzerine sohbet ettiklerini söyler St. Bir afiş alıp üzerine „Saksonya Aksiyon Cephesi“ yazısını yapıştırmıştır tek aksiyonu da bu olmuştur: „Aslında öyle bir cephe hiç kurulmadı.“ Kuhn, iki organizasyon arasında bir bağ kurmak düşünülmüş müydü, diye sorar. St.: „Aslında evet, düşünülmüştü.“ „Saksonya Aksiyon Cephesi“ndeki rolüne ilişkin St., fikrin kendisinden çıktığını söyler. Kuhn: „Ve bunun dışında başka bir aksiyon olmadı mı?“ St.: „Evet.“ NPD’ye üye olmak için başvurduğu iddiasını reddeder. Kuhn, St.’ye onun NPD’nin Erzgebirge’deki bölgesel federasyona dahil olduğu ve bir muhbir olduğuna dair dedikodulardan haberi var mıdır, diye sorar. St. hayır yanıtını verir. Erzgebirge’deki NPD federasyonuyla bir ilgisi var mıdır, sorusuna St., orada Oberwiesenthal’dan biriyle tanışmış olduğunu söyler. NPD’nin Erzgebirge’deki toplantılarına katılmamıştır.

Kuhn, St.’nin son duruşmadada Thomas Gerlach’ı politik anlamda çok uç bulduğunu söylediğini belirtir. St., böyle bir beyanda bulunmadığını, Gerlach’ın onun için zamanının bulunmadığını, sürekli kimi organizasyonlar yaptığını ve yollarda olduğunu söylediğini açıklar. Kuhn, St.’nin poliste verdiği ifadede, Orta ’nın tamamında küçük “hücreler” kurarak her yerde kendi insanlarının olmasını sağlamanın mevzu bahis olduğunu söylediğini belirtir; böylece bir aksiyon başladığında iyi konuşabilen, insanları iyi eğitebilecek, kendi başına iş yapabilecek insanlara her yerde sahip olmak amaçlanmıştır. Kuhn, Thomas Gerlach’ın hangi hareketlere katıldığı sorulduğunda St.’nin bu yanıtı verdiğini söyler. St., Gerlach‘ onun gerçekten de her yerde bulunması gerekip gerekmediğine dair uyarıda bulunduğunu söyler. Bunun üzerine Gerlach da her yerde hücreler oluşturulmalı ki örneğin „afiş yapıştırma gibi“ bir aksiyonda Orta Almanya’nın her yerinden konuşabilecek insanlarımız olsun demiştir. Kuhn, Gerlach’ın hücrelerin birbirlerine destek çıkarak bir federasyon başlığı altında toplanmalarına ilişkin bir şey söyleyip söylemediğini sorar. St., hepsinin birbirine destek çıkması gerektiğini, yoksa bunun bir manasının olmayacağını düşündüğünü söyler. „Aksiyon“ ile neyin kastedildiği sorusuna St., „protesto aksiyonları, afiş yapıştırma aksiyonları, eğitim aksiyonları“ olduğunu söyler. Kuhn, Gerlach mı böyle söylemiştir yoksa bu St.’nin yorumu mudur, bilmek ister. St., Gerlach’ın ona somut olarak hiçbir şey söylemediğini belirtir. 2005 yılında ya da başka bir zaman „Fest der Völker“e [Hakların Kutlaması bir sağcı rock festivalidir] katılmış mıdır, diye sorulduğunda St., bu festivale katılmış olabileceğini, 2004 ya da 2005 yılında, bir kez orada olduğunu söyler. Kuhn, St.’nin Tobias Gi. adlı birini HNG üyesi olarak tanıyıp tanımadığını sorar. Kuhn, St.’ye kayıplara karışan üçlünün cep telefonu kullandıklarını ya da cep telefonları olduğunu görmüş müdür, diye sorar. St. hayır yanıtını verir. Kuhn, „Maggi“ takma ismini sorar. St. bu kişinin Johanngeorgenstadt’tan olduğunu söyler; adı da Dirk Ma.’dır. [fonetik yazılış]

Avukat Hoffmann, burada her zaman güzel bir şekilde söylendiği gibi birkaç tamamlayıcı sorusu olduğunu belirtir. Hoffmann, „Landser“de yayınlanmış metni sorar ve St.’nin bu metnin derginin hangi sayısında yayınlandığını ve nasıl dağıtıldığını bilip bilmediğini sorar. St. hayır yanıtını verir. Derginin çok sayıda basılmış olduğu gibi bir bilgiye sahip olduğunu da reddeder. Hoffmann, dergiyi kimin çıkardığını sorar. St., ’in aracılığıyla çıkarıldığı tahmininden yola çıktığını söyler. Neden böyle bir tahminde bulunduğu sorulduğunda St. ilanların ve afişlerin tümünde sorumlu kişi olarak bu ismin yer aldığı yanıtını verir. Hoffmann, St.’nin „Landser“ için yazı yazma fikrinin aklına nereden geldiğini bilmek ister. St., yazıyı öylesine yazdığını ve Wi.’nin eline tutuşturduğunu söyler: „Aksi durumda HNG‚ye gönderecektim, onlarda muhtemelen yazımı basarlardı.“ İnsanların feci biçimde kavgaya tutuşmuş olmalarının onu „tiksindirdiğini“ söyler. Tekrar sorulması üzerine St., daha öncede kişilerin arasında tartışmaların ve kavgaların yaşandığını söyler; fakat bu kavgalar öyle büyük çaplı olmamıştır. Sadece Nürnberg’de değil her yerde böyle şeyler olmuştur. „Landser“ dergisinin sadece Nürnberg’de değil başka yerlerde de dağıtıldığı bilgisinden mi hareket etmiştir, sorusuna St.: „Hiçbir şeyden hareket etmedim.“ der. Yazıyı sadece onun eline sıkıştırmış ve „hallet“ demiştir. Hoffmann metinden bir alıntı yapar: „Milliyetçi direniş, herhangi bir yön dahilinde egemen sisteme tahsis edilemez; bilakis onun karşı cephesinde yer alır ve saf kandan oluşan milletimizi kapsar.“ St., NPD’nin bir bilgilendirme kitapçığından kopye ettiğini söyler. Hoffmann, bu cümlelerle St.’nin neyi ifade etmek istediğini sorar. St., cümleler uygun düşüyordu yanıtını verir; ayrıca bu cümlelerin onun cümleleri olmaması gerekir, sonuçta bunu kendisi yazmamıştır. Hoffmann, şimdi söylediklerinizin hangisi doğru diye sorar. St., kavganın ele alındığı kısımların kesinlikle ona ait olduğundan Hoffmann’nın yola çıkabileceğini söyler. Metin mutlaka on kez değiştirilmiştir. Hoffmann, St. içinde „saf kan“ geçen cümleyi kopye mi etmiştir yoksa o da bir tahmin midir, bilmek ister, St., mektubu yazmaya başladığını, sonra bu mektubun Richard [Lorenz] tarafından değiştirildiğini söyler; daha sonra metinde kendisi ve Nürnberg’liler tarafından tekrar değişiklikler yapılmıştır ve ardından bir avukat metni gözden geçirmiştir. Öyleyse metnin altında ismi bulunan kişilerin muhtemelen tanınma istediği burada söz konusu diye karşılık verir Hoffmann. St., bunu böyle görmediğini söyler. Öyleyse neden pek çok kez metinde değişikliklere gidilmiştir sorusuna St., insanlar hakkında „kötü“ şeyler yazmış olduğunu da söyler. Hoffmann: „Nürnberg’de mi?“ St.: „Almanya’da.“

Hoffmann, St.’nin bu camianın Almanya içindeki temel kavgalarına, tartışmalarına dair genel bir izlenimi var mıydı, diye sorar. St., sadece haberdar olduğum kadarıyla der. Ne gibi kavgalar yaşandığı sorusuna St., biri bir diğerinin VS adına çalıştığından şüphelenmekteydi der. Bu Nürnberg’de ve Chemnitz’de yaşanmıştır. Kimden şüphelenildiği sorusuna St., Starke’den yanıtını verir. Hoffmann: „2001 yılından önce de mi?“ St.: „Bunu artık tam olarak bilemiyorum.“ Bu olay 2001 yılından önce mi olmuştur, bilemiyordur; fakat her koşulda St. Chemnitz’deyken, Starke’nin polise ifade verdiği dönemde bu türden şüpheler oluşmuştur. Üçlü de o dönemde Chemnitz’de miydi sorusuna hayır, yanıtını verir. O daha sonraydı der St.. Hoffmann, çok daha sonra mıydı, diye sorar: „Biraz biraz hatırlamaya başladınız.“ St., sanırım, der, o dönem Nürnberger’lilerle bir işim yoktu. Ayrıca bunun taşınmasından kısa bir süre önce olduğunu da söyler. „Biri bir diğerine“ konser haberini yaymıştır; ayrıca Starke’nin poliste verdiği ifadede söyledikleri de kağıt parçalarına yazılıp elden ele dolaştırılmıştır. „Landser“in [Müzik grubu] CD’leri söz konusudur. Nürnberg’deyken Wi. ile Fischer’in arasının gergin olduğundan haberi vardır. Hoffmann, diğer kentlerdeki tartışmaları, kavgaları sorar. St., B&H ve „Hammerskins“in saç saça baş başa birbilerine girdiklerini söyler. Bu kavgada para mevzu bahis olmuştur; konserde elde ettikleri paralar. B&H grubundakilerin bu parayla „çok zengin“ olabilecekleri konuşulmuştur. Bunu Chemnitz’deyken duymuştur. Starke de bu meseleye dahil miydi, buna ilişkin bir şey söyleyemeyecektir. Hoffmann, sağcıların birarada hareket etmeye çağrılmalarının nedeni bu muydu, diye sorar. St., Richard’a kimi şikayetlerde bulunmuştur; Richard da ona yakınacağına bir şeyler yap demiştir. Hoffmann, St.’nin muhtemelen VS muhbirlerine bir çağrı da bulunmak istemeyeceğini söyler ve St.’ye neye ulaşmak istediğini sorar. St., insan bir şeyleri harekete geçirmek istiyorsa birbirlerini karşılıklı karalamanın bir manası olmadığını söyler. Daha sonra yazdığı metin dolayısıyla onunla konuşmak isteyen olmuş mudur, sorusuna St., yanıt olarak pek çoğunun metni onun yazdığından haberi olmadığını söyler. Hoffmann fakat metinde „Mandy S., Chemnitz“ diye yazılı olduğunu söyler. St., metinle ilgili danışan pek kimse olmadı der. Hoffmann, St.’nin bu camiada önemli bir yeri var mıdır ya da metnin altında ismi neden geçmektedir diye sorar. St., böyle bir ricada bulunmadığını söyler. Hoffmann, kişisel olarak tanınmış olmanın özellikli bir inandırıcılık sağlama konusunda yardımcı olup olmadığını bilmek ister. St., diğer yazıların altında da hep bir ismin bulunduğunu söyler. St.’ye „Landser“de de böyle olduğunu hatırlayıp hatırlamadığı sorulur. St. genel anlamda gazetelerde bir ismin ya da kısaltmanın yer aldığından söz ettiğini söyler.

Avukat Behnke, St.’nin bu camiayla olan ilişkisini nasıl sonlandırdığını bilmek ister. St. zamanla böyle oldu der; başka ilgi alanları geliştirmiş, başka başka insanlar tanımıştır. Ayrılmak istediğine dair bir açıklama yapması gerekmiş midir sorusuna St., „Bir daha oraya gitmiyorsunuz.“ yanıtını verir. Bir soru üzerine St. bu konuda kendisiyle herhangi bir konuşma yapılmadığını, kendisinin Nürnberg’den Johanngeorgenstadt’a taşınmak gibi büyük bir fırsata sahip olduğunu söyler. Behnke, St.’ye herhangi bir baskı uygulanmış mıdır, diye sorar. St. hayır yanıtını verir ve Behnke’nin neyi kastettiğini anlamadığını söyler. Behnke, bu camiadan ayrılmak istemesiyle ilgili olarak tehdit edilip edilmediğinin söz konusu olduğunu söyler. St. hayır yanıtını verir. St., Behnke’nin neye varmak istediğini bilmediğini söyler. Behnke, biri arayıp ona neden artık gelmiyorsun diye sormuş mudur, der. St.: „Şu an bilmiyorum.“ Behnke, St.’ye acaba bilmiyor mudur yoksa öyle değil midir, diye sorar. St. bu konuda bir şey hatırlamadığını söyler. Saat 11:43’e kadar ara verilir.

Sonra avukat Lunnebach, St.’ye „Landser“deki yazıyı bir avukatın gözden geçirmesi fikrinin kime ait olduğunu sorar. St. bunu bilmediğini söyler; ayrıca avukatın kim olduğunu da bilmiyordur. Yazıyı bir daha görmüş müdür sorusuna St., derginin Nürnberg’de olduğunu ve orada kaldığını söyler. Lunnebach, az önce yapılan alıntının yazının ilk halinde yer alıp almadığını sorar; St. evet yanıtını verir. Lunnebach: „Ve siz muhtelemelen kopya ettiniz?“ St., NPD’den pek çok şey kopya ettiğini söyler; çünkü onlar sözcükleri kullanmasını iyi bilmektedir; onun ise böyle bir kabiliyeti yoktur. Lunnebach, St.’nin bu cümleyi kopyalayıp kopyalamadığını sorar. St.: „Evet, çünkü benim sözcük seçimim bu değil.“ Lunnebach, St.’nin bu cümleyi neden seçtiğini bilmek ister. St., bir şekilde uyuyordu, der. Götzl, St.’nin avukat Hoffmann’ın sorusunda olduğu gibi yine cevap vermekten kaçındığını söyler. Lunnebach, St. bu cümleyi kopyalamış mıdır ya da kendi mi yazmıştır, bundan bağımsız olarak bu cümleyle neyi kastettiğini sorar St.’ye. St., Lunnebach ‚ın „saf kan „kısmını mı yoksa cümlenin tamamını mı kasettiğini ayrıca sorduğunu söyler. Lunnebach, cümlenin tamamında iyi olan nedir, diye sorar. „Bizim“ egemen olan sistemin karşı cephesinde yer almamız yanıtını verir St. Sorulması üzerine „biz“ ile kastedilenin „milliyetçi direniş“ olduğunu söyler. Bir soru üzerine St., „saf kan“nın yer aldığı cümlenin yarısının ona ait olmadığını söyler. Lunnebach bununla kastedilen nedir, diye sorar. St.: „Tabii ki bilmiyorum.“ Lunnebach: „Bu cümleyi kopyalıyor ama bununla kastedilenin ne oldunu bilmiyorsunuz, öyle mi?“ St., bu cümle sonradan eklendi, der.

Lunnebach, Götzl’e yönelir ve „kısmen kendisinin de farkettiği gibi“ acaba St.ye gerçeği söylemekle yükümlü olduğu bir kez daha hatırlatılmalı mıdır, der. Götzl kızar, Lunnebach, sadece tanığın birbirine uymayan iki farklı şeyden söz ettiğini söyler. St. sadece yazdığı şey hakkında konuşabileceğini ki kendisinin „milliyetçi direniş“ olan kısmı yazdığını söyler ve „Şimdi aynı şeyi dönüp dolaşıp tartışmaya gerek yok“ der. Cümledeki „saf kan“ ifadesini o yazmamıştır. Götzl, öyleyse bir kez daha sorayım, der. Lunnebach: „Memnuniyetle.“ Götzl’ün sorusu üzerine St., cümlenin ikinci kısmını Richard Lorenz’in yazdığını söyler. St. onun ismi de bu yazının altında yer aldığı için buna kızmıştır; „Kulağa sanki ben ari bir ırk istiyormuşum gibi geliyor“ der. Yazıyla böyle bir mesaj vermeyi amaçlamamıştır. Götzl, St.’ye bu yüzden mi Lorenz’le diyaloğa geçmiştir, diye sorar. St. onu hapishanede ziyaret etmiş olduğunu söyler. Lorez ona cümlenin uygun düştüğünü söylemiştir. Neden öyleyse yine de isminin yazının altında yer almasına izin vermiştir diye sorulduğunda St., bunu bir şekilde kabullendiğini ve bunun arkasında durduğunu söyler. Götzl: „benim izlenimim bu değil ama.“ Şu an oluşan gerginliğe soruları ilkin doğru yanıtlamayarak St. sebebiyet vermiştir.

Avukat Lunnebach, „White-Power-Mandy“ deyişinin ne olduğunu sorar. St., savaş uçağı pilotu benzeri ceketinin üzerinde küçük, beyaz bir yumruk işareti olduğunu, lakabını oradan aldığını söyler. Bu deyişin içeriğinin ne olduğu sorulduğunda St., „Evet, White Power, beyaz güç“ der. Lunnebach, St.’nin kendini bu deyişle özdeşleştirip özdeşleştirmediğini sorar. St.: „Bu ceketimdeki bir işaretti.“ Lunnebach: „Siz kendinizi White-Power sembolüyle özdeşleştirdiğiniz için mi?“ Evet, der St. Avukat v. d. Behrens, 2005 yılında St.’nin arabasının plakasının ne olduğunu sorar. St. „ASZ – BH 88.“ Bunun açılımının ne olduğu sorulduğunda St. şöyle der: „Bike-Halterin Honda Hornet“ [fonetik yazılış.]Bunu bilerek seçtiğini kabul etmez. Ne zamandan beri plakasının bu olduğunu bilmiyordur. Bir soru üzerine St., Oberwiesenthal’da tanıştığı kişinin adının aklına gelmediğini söyler. O kişinin NPD için çalıştığını bilmektedir; fakat NPD’de somut, belirli bir işlevi var mıdır, bilmiyordur. Hususi bir mesele nedeniyle onun evine gitmiştir. Orada başka insanların da olup olmadığını doğaçtan söyleyemeyecektir. V. d. Behrens, St. Cottbus’da katıldığı koordinasyon buluşması hakkında bu kişiyle konuşmuş mudur, bilmek ister. Evet, der St. Her yerde adamlarının olması için düşünülen hücre oluşturma benzeri bir şeydir. St. 2004 yılında Thomas Gerlach’la birlikte oradadır; fakat orası Cottbus muydu, hiçbir şekilde bilmiyordur. Sadece bir buluşmada onların yanında olduğunu düşünmektedir. Bir gösterinin planlanması söz konusudur. V. d. Behrens, St.’nin bulunduğu yer de bir hücre miydi, diye sorar. St. bunu bir hücre olarak tasvir edebilir miyiz, bilmiyorum, der. Orada çeşitli kentlerden gelen ve çok iyi konuşabilen kişiler olmuştur: „Fakat bu bir hücre olarak görülebilir mi?“ Sekiz on arası kişi bulunmuştur orada, Gerlach dışında Stefan adında Schkeuditz’den biri vardır; „şu Kapke“nin de orada olması muhtemeledir. Diğer kişiler de dikkat etmelidir. Bir soru üzerine St. Potsdam’dan birilerinin orada olup olmadığını söyleyemeyeceğini söyler. Maik E. orada bulunmamıştır.
Bir soru üzerine St. son kez sağcı bir konsere Thomas Gerlach ile birlikte gittiğini, bunun 2005 yılında olabileceğini söyler. V. d. Behrens, dosyadan St.’nin 28.05.2005’de sağcı şarkılar akşamına katıldığı, fakat mekanın not düşülmediği hatırlatmasında bulunur. Buna ilişkin bir şey söylemeyeceğini belirtir St. Ardından v. d. Behrens 23.07.2005 senesinde Annaberg-Bucholz’da yapılan sağcı şarkılar akşamını söyler. Bu olabilir der St., orada kimin çaldığını öyle ezberden bilemeyecektir. St. Annaberg’de küçük bir lokantada bulunmuştur; orada Nürnberg’de belediye başkanlığına adaylığını koyan ki kesin NPD için koymuştur adaylığını yaşlı bir adam konuşma yapmıştır; şu an ismini hatırlayamamaktdır. Sonra ise müzik çalınmıştır. V. d. Behrens, St.’nin 2005 senesinde bir çelenk koyma törenine katılıp katılmadığını sorar. St., Thomas Gerlach ile yola koyulduysam bu kişinin Halbe olması gerekir der. Bir soru üzerine St. bunun 17.06.2005 tarihinde olabileceğini, bir fikri olmadığını söyler. Bu onun için politik bir etkinlik midir diye sorulduğunda St., „Bir şarkı akşamı politik bir etkinlik midir?“ diye sorar. Orada NPD’den birinin konuştuğunun bariz olduğuna işaret edilince St. bunu bir etkinlik olarak değil hoşsohbet bir birkiltelik olarak nitelendirdiğini söyler. Bir soru üzerine St. çelenk koyma töreninin bir etkinlik olduğunu söyler.

Ne kadar süre HNG üyesi olduğu sorulduğunda St., „son dönemine değin“ yanıtını verir. HNG nasılsa bir zaman sonra [Eylül 2011] yasaklanmıştır; fakat bu sürece yetişememiştir. Avukat Matt, bomba yapım klavuzunu sorar ve St.’nin bir bomba yapım klavuzu söz konusu olduğunu nereden bildiğini öğrenmek ister. St. sözcük seçiminin yapıldığı yanıtını verir; Wi. bu metni internetten almıştır; bunların basıldığı aklındadır; fakat üzerinde neler olduğunu tam olarak bilmiyordur, hatırladığı kadarıyla sadece metin vardır. Avukat Hoffmann, St.’nin birkaç dakika önce „BH-88“ olan araba plakasıyla sağcı camiada kullanılan B&H kısaltması ve „Heil Hitler“ arasında bir bağlantı kurmadığına, aksine bunun sadece uydurma bir kısaltma olduğuna dair söylediklerini doğru anlamış mıdır diye sorar. Burada söz konusu olan St.’nin ifade vermeyi ne kadar ciddiye aldığıdır, der. St., benim gerçekten de „Honda Hornet“ marka bir motorsikletim var, der. Zschäpe’nin savunma avukatı Stahl, St.’nin mutfak masasında gördüğü zarları sorar; acaba birisi ona oyun hakkında açıklamalar yapmış mıdır? St. bunu sonradan suçla mücadele birimi polisinde öğrendiğini söyler. O zaman ona bu camiada satılmak üzere bir oyun üzerinde çalışılmış olduğu açıklaması yapılmıştır. Masada küçük zarlar ve tahta parçacıkları vardır ve aklında kaldığı kadarıyla „burada ne yapıyorsunuz“ diye sormuştur. Bu işi üstlenen kimdi söyleyebilir mi sorusuna St. hayır yanıtını verir. Ayrıca oyunu yapmaya çalıştıkları ve camiada satacaklarına dair ifadeyi de kimseye mal edemeyeceğini söyler.

Sonra hakim Götzl tekrar sorar. St. ile Ha.’nın E. ile birlikte olduğu dönemde diyaloğu olduğunu söyler; ta ki ikisi onda buluşmak zorunda kalmayasıya değin bu diyalog sürmüştür. Ha. saçlarını kestirmek için kuaför salonuna gelmiştir; ardından onun annesi de. Sonraları ise diyalogları bayağı bir kopmuştur. St., E. ile Ha.’nın 1998 yılında altı ay kadar onun evinde buluştuklarını söyler. Ha. ile üçlü hakkında konuşmuş olduğunu kabul etmez. Bu konuda ikisine herhangi bir şey söylediğine dair bir şey hatırlamamaktadır. Götzl, St.’nin saklanan başka insanlara da yardım edip etmediğini yoksa bu olayın sadece bir defaya mı mahsus olduğunu sorar. St.insan sürekli böyle bir şeyle karşılaşmaz, bir kerelik bir şeydi bu, der. Götzl, St.’nin son olarak ne zaman Anja S. ile yani şimdi adı Ha. olan kişiyle görüştüğünü sorar. St., sanırım 1999 yılıydı, der. Götzl, Anja S.’nin ifadesinde E. ile birlikte St. de yanlarındayken üçlü ile birlikte olduklarını belirttiğini söyler. St., hatırladığı kadarıyla, üçlünün Bu.’nun dairesinde kaldığı dönemde E. ve Anja’nın bundan haberi olmadığını söyler. Götzl, Anja S.’nin onların hep birlikte bu daireye ziyarete gittiğine dair bir ifadesi olduğunu söyler. St., bundan haberi olmadığını söyler. Götzl, S.’nin bu dairede saç boyaları hakkında konuşulduğunu söylediğini belirtir. St., Anja’nın orada olduğunu bilmediğini söyler. Zschäpe’nin saçlarını kesmiş midir, sorusu üzerine St. daha önce polisin sorgulamasında böyle söylediğini ancak şimdi onun saçlarını sarıya boyadığını düşündüğünü söyler. Götzl, St.’ye, üçlüyü Bu.’nun dairesi dışında başka bir yerde ziyaret etmiş midir, diye sorar. St.: „Kesinlikle hayır.“ Tekrar sorulması üzerine St. Bu.’nun evinin Limbacher Straße’de olduğunu söyler. Bundan emindir; çünkü aynı zamanda Limbacher Straße’de çalışmıştır. Südbahnhof bölgesinde bir dairede üçlüyü ziyaret etmiş midir sorusuna hayır yanıtını verir St. Sadece Chemnitz’deki daireyi biliyordur; Altchemnitzer Straße ona bir şey ifade etmemektedir.

Sonra Götzl, St.’nin „88ern“den ne anladığını sorar. Savaş uçağı pilotu ceketine benzer ceketlerinin üzerinde bu sayı yer aldığı için adı bu olan bir birlik olduğunu söyler. Götzl, ortak amaçları, düşünceleri var mıydı, diye sorar. St.: „Hayır.“ Götzl, St.’nin „hayır“ dediğini, fakat bu yanıtın kendisine pek bir şey ifade etmediğini söyler. St., öyle çok politik bir tavırlarının olmadığını söyler. Çarşamba buluşmalarında da liderleri önde durup şimdi şunu ve şunu yapmamız gerekiyor gibi şeyler söylememiştir. İnsanlar birarada oturup bira içmişlerdir. Politik amaçların izlenmesi gerektiğine dair bir şey hatırlayamamaktadır: „Ceketler fikrini biri öne attı; böylece diğerleri de bizim birlikte olduğumuzu görecekti.“ Götzl, „Ya giysiler, dış görünüş?“ diye sorar. St., neredeyse sağcı camiadaki herkesin savaş uçağı pilotu benzeri ceketleri vardı, der; o zamanlar öyleydi işte. Götzl „88“i sorar; bunun üzerine, St. bu sayıdan „Chemnitz“i anladığını söyler; böylece herkes bu birliğin Chemnitz kökenli olduğunu görmüştür. Herhangi bir organizasyon, bir yapı ya da tüzük var mıydı sorusuna St., „Bildiğim kadarıyla hayır“ der. St. konserlere gidilmişti, der. Götzl: „Yazılar yazılmış mıydı?“ St.: „Bu konuda bir bilgim yok.“ Bu gruptan kimleri sayabileceği sorusuna St.’nin yanıtını Starke ve Bö.’nün isimleri olur ve sonra St.“Aman Tanrım, o kadar çok kişi vardı ki“ der. Tekrar sorulması üzerine St. kesin „20 erkek“ vardı, der. Bizzat kendi de onlara dahildir; ayrıca La.’nın da olduğunu sanmaktadır. Başka kimler bu ceketten edinmiştir, hatırlayamamaktadır.

Götzl, St.’ye B&H‚dan ne anladığı, B&H’nın amaçlarının ne olduğu ve arkasında kimlerin olduğu gibi sorular sorar. St. ise sadece onların konserler düzenlendiğinden haberdar olduğunu söyler. Tişörtlerinin üzerinde B&H yazan bir yığın insan olduğunu söyler. St. aynı düşüncede olan insanların biraraya geldiği bir topluluk olduklarını düşünmüştür. Konuya doğru düzgün vakıf olmadığı düşüncesindedir; bildiklerini anlatmaya kalksa burada kendini gülünç bir duruma düşüreceğini zannetmektedir. Götzl üsteler ve St., B&H’nın adamları ile „Hammerskins“ arasında para meselesi yüzünden kavga çıktığını söyler. Götzl, „Hammerskins“leri sorar; St.’nin yazısında camia içindeki kavga ele alınmıştır. St. NPD ile „Cumhuriyetçiler“in arasında da kavgalar yaşandığını söyler; onlarda dayanışma gösterememişlerdir: „Hepsi aynı şeyi istiyorlarsa neden birbirlerine karşı çalışıyorlar diye kendime sordum.“ Götzl, St.’yi harekete geçiren bir çıkış noktasının söz konusu olduğunu bu nedenle de tek tek gruplar bağlamında sorular sorduğunu söyler. St.: „Böylesine derinlemesine bir bakış açım yok.“ Götzl burada St.’nin bildiklerinin söz konusu olduğunu söyler. St.: „Bir fikrim yok.“ Hangi bilgilere sahip olduğunun tekrar sorulması üzerine St., B&H’nın konserler düzenlediğinden haberi olduğunu söyler. Götzl: „Başka bir şey?“ St.: „Hayır.“

Götzl, St.’ye „Weg vorwärts“ ya da „Field Manual“ gibi yazıları bilip bilmediğini sorar. St.: „Bana bir şey ifade etmiyor.“ Götzl, „Laserman“ hakkında tartışılıp tartışılmadığını sorar. St.: „Ne?“ Götzl sorusunu tekrarlar ve St. hayır, der. „Hammerskins“lerin sorulması üzerine St., çok sonraları Thomas Gerlach aracılığıyla bu camia hakkında bilgi edinmiştir ki onu bu konuda konuşturabilmek zor olmuştur; kendisinin ise bu kişilere ilişkin kişisel bir fikri yoktur. Orada o kadar da çok kişi yoktur; Thüringen ve Sachsen’dakileri biraraya toplamışlardır; Chapter’da yedi kişi vardır, kadınlar alınmamıştır ve bu oluşum sınırları aşmaktadır; ta Portekiz’e değin „Hammerskin“ buluşmaları düzenlenmektedir.

Götzl, bu yazıyı kaleme alma fikri ondan mı yoksa başklarından mı çıkmıştır, diye sorar. St., bu karşılıklı „düşmanlıkların“ onu öfkelendirdiğini söyler; Starke vakasının buna sebebiyet vermiş olabileceğini söyler. Starke’nin yaptığı şeye dair bir yığın tartışma yaşanmıştır, bayağı bir „dedikodu çarkı“ dönmüştür. St. ifade tutanaklarının konsere nasıl ulaştığını bilmediği için sonradan Starke ile telefonlaşmıştır; Starke saatlerce poliste bulunması gerektiğini ve camia ile ailesi arasında seçim yapmak zorunda kaldığını söylemiştir. St. de onu anlamıştır. Koca camianın sadece bir kişiye yüklendiği, eleştirdiği kalmıştır aklında. Starke bazı kişilerin kapısını tekmelediğini anlatmıştır. O Starke’yi aramıştır, çünkü bizzat kendisi onunla konuşmak istemiştir. Starke uzun süren sorgulamalara maruz kaldığını, bir kız arkadaşı olduğunu ve seçim yapmak zorunda kaldığını söylemiştir ve onun camianın tamamı için kellesini feda etmesi gerekliliğini anlamadığını söylemiştir. Ayrıca şu cümlede St.’nin aklında kalmıştır: „Biri hiçbir şey yapmazsa tabii yanlış yaptığı bir şey de olmaz.“ Götzl, onu yazmaya iten şey bu konuşma mıydı, diye sorar. Olabilir der St., sadece Richard Lorenz’deyken öfkelenmiş olduğunu bildiğini söyler. Her yerde kavgalar yaşanmıştır; biri bir diğerinin kız arkadaşını çalmıştır ve araları açılmıştır; „işte bu tarz şeyler.“ Bu türden şahsi meselelerin camiayla bir ilgisinin olmaması gerektiği üzerine de yazmıştır. Lorenz yakınmaktan vazgeçip işine bakması gerektiğini söylemiştir.

Götzl, „Landser“ bağlantısına nasıl gelinmiştir, diye sorar. St. metni Freie Presse’ye göndermek istediğini bu nedenle Wi. ile konuştuğunu söyler. St., Wi.’nin Fischer ile konuşmuş olduğunu düşünmektedir; kendisi Matthias’a böyle bir şey sormamıştır. Bir soru üzerine St., tam olarak bilmediğini; ancak Starke’nin B&H’nin bir üyesi olduğunu düşündüğünü, çünkü onunda üzerinde B&H yazılı bir tişört ve kep giydiğini söyler. B&H ise artık mevcut değildir. Tekrar sorulması üzerine St., B&H’nın yasaklandığını okuduğunu söyler. Bir soru üzerine St., Starke ile B&H hakkında, parasal meseleler ya da „Hammerskins“ hakkında konuşmadığını, bunların onu ilgilendirmediğini; kendisinin ne B&H ne de „Hammerskin“ üyesi olduğunu söyler. Götzl, onun bu söylediklerini makul bulmadığını söyler ve nihayetinde St.’nin bu kavgaların bitmesi gerektiği düşüncesinde olduğunu belirtir. St. şöyle düşündüğünü söyler: Bir yığın motorsiklet kulübü vardır; hepsinin hobileri, motorsikletleri aynıdır yine de birbirleriyle didişip durmaktadırlar. Belki de herkes kendi bölgesini kollamaya çalışıyordur, bir şey söyleyemeyecektir.

Götzl, St.’nin düşüncesine göre bir „hücrenin“ ne olduğunu sorar. St., küçük bir grup olduğunu söyler; içlerinden biri söz sahibidir ve onun dedikleri yerine getirilir. Götzl, St.’ye hangi bağlamda bu kavramla karşılaştığını sorar. Thomas Gerlach hakkında üç dört sayfadan oluşan bir yazı vardır; onun avukatı bu yazıyı internetten basmıştır. Poliste verdiği ifadeden önce olmuştur bu. Bunu kendi sözcükleriyle açıklayamamıştır; yazıyı vermiş ve „hücre“ sözcüğünü kendi de kullanmaya başlamıştır. St., her yerde birilerinin bulunması söz konusuydu, açıklamasını yapar. Thomas Gerlach da ona neden işe gidiyorsun demiştir; St.’nin politikaya katılması gerektiğini, çünkü onun Erzgebirge’de bulunduğunu ve başka insanların katılmasını sağlayabileceğini söylemiştir. St. kendini de bir „hücre“ olarak görmüştür; bu açıklaması zor bir şeydir. Zschäpe’nin savunma avukatı Sturm, „hücre“, kavramının St. Thomas Gerlach ile birlikteyken Gerlach tarafından kullanılıp kullanılmadığını sorar. St. hayır yanıtını verir. Müdahil avukat Ilius’un sorusu üzerine St., 2005 yılının başında Thomas Gerlach’dan ayrıldığını söyler. Onun hayatında başka bir kadının olduğundan şüphelenmiş bu nedenle de her toplantıya gitmiştir; daha sonra da bu türden toplantılara katılmaya devam etmiştir. St., daha sonra ile birlikte olduğunu doğrular.

Ilius, St.’nin bu camiadan „ayrılmasını“ nasıl tanımladığını sorar. St., ayrılışına ilişkin herhangi bir kavram kullanmadığını, sadece artık o türden yerlere gitmemeye başladığını söyler. Ilius, politik görüşünün değişip değişmediğini sorar. St., daha bir sorumluluk sahibi olduğunu ve çevresinde her türden her milliyetten insan olduğunu söyler. Kızı için iyi bir örnek oluşturmak istiyordur; onu herhangi bir politik yön dahilinde yetiştirmek istemiyordur. Ilius, Frank S.’nin sorguda söylediklerinden bir hatırlatmada bulunur. Frank S., St.’nin politik görüşünü değiştirmediğini, ancak bunu artık açıkça göstermediğini söylemiştir. Frank S. artık sadece evdeyken St.’nin görüşüne tanıklık etmiştir; St. düşüncelerini dış dünyaya taşımamıştır. Ilius, St.’nin bu tanımlamayı doğru bulup bulmadığını sorar. St. ilk başlarda her şeyi olduğu gibi kabul edebildiğini, fakat sonuçta artık bu görüşlerin tamamına katılmadığı için ayrıldığını söyler: „Anne olduktan sonra içimdeki taşlar yerinden oynadı, tümüyle değiştim.”

Avukat Elberling, St.’nin „hücre“ olarak adlandırdığı şeye „yerel grup“ ya da „yoldaşlık“ gibi akla gelecek başka bir yığın şey söylenebileceğini belirtir ve birinin neler yapılacağına karar verip diğerlerinin yapması dışında „hücre“ için belirleyici bir şeyler var mıdır, diye sorar. St., orada oturulduğunu ve kimsenin aklına uygun bir söz gelmediğini söyler; St. sorgulamadan önce yazıyı okuduğu için o sözcüğü kullanmış olabileceğini, tabi ki küçük bir „yoldaşlık“ ya da „klik“ de denebileceğini söyler. Avukat Narin, St.’nin „Combat 18″den biri olarak gördüğü Wi. ile vaktiyle birlikte olduğunu söyler ve „Combat 18″de de bu türden hücrelerin rolü olmuş mudur, diye sorar. Buna ilişkin bir şey söyleyemeyecektir; sadece giydiği bir tişört yüzünden onun orada olduğunu bilmektedir. Wi.’nin başka görevlerine ilişkin St., onun NPD’de de olduğunu sandığını söyler. Wi. ayrıca FAF’de de bulunmuştur. St. Nürnberg’de FAF’nin çıkartmalarını yapıştırmış olduğu iddiasını reddeder. Onun tanıdık çevresinden bu türden çıkartmaları kimlerin yapıştırmış olduğu sorusuna St., muhakkak ki FAF’den kişilerdi der. Fischer ismini verir ve hepsini tanımadığını söyler. Bir soru üzerine St. taşındıktan sonra dairesini Daniel He.’ye bıraktığını söyler. Kendisi Büchenbach’a taşınmıştır. Narin, St.’ye Münih’e taşındığını He.’ye anlatmış mıdır, diye sorar. St. hayır yanıtını verir. Narin, St.’nin bugünlerde bir motor kulübündeki kişilerle ilişkide olduğunu söyler. St.: „Bu bir kulüp değil.“ Burada sağcı camiadan kimse yer almamaktadır; sadece motorsiklet kullananlar söz konusudur; ateş yakılır, çocuklar ve aileleriyle birlikte mangal yakılır. Nürnberg’den olan „Hammerskins“leri tanımamaktadır; Frank Z. ismi de ona bir şey ifade etmemektedir.

Avukat Lunnebach, St.’nin B&H ile „Hammerskins“ arasında net bir ayrıma gitmediğini, fakat hepsinin aynı şeyi istediğini belirttiğini söyler. Ve hepsinin ne istediğini sorar. St.: „Hepsi sisteme, sistemimize karşıydı.“ Lunnebach bir yazıdan alıntı yapar: „Ulusal bilinç birbirine bağlılığın duygusu değil midir, kendi ulusunun gücünü ve büyüklüğünü en yüksek değer olarak görmek?“ ve bu cümlenin St.’nin yazısında söylemek istediklerini özetleyleyip özetlemedğini sorar. St. evet, der. Avukat Hoffmann, St.’ye „88er“in futbol turnuvasından haberi var mıdır, diye sorar. St., evet der. Ne kadar sıklıkla orada bulunduklarını bilmemektedir; 1997/98 yılları olmalıdır. Daire kullanılmaya başlamadan önce miydi, söyleyemeyecektir. „88er“ bunu tek başlarına mı organize etmişlerdir, bunu da söyleyemeyecektir; futbolla ilgilenmemektedir ve oraya hiç gitmemiştir.

Avukat Stolle, Thomas Gerlach’ın ona neyi bildirdiğini, neden daha büyük değil de daha küçük gurupların oluşturulması gerektiğini sorar. St., hücre sözcüğünün yaptığı çağrışımdan hareketle manaca örnek oluştursun, diye bunu söylediğini belirtir. Stolle, bu sadece onun yorumu mudur, diye sorar. St. evet der. Stolle pek çok yerde eş güdümlü olarak aksiyonların yapılmasının söz konusu olduğunu söyler ve böyle bir durumda bunların birbiriyle iletişiminin nasıl sağlanacağını sorar. St. bu noktaları ayrıntılarıyla düşünmediğini söyler. Stolle, onların logolarını teşkil edecek ortak bir isim var mıdır, diye sorar. St. bu denli ayrıntılara inerek bir organizasyon yapılmadığı yanıtını verir. Sadece Orta Almanya’nın her yerinde iyi konuşabilen birilerinin olmasının iyi olacağından söz edilmiştir.. St.: „Ve telefonlar mütemadiyen dinlenilmekteydi, ilginç bir soru bu.“ Avukat Sidiropoulus, Thomas Gerlach’ın o zamanlar yani ilişkileri sonlandığında kendine ait bir dairesi olmuş mudur, diye sorar. St., sonradan öğrendiğini söyler. Daire Altenburg’un dışında bir yerdedir. Onun orada tek başına oturduğunu sanmaktadır; normal büyüklükte bir daire olsa gerektir; fakat buna ilişkin tam olarak bir şey söyleyemeyecektir. Daire, Gerlach tek başına oturuyor gibi mi görünüyordu sorusuna St., buna dikkat etmediğini söyler. Avukat Narin, Daniel He.’nin ifadesinde St.’nin Münih’e taşındığını söylediğini hatırlatır. St.: „Nereye taşındığımı biliyorum herhalde.“ ile dört yıllık bir birliktelikleri olmuştur; onun Münih’te oturmuş olduğuna dair ise bir bilgisi yoktur.

Sorgulamanın ardından avukat Hoffmann bir açıklamada bulunur. Tanık St., Chemnitz ve ülke çapındaki Nazi camiasının ana unsurlarından biridir. „88er“in bir parçasıdır. Tanığın yaptığı açıklamalardan „88er“ ve B&H Chemnitz’in adeta birbirleriyle çakıştığı bilinmektedir. Tanık ülkenin tamamında etkili olmuş, sadece yerel basında değil ülkenin genelinde satışa çıkarılan dergiler yayınlamış, belirli gruplara ve etkinliklere öncülük etmiştir. St. gayet bilinçli olarak olayları hafifletmeye ve önemsiz göstermeye çalışmıştır. Yazılarındaki ırkçı söylemlerle arasına mesafa koymaya çalışmış fakat aynı zamanda giysisindeki White Power işaretini taşımaya devam etmiştir ki bu işaret saldırgan bir ırkçılığın sembolüdür. Sürekli sadece herhangi bir Nazi büyüğünün kız arkadaşıymış gibi davranmıştır; fakat sadece böyle biri olsaydı HNG ve „Landser“ ona başvurup ondan camianın birleşmesine dair açıklama yazmasını rica etmezlerdi. Starke de St.’ye poliste verdiği ifadenin koşullarına ilişkin itiraflarda bulunmuştur. St.’nin bu yapılanma içinde güçlü bir pozisyonu vardı; öyle ki Starke ona „ihanetini“ itiraf etmek zorunda kalmıştı. Sonuçta şu açıklık kazandı: Chemnitz’deki B&H camiası, üç kaçağı saklayıp onlara kalacak yer imkanı sağladı ve bunu yapan kişilerin hepsi bu örgütlenmedendi. Tanığın olayları hafifletmeye ve önemsiz göstermeye çalışan ifadeleri ya da bugün burada söylenen şeyler olduğu gibi kabul edilecek olsa dahi burada söz konusu olan herkesin politik bir bağla birbirlerine destek çıktığı ortadadır; çünkü bu kişiler „88ern“ ve B&H‚de organize olmuş kişilerdir. Bu kişisel olarak o kişilere kalacak yer sağlama meselesi değildir.

Duruşma günü saat 13:07’de sona erer.