302. Duruşma Günü Özet Tutanağı – 26 Temmuz 2016

0

Bugünkü duruşmaya Neonazi dergisi „“in (Bayraktar) eski yayıncısı çağrılmıştır. Söz konusu bu kişi 2002 senesinde -Mektubu denen bir mektubu 500€’luk bir bağışla birlikte almıştır. Sorgulamada hatırladıkları o denli azdır ki ısrarla bu tavrının nedeni araştırılır. Ayrıca Wabra’ya danışmanlık eden kişinin yasalara aykırı bir şekilde sorgulamaya müdahale edip etmediği tartışılır.

Tanık:

  • Torsten Wabra (bugün Au., „Fahnenträger“in eski yayıncısı, NSU-Mektubu)

09:50’de başlar. Daha önceleri Wabra [devamında Wabra olarak anılacaktır] bugün Torsten Au. adlı kişi dinlenecektir. Tanık, danışmanı Dr. Dr. Gueinzius ile gelmiştir. , Wabra’nın „NSU– Mektubu“ adı verilen bir mektup almasının söz konusu olduğunu söyler ve Wabra’ya bu konuda aktaracak bir şeyleri olup olmadığını sorar. Wabra: „Bir mektup aldım, mektubun içinde 500 Euro’yla birlikte bir yazı vardı, olay bundan ibaret. Bu konuda söyleyebileceğim başka bir şey yok.“ Götzl, mektubu ne zaman aldığını, mektubun nasıl göründüğünü, içeriğinin ne olduğunu sorar. Wabra: „Ne zaman aldığıma dair net bir şey söyleyemem. Ancak 2002 senesiydi diyebilirim. A4 formatında bir kağıttı, bir yüzünde yazı, diğer yüzünde resim vardı.“ Götzl: „Mektup kime gönderilmişti?“ Wabra: „O zamanlar bir dergim vardı ve derginin de bir adresi. Ve alıcı adresi olarak derginin adresi yazılmıştı. Götzl: „Hangi dergi söz konusu? Wabra: Derginin adı ‘Fahnenträger’di.“ Götzl derginin içeriğini ve ne kadar sıklıkla yayınlandığını sorar. Wabra: „Yılda bir kez yayınlanırdı ve genelde içinde müzik, müzik grupları, sanatsal şeyler gibi ilgimi çeken şeyler yer alırdı. Götzl: „Sizin dergideki işleviniz neydi?“ Wabra: “Yazıları bir araya getirmek ve dizmek.” Götzl: „Yazıları yazan kimdi?“ Wabra: „Ben yazıyordum.“ Götzl: „Başka kişilerin yazılarının da derginizde yayınlandığı oldu mu?“ Wabra bir süre susar ardından şöyle der: „Evet, arkadaşların.“ Götzl: „Mektuba geri dönelim. Mektupta 500 Euro ile ilgili bir şey var mıydı?“ Wabra: „Herhangi bir talep ya da başka bir şey yoktu. Kati surette hiçbir şey. Mektubun içeriğini de artık hatırlayamıyorum. Mektupta sadece alıcıya ulaşmaması durumunda paranın gönderende (sesçil yazım) kalması gerektiği yazıyordu. Hatırlayabildiğim tek şey bu. (sesçil yazım)“ Tekrar tekrar sorulması üzerine Wabra: “Gönderen gerçek gönderen değildi. Mektubun geri gitmesi durumunda para gönderende kalacaktı.” (sesçil yazım)“ Götzl: “Gönderen olarak kimin adı geçiyordu?” Wabra: „Herhangi bir yayıneviydi; tam olarak hatırlayamıyorum.“ Götzl: „Mektubun içeriğinden hareketle postayı kimin gönderdiğine dair bir çıkarımda bulunabildiniz mi? Wabra: „Hayır.”
Götzl: „Parayla ne yaptınız?“ Wabra: „Öncelikle parayı herhangi bir şekilde sorumlu tutulmamak için saklı tuttum; çünkü paranın kimden geldiğini bilmiyordum.“ Götzl: „Ya sonra?“ Wabra: „Benden herhangi bir talepte bulunulmaması için parayı saklı tuttum; birkaç yıl sonra ise harcadım.“ Götzl: „Yazıya ne oldu?“ Wabra: „Yok ettim.“ Götzl: „Ne zaman?“ Wabra: „Artık söyleyemem.“ Götzl: „Ne zaman yok ettiğinize dair yaklaşık olarak bir zaman tespitinde bulunabilir misiniz?“ Wabra: „Hayır, ama mutlaka kısa bir süre sonraydı.“ Götzl: „Bu konuyla ilgili olarak polis tarafından sorgulandınız mı?“ Wabra: „Dört yıl önce.“ Götzl: „Sorgulamada söz konusu edilen şey neydi?“ Kısa bir suskunluktan sonra Wabra: „Mektup.“ Götzl: „Evet, ama bu sorgulamada mektup ne ölçüde konu edildi?“ Wabra: „İşte, mektubun nasıl göründüğü ve ne zaman elime geçtiği konu edildi.“ Götzl: „Dergi ‘Fahnenträger’ de konu edildi mi?“ Wabra: „Muhtemelen.“
Götzl: „Sizin de orada olmanızı neye borçlusunuz?“ Wabra: „Dairemde arama yapılıyordu ve pek çok polis vardı; oradan, dairemden direkt karakola gittik.“ Götzl: „Ne aradılar?“ Wabra: „Mektubu.“ Götzl: „Dairenizde bir şeyler bulundu mu?“ Wabra: „Hayır.“
Hatırlatma: Fahnenträger’in dağıtım alanı ne büyüklükteydi? – genelinde 300 baskı. Wabra: „Bunu az önce de söylemiştim.“ Götzl: „Siz yerel bölgelerdeki dağıtımdan söz ettiniz.“ Wabra: „Posta adresini herkes kullanabiliyordu, bunu da daha önce söyledim.“ Hatırlatma: Dergi, talep eden kişilere yaklaşık 3 DM karşılığında gönderiliyordu. Wabra bu bilgiyi doğrular. Götzl: „Euro para birimine geçildiğinde fiyatı ne oldu?“ Wabra: „Belki iki euroydu.“ Hatırlatma: Derginin alıcıları kimlerdi? – Büyük bir alıcı vardı, Kuzey Almanya Bölgesinden V7-Dağıtım ve Guben’den tanımadığım bir dağıtım. Wabra: „Evet, fakat işler nasıl yürüyordu, artık tam olarak bilmem, söylemem mümkün değil. „Hatırlatma: „Söz konusu dağıtım şirketleri 50 ila 100 adet arası dergi satın alıyordu; bunun dışında küçük dağıtım firmaları vardı ki onlar da 10 ila 20 arası dergi alıyorlardı. Wabra: „Tam olarak hatırlayamıyorum, üzerinden çok zaman geçti.“ Hatırlatma: „Bunlara ilaveten posta adresi üzerinden 15 sipariş olurdu.“ Wabra: „Hemen hemen böyle olmalı.“ Hatırlatma: Ve arkadaşlarla tanıdıklara yaklaşık 10 15 dergi satılıyordu. Wabra: „İşler nasıl yürüyordu, artık hatırlamıyorum. Dediğim gibi üzerinden çok zaman geçti.“
Hatırlatma: NSU-Mektubunun elinize geçişi hakkında bildiklerinizi anlatın. – Kahverengi DIN A4 formatında pencereli bir zarftı. Alıcı adresi olarak Fahnenträger’in posta adresi yazılmıştı. Wabra: „Evet, posta adresi.“ Götzl: „Gönderici konusunda bir yayınevinden söz etmiştiniz.“ Wabra: „Bu konuda bir bilgim yok.“ Hatırlatma: Gönderici Nation Europa Verlag’dı. Wabra: „Sorgulama zaten dört yıl önceydi; artık tam olarak bilmem mümkün değil.“ Hatırlatma: Mektubun yazılı kısmında büyük harflerle “Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü“ yazıyordu. Wabra: „Mektubun şekli şemali net bir şekilde gözümün önüne gelmiyor. Böylesine küçüçük ayrıntıları hatırlamamın artık imkanı yok. (sesçil yazım)“ Hatırlatma: Arkadaş çevremizde bu kadar çok bağış yapan kim acaba diye düşündük. Wabra: „Evet, ama buna ilişkin ne söyleyebilirim ki!“ Götzl: „Evet, arkadaş çevrenizde bu konu hakkında konuştuğunuz oldu mu?“ Wabra: „Birileriyle konuşmuş olabilirim, ama artık hatırlamıyorum.“ Götzl: „Ya NSU kavramı hakkında?“ Wabra: „Muhtemelen konuşmanın birinde buna değindim. Fakat hatırlayamıyorum.“ Hatırlatma: Daha sonraları NSU hakında bir şeyler duydunuz mu? – Hayır, hiçbir şey duymadım ta ki Kasım 2011’de haberlerde isimleri geçesiye değin. Orada logoyu da teşhis etmiştim. Wabra: „Sorgulamanın üzerinden çok zaman geçti. Bununla ilişkili olarak daha net şeyler söylemem mümkün değil.“ Götzl: „Evet, fakat soru şu, logoyu Kasım 2011’de teşhis etmiş miydiniz?“ Wabra: „Belki.“ Götzl: „Belki ne anlama geliyor?“ Wabra: „Evet, kesinlikle.“
Götzl: „Memurlarla bir kez daha temasa geçtiğinizi hatırlıyor musunuz?“ Wabra: „Gece vardiyasındayken memurun biri beni aradı, bense oldukça yorgun, bitkin bir haldeydim. Tam olarak bilmiyorum, gece vardiyasındaydım ve sonra o beni aradı.“ (sesçil yazım) Hatırlatma: Torsten Wabra ile yapılan telefon görüşmesine ilişkin not: Wabra Beyi aradım ve ona NSU-Mektubunu aldığı tarihe ilişkin daha net bir tespit yapıp yapamayacağını ve bu mektubun varlığından kimlerin haberi olduğunu sordum. Götzl: „Hatırlıyor musunuz?“ Wabra: „Evet diyorum, gece vardiyasında olduğum bir gündü. Ve o mütemadiyen, şimdi üstümde baskı uygulamaya çalıştı denmez belki ama isimleri bilmek istiyordu. Ve ben çok uykuluydum.“ Götzl: „İsimleri verdiniz mi?“ Wabra: „Artık hatırlamıyorum, çok bitkindim ve tam olarak hatırlayamıyorum. Götzl: „Evet, ama hatırladığınız bir şey var mı? İsimleri verdiniz mi?“ Wabra: „Bilemiyorum.“ Götzl: „Telefonda annenizden söz edildi mi?“ Wabra: „Mümkündür.“ Götzl: „O ne demek?“ Wabra: „Baskı uyguluyordu: Başka kimlerin bilebileceğini öğrenmek istiyordu. Ve sürekli sorup durdu; söylememem gerekirken belki de ağzımdan bir şeyler kaçtı.“ Wabra, onu sadece başından savmak istediğini söyler.
Götzl: „O zamanlar, Fahnenträger’i yayınlandığınız zamanlar Jena ile temaslarınız var mıydı?“ Wabra: „Hayır.“ Götzl: „Zwickau ile? Ya da Chemnitz ile?“ Wabra: „Chemnitz’e Dağıtıma yedinci ve sekizinci baskıyı yollamıştım.“ Götzl: „Orada tanıdığınız kişiler var mı?“ Wabra: „Yo, her şey telefon ve yazışmalarla sağlanmıştı.“ Götzl: „500 Euro’yu harcadığınızı söylediniz. Nereye harcadınız? Wabra: „Uzun bir süre sonra kişisel ihtiyaçlarım için harcadım.“

StA Weingarten: “Polis tarafından yapılan sorgulama size büyük oranda yüksek sesle okundu mu? Burada yapılan hatırlatmalardan önce ilk söylediklerinize bakıldığında eskiden hafızanızın daha kuvvetli olduğu düşüncesine varıyorum. Bunu açıklayabilir misiniz?” Wabra: „Üzerinden çok zaman geçti. Sorgulamaya ilişkin hatırladığım bir şey yok, ayrıca bunun neden böyle olduğunu da bilmiyorum. (sesçil yazım)“ Weingarten: „Sorgulama yapıldığında mektubu alışınızın üzerinden 10 yıl geçmişti ve siz zarfın dahi nasıl göründüğünü biliyordunuz. Şimdi meselenin üzerinden 14 yıl geçti ve artık neredeyse hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bu son dört yıl içinde bir şeyler mi oldu?“ Wabra: „Zarfın görünüşüne dair bir açıklamam yok.“ Weingarten: „Bu son dört yıl içinde başınızdan bir kaza mı geçti? Uyuşturucu mu kullandınız? Ya da üzerinde durmaya değecek derecede alkol mü aldınız?“ Wabra: „Hayır.“ Weingarten: „O zaman açık açık sorayım: Şu an hatırlayamıyormuş gibi yapıyor olabilir misiniz? „Wabra: „Hayır.“ Weingarten: „Polisteyken gerçeği söylemeye çabaladınız mı?“ Wabra: „Evet.“ Weingarten: „Telefon görüşmesinde de mi?“ Wabra: „O konuya ilişkin çok bitkin olduğumu ve sağlığımın yerinde olmadığını belirtmiştim. Sürekli doğruyu söylemeye çalıştım; fakat o durumda aklımın yerinde olduğunu pek de söyleyemem.“ Weingarten: „Şunun açıklaması nedir: söylemek istemediğim halde ağzımdan bir şeyler kaçtı.“ Wabra: „Orada söz konusu olan kişi annemdi.“ Weingarten: „O halde söylemek istemediğiniz şeyler mi var? ” Wabra: „Hayır, annemin adını söylemekten bahsediyordum.“ (sesçil yazım” Weingarten: „Evet ama?“ Wabra: „Yani bu bağlamda…“ Wabra kısa bir süre susar sonra konuşmaya devam eder: “Polis benden isimler istiyordu. Ve ağzımdan annemin ismi çıktı, belki de sadece bir isim söyledim.” Weingarten: „Yani sorgulamada ya da telefon görüşmesinde bazı olguları saklamak gibi bir niyetiniz yoktu?“ Wabra: „Hayır.” Weingarten: „Sadece rahat bırakılmak için mi kimi isimler söylediniz ya da söyledikleriniz doğru muydu?” (sesçil yazım) Wabra: „Çok net bir değerlendirmede bulunamam; fakat polis üzerimde baskı kurduğu için böyle davranmışımdır.“ Weingarten: „Tamam, sayın tanık, lütfen bana hatırladığınız kadarıyla 2002 senesindeki arkadaşlarınızın isimlerini sayın.“ Wabra: „Hatırlayamıyorum.“ Weingarten: „Hiçbir arkadaşınızı mı? Hangisini hatırlıyorsunuz?“ Wabra: „Tek tek arkadaşlarımı mı sayayım?“ Weingarten: „Evet.“ Wabra: „Bunun manası ne?“ Weingarten: „Saymak istemiyor musunuz?“ Wabra: „Yo, bilmiyorum.“ Weingarten: „Yanıt vermeyi mi reddediyorsunuz yoksa soruya bir itirazınız mı var? Bu şartlar dahilinde bunun kimi sonuçları olacaktır.“
Tanık danışmanıyla bir şeyler fısıldaşır. [İzleyiciler kısmından bazılarının söylediklerine göre danışman Wabra’ya duyulabilir şekilde şunu söylemiştir: „Kısaca hatırlamadığınızı söyleyin.“] Wabra: „Kimlerle arkadaşlık ettiğimi bilmiyorum.“ Weingarten’ın tepkisi sert olur: „ 2002 senesinde kimlerin sizin arkadaşınız olduğunu söylememeniz gerektiğini size az önce danışmanınız mı söyledi?“ Wabra konuşmaz. Weingarten: „Derhal sorumu yanıtlayınız, üstelik gerçeğe uygun şekilde!“ Wabra: „Danışmanım arkadaşlarının kimler olduğunu artık bilmediğini söyle, dedi.„ Götzl, Gueinzius’a şöyle der: “Sayın tanık danışmanı, bir tanık danışmanı olarak gösterdiğiniz bu tavrınızın yasalara aykırı olduğu konusunda sizi uyarıyorum! Saat 13:30’a değin ara veriyoruz.“

Saat 13:35’te duruşmaya devam edilir. Weingarten: „§ 183 GVG’ye dayanarak, tanık danışmanının, tanığa 2002 senesine ait arkadaşlarının ismi ile ilgili soruya, hatırlamadığı yanıtını vermesi tavsiyesinde bulunmasının zapta geçirilmesi başvurusunda bulunuyorum. Burada danışmanın, tanığı yalan beyanda bulunmaya azmettirdiğine dair şüphe söz konusudur.“ Bunun dışında Weingarten, danışmanın sorgulamadan ihraç edilmesi başvurusunda bulunur. Götzl, cezai suçun tespitine dair dilekçenin reddedildiğini ilan eder. Cezai suçun tutanağa geçirilmesi ancak hadisenin mahkeme de hep birlikte algılanılması durumunda söz konusu olabilir. Buna müteakiben Götzl, tanık danışmanının sorgulamadan ihraç edildiği kararını ilan eder. Duruşma saat 15:11’de sona erer.

NSU-Nebenklage blogunun yorumu için: http://www.nsu-nebenklage.de/tr/2016/07/28/26-07-2016/