271. Duruşma Günü Özet Tutanağı – 16 Mart 2016

0

Bugünkü duruşmada tanıklar öncelikle olay yeri ve 04.11.2011 tarihinden sonra Eisenach’da karavanda ve Zwickau, Frühlingsstraße’de bulunan silahlara el konulması hakkında sorgulanacaklardır. Ardından Beate Zschäpe’nin davanın katılımcılarının yönelttiği diğer sorulara ait yanıtları yüksek sesle okunacaktır. Burada diğer meselelerin yanı sıra sanık André Eminger ve karısının oynadığı rol söz konusudur.

Tanıklar:

  • Andrea Se. (BKA, Zwickau, Frühlingsstraße’de bulunan bir silaha el konulması)
  • Wolfgang Hi. (BKA, Zwickau, Frühlingsstraße’de bulunan bir silaha el konulması)
  • Thilo Ho. (TLKA, Olay yeri, Eisenach’taki karavan)
  • Jörn Na. (Polis memuru, suçun işlendiği Ceska tipi silahın bulunması)

saat 09:46’da başlar. Önce tanık Andrea Se. dinlenir. , söz konusu meselenin Zwickau, Frühlingsstraße 26 numarada bulunan silahlara el konulması olduğunu söyler: “Bu meseleyle ne denli meşgul oldunuz, bize neler anlatabilirsiniz?” Se.: „Evet, meslektaşım Hi. ve ben delillerden sorumlu takımdık. 12.11.2011’de Zwickau’ya vardık. Biz oraya vardığımızda yangın enkazından nesnelerin çıkarılma işi çoktan tamamlanmış ve konuşmada geçen silahlar da dahil olmak üzere çıkarılanlar PD (Polis Müdürlüğü) Südwestsachsen’a getirilmişti.“Bunlar kilitli bir depoda bulunmuştur; diğer mühimmatlar da orada bulunmuştur.

Tanık Wolfgang Hi. ile devam edilir. Götzl bir kez daha söz konusu meselenin Zwickau, Frühlingsstraße 26 numarada bulunan silahlara el konulması olduğunu söyler. Hi.: „ Frühlingsstraße’de bizzat çalışmışlığım yok; Zwickau’dan gelen meslektaşlar oradaydı. 12.11.2011’de Zwickau’ya geldiğimde delillerin hepsi evden çıkarılmış ve PD
Zwickau’nun mekanlarına ait garajlardan birine kurutulmak üzere serilmişti. Orada delillerin tek tek fotoğraflarını çektik ve kayıtlara geçirdik. „ Götzl, „MOD.-315 Auto Kal. 8 mm“ [sesçil yazım] tipi bir silahı sorar. Hi.: „Orada iki kilitli mekandan sonra ulaşılan bir depo daha vardı ve burada yangın enkazının ardından yapılan aramalar çerçevesinde el konulan çok sayıda mühimmat depolanmıştı. Söz konusu silah ise plastik beyaz bir kovanın içindeydi.“

Ardından tanık Thilo Ho. dinlenir. Götzl: „Burada bizim için söz konusu olan şey V-MK 1121 numaralı karavandaki silahlara el konulması.” Götzl, Ho.’ya bu konuyla ne denli meşgul olduğunu sorar. Ho. o zamanlar olay yeri ekibinde olduğunu, saat 12’ye doğru muhtemel banka soyguncularının Stregda’daki karavanda bulunduklarına dair bir telefon görüşmesi yaptıklarını söyler. Olay yeri ekibi bu işle görevlendirilmiş, o ve bir meslektaşı olay yerine gitmiştir. Polis idare birimi karavanın oradan bir başka yere çekilmesine karar vermiştir; bunun üzerine de karavan –çok değil, 10 km. kadar – çekilmiştir. Onlar ancak daha sonra inceleme çalışmalarına başlamışlardır. Ho. devam eder: „Görünüm şuydu: Karavanda iki kişi vardı. Karavan yangında büyük hasar görmüştü. Plastik tavanın büyük bir kısmı çökmüştü ve iki cesedin de üzeri yangın enkazıyla kaplıydı; birinin üzeri oldukça enkazla kaplıyken arkada olan diğerinin üstü kısmen kaplıydı. Stregda’nın çıkış yerinde bir silaha daha el koyduk; karavanın ıslak bölümündeki P 2000 tipi silahın ise bir meslektaşın silahı olduğu ortaya çıktı. O akşam iki Pumpgun’a da el konuldu. Biri tümüyle Bey’in bedeninin altındaydı; diğeri ise Mundlos Bey’in ötesinde bir yerdeydi. Masanın üzerinde duran P 2000 tipi bir başka silah da yangın enkazının altında kalmıştı. Masanın yanında sağdaki kanapede bir adet MP (Hafif makineli silah) vardı. MP dışındaki tüm silahları o akşam kayıt altına aldık. Silahların hepsi bu kadar değildi. Ertesi gün Gera’dan olan meslektaşlarımız başka silahlara da el koydular. Her yer yangın enkazıyla kaplı olduğundan ilkin bu silahları görmek mümkün olmamıştı.“

Görlitz’ten 37 yaşındaki polis memuru tanık Jörn Na. ile devam edilir. Götzl: „Burada bizim için söz konusu olan şey Zwickau, Frühlingsstraße 26’da bulunan silahlara el konulması. Bu konuyla ne denli meşguldünüz, neler yaptınız ve sonuçları nelerdi?“ Na.: „09.11.2011’de Zwickau, Frühlingsstraße bölgesi ile görevlendirilmiştim. O tarihlerde Chemnitz’deki polis akademisinde öğrenimime devam ediyordum. Görevden bir gün önce bilgilendirilmiştik. Meselenin ne olduğu henüz tam olarak belli değildi; sadece aramaya gidileceği söylenmişti. [sesçil yazım]. Saat 7’de başladık ve 8’e doğru Zwickau’daydık; orada moloz yığınının toplanılması ve nakledilmesi göreviyle üç ayrı gruba ayrıldık. Öğleden sonra ise bu Ceska’yı buldum.“

Ardından Götzl, söz sırasının Zschäpe’nin savunma makamına ait olduğunu söyler. Avukat Borchert yüksek sesle Zschäpe’nin yanıtlarını okur:

I. Senatonun Soruları:
1. Soru alkol tüketimine ilişkin:
„Sarhoş olmak“ ve „çakırkeyif“ olmak sözcüklerinden ne anlıyorsunuz?
Yanıt: „Sarhoş olmak“tan bir „film kopmasını“ anlıyorum; yani ertesi gün önceki günün son saatlerinde neler olduğunu hatırlamama durumu. […] „Çakırkeyif“ olmaktansa daha cana yakın, daha konuşkan olmayı ve aptalca davranışlarda bulunmayı anlıyorum. […]

2. Soru: Uwe Böhnhardt size elini kaldırdığında içinde bulunduğunuz durumlar nasıldı? Ne zamandı?
Yanıt: Kayıplara karışmadan önce ve henüz bu sürecin başlarında, yani yaklaşık olarak 1998 baharından 2001 yazına değin Uwe Böhnhardt’ın bana elini kaldırdığı dönemler oldu. Daha doğrusu tartışmalarda söyleyecek bir şeyi kalmayınca beni dövüyordu. […]


3. Soru: Uwe Böhnhardt’ın tutukluluğu süresince yoğun bir şekilde şiddete maruz kaldığı ya da cinsel tacize uğradığına dair bilginiz var mıydı?
Yanıt: Uwe Böhnhardt bana 1995 senesinde yaşadığı şiddetten ve cinsel tacizlerden bahsetmişti. Pek çok tutuklu ona şiddet uygulamıştı. […]

4. Soru 3 Kasım 2011 akşamına ilişkin: „Oldukça çok köpüklü şarap“ somut olarak ne anlama geliyor? „Kendini sarhoş hissetmek“le kastettiğiniz nedir? İçmeye ne zaman başladınız, ne zaman son verdiniz?
Yanıt: 3 Kasım’da gün içerisinde en az üç şişe köpüklü şarap içtim. Öğlene doğru içmeye başladım ve yatmaya gitmeden kısa bir süre önce içmeyi bıraktım; ancak bunu zaman dizgesi anlamında tam olarak aktarmam mümkün değil. 1. sorunun yanıtında tasvir ettiğim gibi kendimi sarhoş hissediyordum. […]

5. Soru 4 Kasım 2011 öğleden öncesine ilişkin:
İçmeye ne zaman başladınız, kaça kadar içtiniz? Şarabın ne gibi bir etkisi oldu?
Yanıt: Sabah sekize doğru kalktım ve yaklaşık bir saat sonra ilk kadehimi içtim. Kahvaltı etmemiştim. Saat 11.30’a doğru internette bir şeyler araştırdım; bu esnada da içtim. Sanırım 14:30 gibi bir şişe şarabı bitirmiştim; ancak sarhoşluk benzeri belirtiler yoktu.

6. Soru: Gerlach’ın kumar oynamasını hangi koşullara dayandırıyorsunuz? Kumar oynamaktan keyif aldığı için mi yoksa sadece oynamak zorunda olduğu için mi oynuyordu?
Yanıt: Temel aldığım şey parası bitesiye değin kumar oynaması en sonunda da moralinin bozulup ve depresif olmasıydı. […]

7. Soru Andre Kapke’nin Limbacher Straße’deki ziyaretine ilişkin: Bu ziyaret nasıl gerçekleşti? Belirli bir amaca mı hizmet ediyordu? Ziyaretin koşulları nelerdi?
Yanıt: Andre Kapke’nin Limbacher Straße’deki ziyareti kayıplara karışmamızın en başlarında olmalı. Ziyaretinin bir amacı var mıydı yoksa sadece arkadaşlarını ziyaret etmek mi istemişti, artık bilemiyorum. […] Sanırım bize 500 DM getirmişti; fakat bunca uzun zamandan sonra bundan emin olduğumu söyleyemem. Bu ziyaretinden sonra onu bir daha hiç görmedim ve sanırım Uwe Mundlos da Uwe Böhnhardt da bir daha onunla karşılaşmadılar.

8. Soru Andre Eminger’e ilişkin: Andre Eminger’le nasıl tanıştınız? Andre Eminger kaçışınıza ve kaçışınızın nedenlerine dair hangi bilgilere sahipti? Yaşam koşullarınız hakkında neler biliyordu? Banka soygunlarından ve adam öldürme suçlarından haberi var mıydı? Andre Eminger’e 04.11.2011’de yaşanan olaylardan bahsetmiş miydiniz; yanıtınız evetse nelerden bahsettiniz? Andre Eminger sizi nereden almıştı?
Yanıt: Andre Eminger’le Chemnitz’deki Limbacher Straße döneminde – yani 1998 senesi şubat ortalarından yaz sonlarında değin- tanıştım. […] Sonra ise daha önce söylenildiği gibi Andre Eminger bizim için Chemnitz Wolgograder Allee’deki daireyi kiraladı. Bu zaman diliminde ne Uwe Mundlos ne Uwe Böhnhardt ne de ben, karısı Susann’ı tanıyorduk. Andre Eminger, Uwe Böhnhardt’ın hapse girmesi gerektiğini biliyordu ve ayrıca Jena’da benim kiraladığım garajda patlayıcı madde bulunduğunu da. Kayıplara karışmamızın nedeni olarak bildiği bunlardı. Wolgograder Allee’deki dairenin kiralanmasının ardından diyaloğumuz kesildi. […] Ancak 2006 yazında ikinci çocuğunun doğumunun ardından diyaloğumuz arttı. Bu zaman sürecinde de karısı Susann’la tanıştım ve arkadaş olduk. 2006 Sonbaharından sonra ise Susann ve çocukları beni düzenli olarak – yani ortalama haftada bir kez – ziyaret ettiler. […] 11.01.2007’de Andre Eminger Zwickau’da polise giderken bana eşlik etti; karısı ’in kimliğini kullanarak orada tanık ifadesinde bulundum. Polisten eve döndüğümüzde Andre Eminger, üçümüzün neden eski yaşantılarımıza geri dönmediğimizi ve kayıplarda olmaya ne zaman son vereceğimizi sordu. Bu konuşma esnasında Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt da oradaydı. […] Geçmişte olan yardımlarından dolayı – dairenin kiralanması, büyük ölçekli gıda alışverişlerinde lojistik destek ve son olarak o gün polise eşlik etmek gibi – ona o denli güveniyorduk ki geçmişteki banka soygunlarını anlattık ve bir daha ortaya çıkamayacak olmamızın nedeni olarak da bunu gösterdik. Adam öldürme suçlarından ve bombalı saldırılardan haberi hiç olmadı. 04.11.2011’de Frühlingsstraße’deki daireyi ateşe verdiğimde Andre Eminger’i aradım ve ondan buluşmamızı rica ettim. […] Ardından ona daireyi benzinle yaktığımı, bu nedenle giysilerimin benzim koktuğunu ve yeni bir kıyafete ihtiyacım olduğunu anlattım. Bunu neden yaptığımı sordu. Ona Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt’ın öldüğünü ve bunun onların son isteği olduğunu söyledim. Daha sonra birlikte onun dairesine gittik ve bana karısının giysilerinden verdi. Bu esnada Susann orada değildi. […]

9. Soru Susann Eminger’e ilişkin: Susann Eminger sizin yaşam koşullarınız hakkında neler biliyordu? Banka soygunlarından ve adam öldürme suçlarından haberdar mıydı? 04.11.2011’de Susann Eminger ile temasınız oldu mu?
Yanıt: Susann Eminger – az önce söylediğim gibi- 2006 Sonbarından itibaren düzenli olarak, yani ortalama haftada bir kez, bana geliyordu ve tabii ki orada bizim nasıl yaşadığımızı görüyordu. […] 2007 yılından itibarense Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt’ın banka soygunları yaptığını ve bizim hayatımızı bu soygunlardan idame ettirdiğimizi biliyordu. […] Bombalı saldırılar ve adam öldürme suçlarındansa – tıpkı kocası gibi- onun da haberi yoktu. 04.11.2011 tarihinde onunla herhangi bir diyaloğum olmadı.

10. Soru Holger Gerlach’ın silahına ilişkin: Söz konusu iki durumun anlatımından silahın tedarik edilişi, teslimi ve kullanım amacı bağlamında bir şeyler öğrenmiş miydiniz?
Yanıt: Süreci zamanı gözeterek anlatmakta zorlanıyorum. Ancak yine de hatırladığım kadarıyla Holger Gerlach’ın 1999’u 2000’e bağlayan gece bize Chemnitz’e gelmesi planlanmıştı; yılbaşını birlikte kutlamak istiyorduk. […] Onu tekrar görmemiz tahminen 2001 yazıdır. Holger Gerlach bizi Zwickau’da ziyaret etti. Onu – diğer ziyaretlerinde olduğu gibi- istasyondan alan bendim ve ardından birlikte ’deki daireye gittik. Silahın tedarik edilişi, teslimi ve kullanım amacı bağlamında herhangi bir ayrıntıya sahip değilim.

11. Soru Jan Werner’in silahına ilişkin: Jan Werner aracılığıyla bir başka tabancanın teslimatının yapıldığını U.B.’den ne zaman öğrendiniz? Teslimatın nasıl yapıldığına dair başka şeylerden haberiniz oldu mu?
Yanıt: Onca yıl sonra somut bir zaman diliminden söz edemem. Kayıplara karışmamızın başlarında olsa gerek diye düşünüyorum. Silahın teslimatı ya da fiyatı benzeri bilgilere sahip değilim. […]

12 Soru: Carsten Schultze hangi vesile ile size avukat Dr. Eisenecker’in vekâletnamesini verdi?
Yanıt: Carsten Schultze vekâletnameyi bana Chemnitz’de bir alışveriş merkezinde verdi. Carsten Schultze’nin 5. ana duruşmada bu bağlamda verdiği ifadeler doğrudur.

13. Soru: Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt DVD’lerin gönderilmesi ile ne amaçladıklarını size anlattılar mı?
Yanıt: Ne Uwe Mundlos ne de Uwe Böhnhardt bana hiçbir zaman diliminde bu konuda onları harakete geçiren nedenleri anlatmadılar. DVD’lerin gönderilmesi ve yayınlanması ile politik anlamda neler amaçlandığı hiçbir zaman müzakere edilmedi. Ben de asla somut olarak sormadım; çünkü o zaman ikisinin ölümü üzerine de konuşmamız gerekecekti. […]

Soru 14: Hangi koşullar sizi cinayetlerin filmin konusu olabileceği düşüncesine yöneltti? „Yine de bu düşünceleri bastırıyorum.“ derken kastettiğiniz şey nedir?
Yanıt: 2000/2001 senelerinde ikisiyle yapılan konuşmalardan Uwe Mundlos’un soygunlara ilişkin bir DVD hazırlamak istediği çıkarımında bulundum. Nasıl bir film yaptığını sorduğumda ise bunu henüz kendisinin de bilmediği yanıtını aldım. Yıllarca filmle neyin planlandığını sormadım. […] Bana ilk kez onların ölmesi durumunda DVD’leri postalamam gerektiği söylendiğinde filmlerin konusunun sadece banka soygunları olamayacağı yönünde düşünmeye başladım. Uwe Mundlos’un filmleri hazırlarken bu işe beni dahil etmemesi ve bana bunları hiçbir şekilde göstermemesi gerçeği, insanların öldürülmesinin de filmin konusunu oluşturabileceği düşüncesini aklıma getirdi. […] Bugünse filmleri bana göstermiş olsalardı onların ölümünden sonra DVD’leri gerçekten gönderip göndermeyeceğim konusunda emin olmadıkları tahminini yürütüyorum. Düşüncelerimin doğru olup olmadığı konusunda onlarla hiç konuşmadım. Eğer konuşsaydım bunun büyük tartışmalara yol açacağından eminim – muhtemelen bunlar sadece sözel tartışmalardan ibaret olmayacaktı. […]

15. Soru: Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt’la onların intihar etmeleri ya da vurulmaları durumunda size ne olacağı konusunda konuşuldu mu? Böyle bir durumun gerçekleşmesiyle ilintili olarak düşünceler geliştirildi mi, evetse neler?
Yanıt: 2008 ilkbaharının başlarında – Polenzstraße’de mi yoksa ’de mi oturuyorduk şu an bilemiyorum – Uwe Mundlos’la ben bisiklet turuna çıkmıştık. Bu sırasında Uwe Mundlos bana bulunmamız durumunda intihara kalkışma düşüncesini kabul edip edemeyeceğimi sordu. Ona kendimi asla vurmayacağımı söyledim. […] Bulunmamız durumunda kendimi öldürmektense hapse girmeyi tercih edeceğimi söylediğimde ise bunu anlamadı. Onun bu fikri beni korkutmuştu. […]

16. Soru: Kundaklama öncesinde ya da bu vesileyle kundaklamanın ardından neler yapacağınızı düşündünüz mü? Düşündüyseniz bunlar nelerdi?
Yanıt: Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt’ın daireyi yakmaya, DVD’leri göndermeye ve ailelerine bilgi vermeye dair kaba talimatları dışında ikisinin de başka talimatı olmadı. Kundaklama öncesinde iş ciddiye bindiğinde somut olarak nasıl hareket edeceğime dair asla bir düşüncem olmadı. […]

17. Soru göç etmeye ilişkin: Herhangi bir zaman diliminde yurt dışına göç etme fikrinden vazgeçildi mi? Vazgeçildiyse ne zaman ve hangi sebeplerle?
Yanıt: Sanırım 1998’in ortalarında – yani kayıplara karışmamızın kısa bir zaman sonrasında- ilk kez Güney Afrika’dan söz edildi. Bunun somut bir hal alması ise – hatırladığım kadarıyla- 1999’ların sonunu buldu. O zamanlar Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt bana planlarından söz ettiler ve onlarla gidip gitmeyeceğimi sordular. Daha önce söylediğim nedenlerle bunu reddettim. İkisi de göç etme taraftarı olmadığımı biliyordu ve beni tartışmalarına dahil etmediler. Saklandıkları yeri ifşa etmemem için Güney Afrika’da nereye gideceklerini tam olarak bilmemi istemiyorlardı. Bana neden itimat etmediklerine ilişkin gerekçeleri saydım. İkisinin de göç etme fikrinden vazgeçmesi Zwickau’ya taşınma döneminde 2000 senesinin yazında oldu.

18. Soru: 1998 sonunda paranızın bitmiş olması gerek. Ne kadar paranız vardı? Bu parayı nereden bulmuştunuz? Andre Kapke’den para aldınız mı? Aldıysanız ne kadar? Carsten Schultze’den para aldınız mı? Aldıysanız ne kadar?
Yanıt: Kayıplara karıştığımız dönemde 1500 2000 DM kadar bir paraya sahiptik. Paranın çoğu Uwe Böhnhardt’a aitti; çünkü banka kredisi kullanmıştı. Paranın yaklaşık 300 DM’ı bendendi. […] Holger Gerlach, biz kayıplara karıştıktan kısa bir süre sonra, tam olarak gününü hatırlamıyorum, bize 3.000 DM verdi ki Uwe Böhnhardt daha sonra bu parayı geri ödedi. Uwe Böhnhardt’ın annesi de kayıplara karıştığımız ilk zamanlarda iki kez 500’er DM verdi. […] 7. soruda açıkladığım gibi bizi ziyaret ettiğinde Andre Kapke’nin 500 DM getirdiğini hatırladığımı sanıyorum. Carsten Schulze bize o zamanlar para vermiş miydi, bilmiyorum. Bu ihtimali yok sayamam, ancak net olarak hatırlamıyorum.

19. Soru: Frühlingstraße’daki dairede hangi oda kim tarafından ve nasıl kullanıldı?
Yanıt: Herkesin kendine ait bir odası vardı; sadece oturma odası, mutfak ve iki banyo ortak kullanım alanımızdı.

II. Schultze’nin savunma makamının soruları:

1.Soru: Sizin bakış açınızdan kayıplara karışmanızın ardından Carsten Schultze ile üçlü arasındaki telefon diyaloğunu organize eden kimdi? Bu diyalog nasıl sağlandı, ne kadar sıklıkla yapıldı ve hangi konularda konuşuldu?
Yanıt: Carsten Schultze ile asla uzun süren konuşmalarım olmadı. Onunla tek temasım, avukat Dr. Eisenecker için olan vekaletnameyi imzaladığım alışveriş merkezindeki kafede oldu. […]

2. Soru: 1998 senesinde henüz kayıplara karışmadan önce Carsten Schultze, Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve sizin aranızda temaslar olmuş muydu? Ne sıklıkla oldu ve hangi nedenlerle temasa geçtiniz?
Yanıt: Sanırım bir keresinde henüz kayıplara karışmadan Carsten Schultze’nin dairesinde bulundum. Carsten Schultze’nin Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt’la olan temaslarına ilişkinse bir şey söyleyemem. […]

Wohlleben’in savunma avukatı Nahrath, tanık Görlitz’in ifadesinin ve Toni Stadler’le birlikte 1997 1998 senelerini de kapsayacak şekilde genişletilmesinin onaylanması başvurusunda bulunur. Duruşma saat 13:28’de sona erer.

NSU- blogundaki yorum için: http://www.nsu-nebenklage.de/tr/2016/03/16/1113/