60. Duruşma Günü – 26 Kasım 2013

0

60. Duruşma gününde 2007 yılından beri Böhnhardt, Mundlos ve Zschäpe’nin çevresinin nasıl olduğu konuşuldu. Zwickau ’deki ’nin de ara sıra katıldığı “bodrum buluşmaları”na devamlı olarak katılmış bir kişi dinlendi. Ayrıca 2007’de yazındaki Fehmarn tatilinde üçlü ile tanışan ve izleyen yılllarda tatilde tekrar birara gelen dört tanık dinlendi.

Tanıklar

  • Armin Kr. (. Zwickau Frühlingsstraße’deki “bodrum buluşmaları”na katılan kişi)
  • Christian Mo. (Tatilden tanıdık)
  • Karin Mo. (Tatilden tanıdık)
  • Ursula Sch. (Tatilden tanıdık)
  • Wolfgang Sch. (Tatilden tanıdık)

Duruşma günü saat 9.48’de başladı. Müdahil davacı olarak Mustafa Turgut da hazır bulunuyordu.

Sorulara başlanmadan önce ilk olarak Zschäpe’nin savunma avukatı Heer birinci olarak, Mahkeme Başkanının Bilir Kişi Saß’ı, müvekkilinin rahatsızlık duymadan savunma avukatlarıyla sözlü iletişime geçmesine olanak sağlayacak yeni bir yere yerleştimesini ve ikinci olarak, Saß’ın duruşma aralarında gözlediklerini esas ittihaz etmemesi talimatını vermesini talep eden bir dilekçe sundu. Bilirkişi sadece iki metre uzaklıkta oturuyordu ve şu an oturduğu yerden sanığın savunma avukatları ile yaptğı görüşmeleri duyabilirdi. Oturma düzeni sanık ve savunma avukatları arasında olan korunma altındaki ilişkiyi ihlal etmeyecek şekilde olmalıydı. Saß mahkeme salonunu terketmediği sürece bakışları müvekilinin ve savunma avukatlarının üstünde oluyordu. Bilirkişi raporunu duruşmaki kısa aralar sırasında yazmaya devam edecekse, bu müvekkilini hücresine çekilmeye mecbur kılıyordu. Başsavcı Diemer kanıtlanmayan iddialar söz konusu olduğunu söyleyerek itiraz etti. Hakim kendisinin de yakında oturduğunu ve bir şey duymadığını söyledi. Götzl’ün ricası üzerine Saß bir arka sıraya geçti, dilekçenin diğer kısmı hakkında karar daha sonra verilecekti.

Tanık Armin Kr. Olaf B.‘nin Frühlingsstraße’deki bodrumunda gerçekleşen ve ara sıra Beate Zschäpe’nin de katıldığı sohbet grubuna dahildi (27. Duruşma Günü Tutanağı). Kr. erkek kardeşinin Zschäpe ile aynı binada oturduğunu söyledi. Bu sohbet grubunun çekirdeğini Olaf B., kendisi, kardeşi ve Bay Wi. diye biri oluşturuyordu. Kr. Zschäpe’nin ne zaman dahil olduğunu hatırlamıyordu. Zschäpe iyi bir insandı. Bir yaz mevsiminde aşağı inip onlarla oturup oturamayacağını sorduğu zaman binanın arka tarafında oturmuş bira içiyorlardı, sigara içmişti ve biraz bir şeyler anlatmıştı. Bazen haftada iki üç kez kendilerine katılmış, bazen de iki hafta hiç gelmemişti. Kendisi Olaf B. ile her gün bodrumdaydı. „Sonuçta“ aşağı yukarı 20 kişi bodrumda hazır bulunuyordu ama hepsi her zaman orada olmuyordu. Götzl’ün sorusu üzerine Kr. o zamanlar Zschäpe adını bilmediklerini söyledi, onu „Dienel“ [duyuldugu sekliyle]soyadıyla tanıyorlardı ama ona „Diddl Maus (Zıplayan Fare, çizgi roman karakteri)“ diyorlardı. Adını öğrenmiş olmalıydı ama artık hatırlamıyordu. Zschäpe „iki Uwe“yle beraber kardeşinin alt katındaki dairede oturuyordu. Zschäpe’yle ilk kontağı binanın arka tarafında gerçekleşmişti. Dairenin kapısında yazan isme dikkat etmemişti. Zschäpe her zaman nazik ve açık olmuştu, bazen sigara veya Piccolo Sekt (bir tür küçük şişe şampanya) içmişlerdi. Kendisinin evden çalıştığını anlatmıştı, ne olduğunu hatırlamıyordu, iki adam bir akraba için araba transferi yapıyordu. Saçları şimdikinden daha açık renkti, bazen açık bazen topluydu, gözlüklerini bazen takıyor bazen takmıyordu. Adamlar uzun boylu ve zayıflardı, ikisinin de saçları kısaydı ve giyimleri her zaman düzgündü. Üçünün de bisikletleri vardı. 28 veya 29 yaşlarında, iki küçük çocuğu, belki 6 yaşlarında iki erkek çocuğu, olan bir kadının onları ziyaret ettiğini görmüştü. Kr. Götzl’ün sorusu üzerine, Zschäpe’nin adamlardan birinin erkek arkadaşı olduğunu söylediğini ifade etti, ikisi de birbirine benzediği için hangisi olduğunu bilmiyordu. Üçü her yıl, Siedlerfest zamanında „iki, üç,dört“ haftalığına tatile gidiyordu. Bir defasında Baltık Denizine gitmişlerdi, sörf tahtalarını ve bisikletlerini beyaz bir VW minibüse yüklemişlerdi. Bildiği kadarıyla kendilerine ait bir araçları yoktu. Evin arka kısmında ara sıra farklı araçlar duruyordu sonra aldıkları yiyecekleri boşaltıyorlardı. Bir de karavan hatırlıyordu, yangından biraz önceydi. Yangın günü işten geldiğinde ev alevler içindeydi, Zschäpe’yi orada görmemişti. Götzl, Zschäpe’nin orada bulunup adamların bulunmadığı durumlar olup olmadığını sordu. Kr. iki adamın genellikle yolda olduklarını söyledi. Zschäpe bodruma geldiğinde adamlar orada olmuyordu. Bunu biliyordu çünkü O kendisi anlatmıştı. Zschäpe’nin iki kedisi vardı, orada olmadığı zamanlarda onlara yaşlı bir bayan bakıyordu. Götzl, Kr.‘nin ilk kontağın 2008’de gerçekleşmiş olduğunu söylediğini aktardı. Kr. ,bunun mümkün olduğunu, üçünün belki altı aydır orada yaşıyor bunun mümkün olduğunu söyledi. Kr. onun evde sigara içmediğini söylediğini hatırlıyordu. Götzl, poliste iki adamın kendileri tanıtıp tanıtmadığı sorusuna Kr.‘nin, en başlarda, bir defasında onların bir pizza ve 5 litrelik fıçı bira getirdikleri şeklinde cevap verdiğini aktardı. Kr. bunu doğruladı. Kr. ikisinin de kendilerini Uwe ismiyle tanıttıklarını söyledi. Götzl, onun poliste isimlerini mi soy isimlerini söylediklerini hatırlamadığını, erkek arkadaşın kendini Uwe olarak tanıtmış olabileceğini söylediğini aktardı. Kr. bununla Uwe’lerden birini kastetmişti ama hangisi olduğunu hatırlamıyordu. Götzl, onun üçlünün birbirleriyle ilişkisi konusunda, birinin erkek arkadaş ve diğerinin erkek arkadaşın kardeşi olduğunu söylediğini aktardı. Kr. bunu doğruladı. Kr. gösterileren fotoğraflarda Zschäpe, Mundlos ve Böhnhardt’ı dairede oturan kişiler olarak tanıdı. Götzl, Kr.‘nin kimin erkek arkadaş kimin kardeş olduğunu hiçbir zaman tam olarak anlamadığını söylemiş olduğunu aktardı. Kr. bunun hiç konu olmadığını ifade ederek söyleneni doğruladı. Ardından Götzl, onun, iki adamın amcaları için çalışıyor olması gerektiğini söylediğini aktardı, kadın da laptop ile bu amca için çalışıyor olmalıydı. Kr. bunu da doğruladı. Ardından karavan konuşulmaya başlandı. Kr. karavanı gördüğünü doğruladı, Fiat marka olduğunu hatırlıyordu, plakalardan biri Vogtland’a diğeri de Zwickau’ya aitti. Kr., bir ya da iki defa karavanın bir-iki günlüğüne yerinde olmadığına ve Zschäpe’nin orada olduğuna dair alıntıyı doğruladı. Karavanın daha sonra „televizyonda gösterildiği“ni gördüğüne dair alıntıyı da doğruladı, Voglandt plakası vardı. Müdahil Avukat Scharmer, Olaf B.‘nin bodrumunda özel fotoğraflar olup olmadığını öğrenmek istedi. Kr. televizyonun üstünde bir Hitler fotoğrafı olduğunu söyledi. Olaf B. Kr.‘nin erkek kardeşinin ölümünden sonra onun dairesini boşaltma işini üstlenmişti, fotoğraf „orada değerlendirilebilir olan tek şey“di. İnsan fotoğrafın orada durmasına ve onun hakkında konuşmamaya alışıyordu. İş, günlük şeyler ve benzeri genel konular hakkında konuşuluyordu, politika hakkında konuşulmuyordu. Kr. , Zschäpe’nin günlük yaşamı hakkında ne anlattığını hatırlayamıyordu. Avukat Langer’in sorusu üzerine Kr., bir defasında Zschäpe diğerlerinin çamaşırlarını asarken dairenin üç sakinini de gördüğünü doğruladı. Avukata „Sizin eşiniz de sizin çamaşırlarınızı asmaz mı yani?.“ dedi. Avukat Reinecke’nin sorusu üzerine Kr., Olaf B.‘nin Hitler fotoğrafının yanında kardeşinin dairesinden getirdiği üstünde „Stammtisch“ yazan bir küllüğün de bulunduğunu doğruladı. Reinecke, Kr.‘nin VW minibüse yüklenen sörf tahtalarından Baltık Denizine gidildiği sonucuna vardığını söyledi. Kr. denize gidildiği sonucuna vardığını, Baltık Denizinin bir tahmin olduğunu söyledi. Ardından Bilirkişi Saß soru sormaya başladı. Kr. üçünü sadece bisikletlerle yola çıkacakları zaman beraber gördüğünü söyledi. Üçü arasındaki ilişki hakkında bir şey söyleyemiyordu. Bodrum sohbetlerinde ahbapça, komşu gibi ve dost canlısı davranıyorlardı. Saß Zschäpe’nin canlı mı yoksa çekingen mi olduğunu sordu. Kr. „Normal“diye cevap verdi. Sorgulama saat 10.55’te sona erdi.

Aranın ardından tanık Christian Mo. yerini aldı. Mo. Uzun zamandan beri ailesi ile—eşi, oğlu, kızı ve kendisi—Fehmarn’da Wulfener Hals kamp alanında tatil yapıyor olduğunu söyledi. 2007’de üçü—Max, Gerri ve —karavanlarını kendilerininkinin yanına parketmişlerdi. Üçü onlara gelip Doppelkopf (bir kart oyunu) oynamak isteyip istemediklerini sormuşlardı. Teklifi reddetmeleri üzerine yandaki Sch. ailesinini karavanında kart oyununu oynamışlardı. Ama sonraki gün kendileri de onlarla sohbet etmişlerdi. Tanık Max ile sörf yapmaya gitmişti, Max sörf yapmayı yeni öğrenmişti. Sonraki yıl da aynı şekilde geçmişti. Kendisi ailesiyle orada her zaman üç hafta kalıyordu, onlar daha fazla kalıyorlardı, dört veya beş hafta kadar. Bazen bu süre iki hafta, hatta bazen üç hafta aşılıyordu. Sonraki yıllar, 2011’e kadar aynı şekilde geçmişti. Ancak yaz tatilleri arasında hiç kontak kurmamışlardı. Üçü nazik, cana yakın ve yardımsever kişilerdi. Max „yani Bay Mundlos“ ve Zschäpe „yani Lise“ çok konuşkanlardı, Böhnhardt daha çok suskundu. Üçü kendilerinden fazla bahsetmemişti. En fazla DDR’deki (*Eski Demokratik Almanya Cumhuriyeti) yaşam hakkında konuşmuşlardı, bu kendisinin, Mo.‘nun, özellikle ilgisini çekmişti. Kediler hakkında, Mundlos’un bilgisayar delisi olduğu ve dağ bisikleti sürmekten hoşlandıkları hakkında konuşmuşlardı. Mo. „Aslında daha sonra, onlar hakkında ne gerçeketen ne kadar az şey bildiğimize şaşırmıştık.“ dedi. Politika hakkında konuşmamışlardı. Üçünün işleri hakkında sadece tahminlerde bulunmuşlardı, Mundlos bir EDV (Elektronik Bilgi İşlem) dükkanında, Böhnhardt bir araç kiralama servisinde çalışıyordu veya araç nakli yapıyordu, Zschäpe’nin ne yaptığı hakkında aslında bir şey bilmiyorlardı. Bu kadar uzun tatil yapabilmeleri onları şaşırtmıştı, Böhnhardt kendisinin parçalıdan daha çok kesintisiz tatil tatil yapma imkanı olduğunu söylemişti. Mo. tatilden tanıdıklara çok detay sorulmayacağını, rahatlamak icin orada olduklarını söyledi. Böhnhardt teknik konularla ilgiliydi, motorlu bir lastik botu vardı, onunla meşgul oluyordu. Üçünün birbirleriyle ilişkisi konusunda Mo., üçünün beraber tatil yapan arkadaşlar olduklarını düşündüklerini söyledi. Farklı evlerde yaşadıklarını düşünmüşlerdi. Bir defasında üçünün „ezelden beri“ birbirlerini tanıdıkları konuşulmuştu. Zschäpe’nin adamlardan biri ile ilişkisi olduğu belirgin değildi, tanık „Üçü bir takımdı“ dedi. Götzl üçlü ile tatildeki buluşmaların ayarlanmış olup olmadıklarını sordu. Üçünün her zaman Aşağı Saksonya Eyaleti yaz tatilllerinde geldiklerini söyledi. Karavanlari uzun zaman önce kayıt ettirmek gerekiyordu, dolayısıyla sonraki yıl tekrar ne zaman gideceklerini biliyorlardı. Bunu elbette haber veriyorlardı. Mo. üçünün çocuklarla iyi anlaştıklarını söyledi. Üçünün Zwickau’da yaşadıklarını öğrenmişlerdi, partnerleri olup olmadığı konuşulmamıştı. Mundlos’tan, babasının profesör olduğunu ve engelli bir erkek kardeşi olduğunu öğrenmişti. Götzl’ün sorusu üzerine Mo., onların gerçek isimlerini medyadan öğrendiklerini söyledi. Lise „Eminger“ ismini söylemişti, Gerrri „Holger Gerlach“ veya „Gerland“ ismini söylemişti. Max’ın soyadını bilmiyordu. Mo. devam ederek „Onlar hakkında aslında ne kadar az şey bildiğimizi öğrendiğimizde gerçekten şok olmuştuk.“dedi. Mo. onlarla „yabancılar“ konusunu hiç konuşmadıklarını söyledi. Götzl Mo.‘nun onların nasıl ödeme yaptıklarını görüp görmediğini sordu. Mo. bir defasında Max ile beraber bir sörf tahtası ve yelken aldıklarını ve Max’ın nakit ödediğini söyledi. Bunu farketmişti çünkü kendisi yüksek meblağları her zaman kredi kartı ile ödüyordu. Bunun dışında yanlarında, lastik bot gibi „normal tatil eşyaları“ vardı. Dağ bisikletleri de yanlarındaydı. Bunlardan başka evde, spor yapmak için kullanmak üzere daha kaliteli bisikletleri olduğunu söylemişlerdi. Bir defasında bit Touran, bir defasında bir VW taşıyıcı ile gelmişlerdi, bunun kiralık olduğu söylenmişti, üstünde „Zwickau Araba Kiralama Servisi“ yazıyordu. Mo., Böhnhardt’ın dövmeleri hakkındaki soruya „ürkütücü bir şeydi, bir kurukafanın üstünde çelik bir miğfer“ şeklinde cevap verdi. Böhnhardt bununla ilgili olarak gençlik günahlarından bahsetmişti. Bir zaman dövmelerin üzeri başkaları ile kapatılmıştı. Ardından Mo.‘ya fotoğraflar gösterildi. Mo. Mundlos ile Zschäpe’yi tanıdı ve Böhnhardt’ı „Gerri“ olarak tanıdı. Mo. Sch ailesinin uzun yıllardır kamp alanında tatil yaptığını, onlarla randevulaştıklarını, çocukların aynı yaşlarda olduklarını söyledi. Mo. onlara bir defasında içinde Bratwurstları (bir tür ızgara sosis) olan bir paket geldiğini doğruladı. Paketin üstünde gönderen adı ve adresi yoktu. Mo., Lise’den Max ve Lise’nin beraber okula gitmiş olduklarını öğrendiğini doğruladı. Götzl, Mo.‘nun Zschäpe’nin 2011 Haziran/Temmuz aylarında saçlarını arkadan bağlı tuttuğunu ama bazen de açık bıraktığını ve bunun yıllar boyu hiç hemen hemen hiç değişmeden kalmış olduğunu söylediğini aktardı, tanık bunu doğruladı. Max’tan, meslek eğitiminden sonra yüksek eğitim aldığını ve babasının DDR’da bilgisayar mühendisi olduğunu öğrenmişti. Götzl’ün sorusu üzerine Mo. Max ve Gerri’nin sportmen olduklarını söyledi. Tanık, onların sonraki sörf noktasına 15 kilometre yürüdüklerini ve memleketlerinde 140 kilometrelik bisiklet turları yaptıklarını anlattıklarını doğruladı. Mo., Lise’nin bisikletinde bir sepet olduğunu, bisikletin arkasında özel bir taşıyıcı hatırlamadığını söyledi. Üçünde en azından bir laptop vardı, laptopta oynadıkları „Kim milyoner olmak ister?“ gibi oyunlar da vardı. Max ve Gerri hiç içki içmiyorlar veya çok az içiyorlardı, Lise „ara sıra bir bardak şarap içiyordu“. Mo. üçünün bir Saksonya veya Thüringen diyalekti ile konuştuklarını söyledi. Mo. siyah VW Touran’ın Gerri’ye ait olduğunun söylendiğini ifade etti. Gerri dövmesini sadece plajda gösteriyordu, bunun dışında dövme açıkta değildi. Götzl ödeme şekillerini ve her birinde para olup olmadığını sordu. Mo. sadece sörf tahtası için yapılan ödemeyi hatırladığını söyledi. Götzl, Mo.‘nun poliste para idaresini Lise’nin yaptığı izlenimi edinmiş olduğunu söylediğini aktardı. Mo. öyle olabileceğini, hatırlamadığını söyledi. Mo. üçünün ayrıca Sch. ve Su. Aileleriyle de iletşimi olduğunu ifade etti. Ardından Götzl bir dalış kazasını sordu. Mo. bunun kendileri gelmeden bir veya iki gün önce gerçekleşmiş olduğunu, iki çocuğun öldüğünü söyledi. Götzl, Mo.‘nun üçünün çekingen davrandıklarının dikkatini çektiğini söylediğini aktardı. Mo. oraya polis geldiği için böyle düşünmüş olabileceğini ifade etti. Soru üzerine Mo. Mundlos ya da Böhnhardt’ın solak olduğunu söyledi. Bir defasında üçünün belki Pelzerhaken’da tatil yapacakları ve kendilerinin de, Mo.‘ların, belki orada tatil yapabilecekleri konuşma konusu olmuştu. Müdahil Avukat Basay’ın sorusu üzerine Mo., aracı her zaman Gerri’nin kullandığı cevabını verdi. O her zaman çok dikkatli araba kullanıyordu, bunun için neden olarak şoförlük mesleği icabı ehliyetine her zaman ihtiyacı olmasını göstermişti. Avukat Daimagüler * Değişimin (duvarın yıkılışının ardından gelen süreç) ardından ortaya çıkan aşırı sağcılığın konuşma konusu olup olmadığını sordu, Mo. buna olumsuz cevap verdi. Üçünden birinin sinirli ya da gergin olduğu izlenimini edinmemişti. Avukat Langer üçüne yapılan bir ziyaretin dikkatini çekip çekmediğini sordu, Mo. soruya olumsuz cevap verdi. Avukat Reinecke’nin sorusu üzerine Mo., kendilerinin üçü ile her tatilde komşu olduklarını söyledi. Alanın bir köşesinde sekiz kiralık karavan bulunuyordu, üçünün bir moto karavanı yoktu. Karavanların kirası günlük 110 ve 120 avro şeklindeydi. Ardından Zschäpe’nin Savunma Avukatı Stahl soru sormaya başladı. Mo. 9 Kasım 2011 tarihindeki sorgulamayı hatırladığını ancak her ayrıntıyı hatırlamadığını söyledi. Bunu imzalamışlardı ve tutanağa da göz gezdirilmişti. Stahl söylenenlerin kelimesi kelimesine tutanağa geçip geçmediğini sordu. Mo. „ksım, kısım“ bunun böyle olduğunu tahmin ettiğini söyledi. Stahl Mo.‘nun kullandığı „soru üzerine“ ve „şu açıklamaları yapabilirim ki“ ifadelerini öne sürdü. Mo. bunun kayıtsız şartsız kendi metni olmadığını, anlam olarrak tutanağa geçirilmiş olabileceğini söyledi. Stahl sorgulamada beş buçuk sayfa boyunca hiç soru görülmediğini söyledi. Götzl iddianın yanlış olduğunu, soruların bulunduğunu ifade etti. Mo. polisin „prensip olarak her şeyi“ öğrenmek istediğini ve her şeyin en azından anlam olarak yazılmış olduğunu söyledi. Ardından Stahl para idaresi konusunu sordu. Mo. yalnız sörf yelkenini hatırladığını, sorgulama sırasında hafızasının daha iyi işlemiş olabileceğini söyledi. Bir defasında üçüyle beraber yemeğe gitmişlerdi. Kendileri açısından, duruma göre bazen kendisinin bazen eşinin hesap ödediğini söyledi. Sörf malzemeleri için parayı Max kendi cüzdanından almıştı. Önce Zschäpe’nin sorup sormadığını hatırlamıyordu. Avukat Sturm, Mo.‘nun Zschäpe tarafından Max veya Gerri’ye para verilip verilmediğine dair bir şey hatırlayıp hatırlamadığını sordu. Mo. buna olumsuz cevap verdi. Bilirkişi Saß’ın sorusu üzerine Mo., üçünün arasında arkadaşça ve candan bir ilişki olduğunu söyledi, bir kavga yaşandığını görmemişti. Kızı bir defasında onlarla bir lunaparka gitmişti. Zschäpe ile daha yakın bir ilişki olduğuna dair bir işaret görmemişti Sorgulamanın ardından saat 13.45’e kadar öğle arası verildi.

Sonraki tanık, Christian Mo.‘nun eşi Karin Mo.‘ydu. O da, Böhnhardt’ı „Gerri“, Mundlos’u “Max“ ve Zschäpe’yi „Lise“ olarak, 2007’de kamp alanında tanımış olduklarını anlattı. Kendilerine, Gerri’nin teslimat şöförü olarak çalıştığı ve bu yüzden sadece beş haftalık toplu tatil alabildiği söylenmişti. Max bilgisayarlar hakkında geniş bilgiye sahipti, onun bir bilgisayar dükkanında çalıştığına inandırılmışlardı. Her zaman Lise’nin satış alanında çalıştığını düşünmüşlerdi. Üçü arkadaş olduklarını söylemişti, iki adam tail yolculuğuna çıkarken her zaman en son Lise’yi alıyordu. Tanık,“Bu yüzden bizde, üçünün farklı evlerde yaşadıkları izlenimi oluştu.“dedi. Üçü onların, Mo.‘ların, sonraki yıl için kamp alanı rezervasyonlarının nasıl olduğunu sormuştu ve kendilerinin önceden orada olacaklarıni veya hemen sonra geleceklerini söylemişlerdi. Mo. beraber yaptıkları çeşitli aktiviteleri anlattı: mangal, plajda badminton oynamak. Bir defasında üçü ile Aldi’ye alışverişe gitmişlerdi. Onlara kendilerine şehirden bir şey getirip getiremeyeceklerini de sormuşlardı. Zschäpe her zaman „ev eknomisini yöneten kişiydi“, „delikanlılara annelik ediyordu.“ Gerri tamirat işlerine yatkındı, tanık „Bir vida veya bir şey eksik olsa, onda bulmak mümkündü.“dedi. Mangal işini de Gerri üzerine almıştı. Max daha çok sportmen bir tipti. Parayı Zschäpe idare ediyordu, bu çok açıktı. Yemekte hesabı ödemişti ve üçü kendilerine bir şey getirdiğinde, Mo. parayı her zaman ona veriyordu. Zschäpe parayı nakit ödüyordu. Götzl erkeklerde nakit para olup olmadığını sordu. Mo. bu konuda bir şey söyleyemeyeceğini ifade etti. Zschäpe’nin cüzdanında „kağıt paralar“ olduğunu görmüşlerdi ancak miktarını bilemiyorlardı. Üçü, erkeklerin tatil kasasına para koyduklarını ve parayı Zschäpe’nin idare ettiğini söylemişti. Üçünün çocuklarla arkadaşça ilişkileri vardı. Oğulları bilgisayarlar yüzünden Max’a yakınlık duymuştu, kızları ise daha çok Lise ve Gerri’ye. Üçü onlara karşı eşit şekilde cana yakın, arkadaşça ve nazik davranmışlardı. Gerri ara sıra bir ara alıyor ve botla denize açılıyordu. Bazen saatlerce dışarıda kalıyordu, o zaman Zschäpe huzursuzlanıyordu. Birbirlerine karşı nazik ve arkadaşça davranıyorlardı. Zschäpe’nin biri ya diğeriyle beraber olduğunu tahmin etmek mümkün değildi. Aralarında gerginlik yaşandığını görmemişti. Zschäpe büyükanne ve babasının yanında büyüdüğünü söylemişti. Bir defasında Max’ın son anda tatile gelmeyeceğini bildiren bir kız arkadaşı ve Gerri’nin seyahat acentasında çalışan ve yazın tatil yapması mümkün olmayan bir kız arkadaşı olduğu konuşulmuştu. Zschäpe çocukları olan bir erkek arkadaştan bahsetmişti. Mo. kendisinin Zschäpe ile kediler hakkında fikir alışverişi yaptığını anlattı. Götzl’ün sorusu üzerine Mo., hem Max’ın hem de Gerri’nin solak olduklarını, bunu Badminton oynarken farkettiğini söyledi. Tatil dışında iletişim kurulmamıştı, bir defasında kendilerine içinde Thüringen Bratwurstları (*sosis) olan bir paket gelmişti, üstündeki adres uydurmaydı. Kendilerinde Zschäpe’nin cep telefonu numarasu vardı, bir defasında aramışlardı ve telefonu Gerri açmıştı. Bu onları şaşırtmıştı ama Lise’nin Gerri’yi ziyaret ettiğini düşünmüşlerdi. Mo. da kendisine gösterilen fotoğraflarda Böhnhardt, Mundlos ve Zschäpe’yi tanıdı. Devamında Götzl sorgulamadan, tatillerin tam tarihlerini aktardı. Mo. aslında onların her zaman kendilerinden önce orada olduklarını söyledi. Mo. soru üzerine, Gerri’nin bacağında ve kolunun üst kısmında dövmeler olduğunu hatırladığı cevabını verdi. Bunların çiçek dizileri ve bir kafatası olduklarını doğruladı. Gerri ile ilgili bunun dışında, onun dışarıya çıkık kulakları dikkatini çekmişti. Götzl Mo.‘nun, Zschäpe’nin hesap ödediğini ne sıklıkta gördüğünü öğrenmek istedi. Mo. yemeğe gittiklerinde veya alışverişte hesabı Zschäpe’nin ödediğini söyledi, para ondaydı. Götzl, tanığın sorgulamada Zschäpe’nin içinde 400-500 avro olan dolu cüzdanından bahsettiğini aktardı. Mo. bunun mümkün olduğunu söyledi. Üçü her zaman spor giyiniyordu, Zschäpe’nin giyimi „şık spor“du. Karin Mo. da bir zaman, Gerri’nin adının aslında „Holger Gerlach“ veya „Gerland“ olduğunu öğrendiklerini söyledi. Mo., Zschäpe’nin ayrıca bir alt karın ameliyatı geçirdiğini de anlattığını da ifade etti. Götzl, tanığın Zschäpe’nin tam zamanlı çalıştığını söylediğini anlatmış olduğunu aktardı. Mo. bunu doğruladı, şık giysilerinden dolayı Zschäpe’nin tekstil alanında çalıştığını düşünmüştü. Sözü geçen Pelzerhaken’daki tatil evine eşiyle beraber bir gözatmışlardı ancak kendilerine çok büyük gelmişti. Kendisine gösterilen, bir güvenlik kamerasından alınmış fotoğraflarda sadece birinin solak olduğunu görebilmişti, bundan başka bir görmek mümkün değildi. Mo. Gerri’de bir gece görüş aracı olduğunu doğruladı. Böhnhardt, Mundlos ve Zschäpe’nin kim olduklarını ayırdettikleri zamanın sorulması üzerine Mo., tarihin 2011 olduğunu söyledi, oğlu okuldan eve gelmiş ve cep telefonunda internetten alınmış fotoğrafları göstermişti, fotoğraflarda Lise görülüyordu. Mo. Avukat Stahl’ın sorusu üzerine, aynı gün Hameln’e, polise gittiklerini, onların kendileriyle ne yapacaklarını bilemediklerini anlattı. Sonrasında Thüringen’li memurlar tarafından sorgulanmışlardı. Stahl, sorgulama memurlarının sorgulamanın arkaplanını kendilerine bildirip bildirmediğini sordu. Mo. buna olumsuz cevap verdi, polise kendileri gitmişti. Mo., eşi ve Sch.‘ler ile üçüne dair izlenimleri hakkında konuştuğunu anlattı.

Ödemelerin sıklığı ile ilgili olarak, bir defasında Wulfener Hals’taki “Seeblick”e yemeğe gittiklerini, bunun dışında alışverişten getirilenler için yapılan olduğunu anlattı. Üçü dışarıda yemeyi pek sevmiyordu, genellikle mangal yapıyordu. Stahl, para idaresini Zschäpe’nin yürüttüğü fikrinin Mo.’nun kafasında yemek sırasında mı netleştiğini sordu. Mo. üçünün bir defasında, erkeklerin kasaya para koyduklarını ve Zschäpe’nin bunu idare ettiğini anlattığını söyledi. Katkılar hakkında somut olarak konuşulmamıştı. Kendisi Gerri‘nin ve Max’ın hesap ödediğini hiç görmemişti. Stahl tekrar, parayı Zschäpe’nin idare ettiği fikrine nasıl vardığını sordu. Götzl ve müdahiller sorunun zaten cevaplandığına işaret ettiler. Stahl sorunun can sıkıcı olduğunu bildiğini söyledi, „ancak söylenen resme uymuyordu“. Soruyu tekrarladı. Götzl tekrar itiraz etti. Stahl’ın sorusu üzerine Mo., Zschäpe’nin alışverişten kendisine mangal eti veya sebze getirdiğini söyledi. Mo. Avukat Sturm’un sorusuna üçünün çoğunlukla beraber alıverişe gittigi, bazen Gerri ve Lise‘nin alışverişe gittikleri şeklinde cevap verdi. Sturm Mo.‘ya, onun poliste üçünden birinin para çektiğini hiç görmediğini ama Zschäpe’nin cüzdanının her zaman „dolu“ olduğunu söylediğini, hatırlattı. Mo. kamp alanında para çekecek bir yer bulunmadığını söyledi. Mo. ancak şehre alışverişe gittiklerinde para çekebilecek olduklarını söyledi. Kendisi iki-üç defa üçüyle alışverişe gitmişti. Sturm bir defasında Mo.‘nun kızına bir DVD verilip verilmediğini sordu. Mo. buna olumsuz cevap verdi. Zschäpe ve savunma avukatları kısa bir süre görüştüler, ardından başka soruları olmadığını bildirdiler. Müdahil Avukatlar tarafından Mo.‘ya kızının bir ifadesi hatırlatıldı, buna göre Gerri bir defasında ona nasıl bomba yapılacağını anlatmıştı, bunu gençlik günahı olarak anlatmıştı ve kimyasal maddeler hakkında konuşmuştu; bunun kullanılıp kullanılmadığı konu olmamıştı, Gerrri sadece caka satmıştı. Mo. bunun hakkında bir şey bilmediğini söyledi. Prof. Saß üçünün grup içindeki konumlarının aynı olup olmadığını sordu. Mo. üçünün eşit konumda olduğunu söylebileceğini ifade etti. Spor söz konusu olduğunda Gerri, tamirat söz konusu olduğunda Gerri daha yetkindi, bunun dışında eşitlerdi. Avukat Erdal’ın sorusu üzerine Mo., bir hiyerarşi değil eşit konumlar gözlemlediğini söyledi. Sturm’un sorusu üzerine Mo., bu konuya dair veya başka konulardaki tartışmalara şahit olmadığını söyledi. Sorgulama saat 14.44’te sona erdi.

Sonraki tanık Ursula Sch.‘ydi. Sch. de, üçü ile Doppelkopf oyunu oynarken kamp alanında tanıştıklarını anlattı. „Lise Eminger“, “ “Max” , “Holger Gerlach” için „Gerri“ isimlerini telaffuz etti. Sorgulama sürecinde sonradan bu isimler Zschäpe, Mundlos, Böhnhardt isimleri ile eşleştirilmişti. Ona Zwickau’dan geldiklerini ve okul zamanlarından beri tanıştıklarını anlatmışlardı. Max kendisinin bilgisayar uzmanı olduğunu yani kendisininkine benzeyen bir alanda çalıştığını söylemişti. Gerri amcasının yanında bir tür nakliyat veta kiralama şirketinde teslimat şoförü olarak çalışıyordu. Lise hakkında ise, evebeveynlerinin yanında çalıştığını ve iki kedisi olduğunu hatırlıyordu. Poliste ifade vermişlerdi çünkü eşi intertteki fotoğraflarda „Lise“yi görmüştü. Su. Ailesi ile buluşmuşlardı, sonra eşi Bayan Su. ile beraber polise gitmişti. Eşi bundan önce avukata da uğramıştı. Sch. üçüyle tatil dışında da görüştüklerini söyledi. Bir kaç defa üçü onları evde ziyaret etmişti. İlkinde evde sadece çocuklar vardı. Bir defasında üçü direk olarak Baltık Denizinden gelmişti ama Fehmarn’dan değil, Pelzerhaken veya benzeri bir yerden gelmişlerdi. Üçüncü defa, büyük kızlarının 2009’daki 17. Yaş gününde gerçekleşmişti. O zaman üçü evlerinde kalmıştı, Lise küçük kızı ile beraber yatmıştı ve erkekler bodrumda yatmıştı. Böyle bir durum olmuştu çünkü, kızının doğum günü Ağustos’un sonundaydı ve üçünü, Mo. ve Su. ailelerini tatildeyken davet etmişlerdi. Üçü arkadaş canlısı ve sempatikti, en fazla iletişim Lise ile kurulmuştu. Bazen Lise ile bazen de yalnız bisiklet turları yapmıştı. Ayrıca ikisinin de tedarik işleriyle ilgileniyor olmaları nedeniyle de kontakları olmuştu. Max çok spor yapıyordu ve bilgisayar dergileri ve laptop ile meşgul oluyordu. Gerri sakin, daha çok içine kapanık biriydi. Tamirat işlerinden anlıyordu. Sık sık motorlu lastik botuyla geziyordu, asıl şöför oydu. Küçük kızı, 2007’de 13 yaşındaydı, sık sık onunla beraber bot ile açılıyordu. Kızı çok konuşmazdı ve Gerri, kendisi de benzer biri olduğu için bunu kabul etmişti. Üçü çocuklarla, ebeveyn olarak kendileri dahil olmadan da çok şey yapıyordu. Lise sık sık kızlarla sohbet ediyordu, konu asıl olarak okul ve büyümek hakkındaydı. Üçü birbirleriyle uyumlu olduklarına dair bir izlenim bırakmışlardı ve aralarında açık bir rol dağılımı vardı. Lise ve Gerri’nin içten bir tutumu vardı, bu vücut temaslarında kendini iyice gösteriyordu. Ödemelerle ilgili olarak Sch., kendisinin sık sık Lise ile alışverişe gittiğini, onun içinde çok sayıda kağıt para olan büyük bir cüzdanı olduğunu gördüğünü anlattı. Asıl olarak nakit ödeme yapıyordu. Dikkat çekiciydi ama kamp alanında nakit para alışılmadık bir şey değildi. Aile ilişkileri ile ilgili olarak Sch., Lise’nin her zaman hiç kardeşi olmadığını söylediğini, ama kendisinin ailesiyle beraber onların şirketinde çalıştığını anladığını söyledi. Gerri’nin söylediğine göre, amcası araçları tatil için ona vermişti. Üçü Sch.‘nin evinde bulunduğu bir defasında, Hannover’de yaşayan bir arkadaşları olduğu ve oradan sonra onu da ziyaret etmek istedikleri konuşulmuştu. Sch. üçünün kıyafetleriyle ilgili olarak, spor giyinmiş olduklarını söyledi. Gerri’nin iki dövmesi vardı, biri kolunun üst kısmında ve diğeri baldırındaydı. Baldırında çelik miğferli bir kafatası bulunuyordu, bu 2011’de çiçek dizileri ile kapatılmıştı. Üçü ile hiç politika konuşmamışlardı. Max bir defasında, DDR zamanında çok aptal işler yaptığını, bunun için üniversite okuyamadığını, sadece bir eğitim yaptığını söylemişti. Sınırın açılmasından sonra, tekrar okumayı düşünmüştü ama bunu yapmamıştı.

Sch. Götzl’ün sorusu üzerine küçük kızının bu konu hakkında konuşmayı hiç istemediğini söyledi. Hepsi oldukça şok içindelerdi, ama daha önce bunlara işaret eden hiçbir şey olmamıştı. Küçük kızının Lise ile gerçekten iyi bir ilişkisi olmuştu. Kızı ve üçü, oyunlar oynamışlardı, sinemaya gitmişlerdi, badminton oynamışlardı. Kendileri her zaman yaz tatilinin ilk haftalarında orada oluyorlardı, her zaman önceki yaz rezervasyon yaptırılıyordu, bunun için üçü tatillerini bu zamana denk gelecek şekilde ayarlıyordu. Bir yıl Max kız arkadaşını getirmek istediğini söylemişti ama sonra bu gerçekleşmemişti. Sch. kendilerinde üçünün hiçbir adresi olmadığını ama Lise’nin cep telefonu numarası olduğunu söyledi. Ayrıca eşinde Max’ın e-posta adresi vardı ve kendisi onunla iletişim kuruyordu. Tatil tarihlerini belirlemek için bir kaç defa onları aramışlardı. Üçüne hiçbir zaman adres sormamışlardı çünkü bunun istenmediğine dair bir izlenim edinmişlerdi. Kendilerine içinde DDR ürünleri olan bir paket gelmişti, üstünde bir uydurma adres vardı, „Fehrmarn, auf dem Deich“ (*Ferhramarn, Baraj üstü) gibi bir şeydi. Sch. bir yıl, onların Danimarka’dan feribotla Puttgarden’a gelecek bir tanıdıkla buluşmak istediklerini söyledi. Ama daha sonra Kiel’de olduklarını söylemişlerdi. Su. Ailesi onların, Sch.‘lerin çok iyi arkadaşlarıydı, onlar da bir yıl Fehrmarn’da bulunmuşlardı ve üçü ile tanışmışlardı. Götzl hatırlatması üzerine Sch. 2011’de gerçekleşen bir telefon konuşmasını anlattı, Lise kendisinin yaralandığı ama doktora gitmediği bir bisiklet kazasından bahsetmişti. Ardından Götzl, Sch.‘nin Zschäpe’yi yardımsever, sahip çıkan ve „para yöneticisi“ bir kişi olarak tanımladığını hatırlattı. Sch., Zschäpe’nin bazen Sch.‘lerin de çamaşırlarını yıkadığını, çocukları sinemaya götürdüğünü ve bütün grubun yiyeceği yemekle ilgilendiğini söyledi. Sch. kendisine göre her zaman Zschäpe‘nin ödeme yaptığını söyledi, örneğin „Hansa-Park“ta, ve alışverişle her zaman o ödüyordu. „Bir ortak kasa olduğu“ belliydi. Sch., Max’ın kendini eğitmiş olduğuna ve bunu paylaşması gerektigine dair savı doğruladı. Gerri’nin yanında her tür alet edevat vardı, hatta karavandaki rafları o yapmıştı. Ama daha çok dinleyen bir tipti, ona gerçekten yaklaşmak zordu. „Hansa-Park“ yolunda kendisi arkada Gerri ile oturmuştu, o zaman trafik kurallarına çok dikkat ettiğini farketmişti. Götzl, tanığın poliste Geri’nin nerede ne olduğunu sıkı sıkı sorduğunu, „çek ettiğini“ söylediğini hatırlattı. Sch. şu anda bunu tam olarak hatırlayamadığını söyledi. Ardından dalış kazasını anlattı. 2009, 2010 yıllarıydı. İki çocuk suya dalmış ve tekrar su yüzüne çıkmamıştı. Zschäpe ile beraber çocuklardan birinin annesini karavanına götürmüşlerdi. Bunu yapacaklarını polise bildirmislerdi, Lise de oradaydı. Daha sonra basın olayı anlatacak birini aramıştı. O zaman üçü kendi karavanlarına gitmişti, ama Mo. Ailesi de karavanlarına dönmüştü.

Müdahil Avukat „bomba üretimi“ hakkında konuşulup konuşulmadığını sordu. Sch. kızının böyle bir ifade verdiği şeklinde cevap verdi. Sch. hatırladığına göre, kızının en azından Gerri ile konuştuğunu ve onun kızına patlayıcı madde ile nasıl bomba yapılacağını anlatmış olması gerektiğini söyledi. Sonrasında kızı bunun tamamen kimya olduğunu ve internette bulunabileceğini söylemişti. Bliwier, Sch.‘nin kızının, Max’ın kendisine barut ile nasıl bomba yapılacağını anlattığını, konuya nasıl gelindiğini hatırlamadığını söylediğini hatırlattı. Sch. bunun isimlerle uyuşmadığını söyledi. Prof. Saß’ın sorusu üzerine Sch., kendilerinin onlarla gerginlik yaşamadıklarını, üçü arasında beki sörf malzemelerinin ücreti hakkında ara sıra tartışma yaşanmış olabileceğini söyledi. Prof. Saß’ın sorusu üzerine Sch., grup içindeki ağırlığın tamamen eşit olduğunu ifade etti. Savunma Avukatı Sturm, kızına hiç DVD hediye edilip edilmediğini sordu. Sch. pakette tatilden kareler içeren bir DVD olduğunu söyledi. Sturm’un sorusu üzerine Sch., “Grey’s Anatomy“ dizisinden bölümler içeren bir DVD hakkında bilgisi olmadığını ama kızının ve Lise’nin bu dizi hakkında konuştuklarını anlattı. Müdahil Avukat Dierbach, Sch.‘nin sörf malzemlerine dair tartışmayı ayrıntılandırmasını talep etti. Sch.biraz durakladıktan sonra, bunun Max ve Lise arasındaki, bunların satın alınmasının gerekli olup olmadığına dair bir tartışma olduğunu, Max’ın bunu gerekli bulduğunu ve normal bir tartışma yaşandığını anlattı. Avukat Stahl, bunun parayı kimin ödeyeceği hakkında bir tartışma olup olmadığını sordu. Konu bu değildi, konu bunların gerekli olup olmadığıydı, kendisi de gerekli olup olmama konusunun arkadaşlar ve partnerler arasında tartışılmasını normal buluyordu.

Bir aradan sonra saat 16.34’te bugün için son tanıkların dinlenmesine devam edildi. Tanık Ursula Sch.‘nin eşi Wolfgang Sch.‘ydi. O da 2007’de karavan komşuları ile doppelkopf oyunu (kart oyunu) oynarken tanıştığını anlattı. Max ile yelken sporu yapmaya gittiğini, Max’ın sörfe yeni başladığını ve beraber mangal yaptıklarını anlattı. Beraber yaptıkları tatil üç hafta kadar oluyordu, bazen bunu en fazla bir hafta kadar aşıyordu. 2008 yılında onlar tekrar oradaydı ve izleyen yıl sonraki tatil tarihlerini ayarlamak için telefon konuşması yapılmıştı. Arayan genellikle Gerri oluyordu. Wolfgang Sch. tatiller arasında Max ile e-posta kontağını devam ettirdiğini çünkü Max’ın „bilgisayar donanımı onarımında „ uzman olduğunu söyledi. Sch. ardından üçünün ziyaretlerinden bahsetti. Üçünün onların evinde kaldığı kızının doğum gününü anlattı ve üçünün haber vermeden geldiklerini, en azından iki defasında evde olmadıklarını söyledi. Bir defasında üçü, tatildeyken satın aldıkları ama arabadan üçünün yanına sığmayan bir şezlongu teslim almıştı. 2011’de gelmeleri tamamen sürpriz olmuştu. Baltık Denizine gideceklerini ve Hannover’den bir arkadaşlarını alacaklarını söylemişlerdi. Sch. üçüyle ilişkilerinin „biraz da güven ile şekillenmiş“ olduğunu söyledi. Sch., Max ile bir çok defa sohbet etmişti ancak yüzeysel konularda sohbetlerdi bunlar. Götzl’ün sorusu üzerine Sch., üçüne, çocukları Herri ile motorlu bota binmeye gönderecek kadar güvediklerini söyledi. Üçünün çocuklar ile çok kişisel ve yakın bir ilişkileri vardı, her zaman “Siedler von Catan” oyununu oynuyorlardı. Üçünün tartışıklarını söyleyemiyordu,“Kendileri hakkında çizdikleri resme göre yaşıyorlardı. Tatili beraber geçiren üç arkadaş.“ diye ekledi. Götzl, üçü içinde birbirleriyle daha yakın bir ilişkisi olan birileri bulunup bulunmadığınu sordu. Sch. bunun kendisini ilgilendirmediğini ve bunu söyleyemeceğini ifade etti. Okul zamanından beri birbirlerini tanıdıklarını söylemişlerdi, bu böyle kabul edilmişti. Lise’nin ailesinin bahçecilik işinde çalıştığı konuşulmuştu. Lise „Eminger“ soyadını, Gerri „Holger Gerlach“ ismini telaffuz etmişti, Max’ı ise sadece „Max“ olarak tanımıştı. 2011’in sonunda Mo. Ailesi aramışti ve internete bakmalarını söylemişti. Orada üçünün resmini görmüştü. Tanık „Bunu aklım almamıştı“dedi. Ardından Peine’ye, polise gitmişti ve durumu bildirmişti. Götzl’ün sorusu üzerine Sch. , „Lise“nin Bayan Zschäpe olduğunu, Max’ın kim olduğunu bilmediğini, fotoğrafları görmesi gerektiğini söyledi. Sch. ardından kendilerine gelen paketten bahsetti, bu „küçük bir şaka“ydı. Üçü ile sohbet ederlerken, bunun yaş farkını gösterdiğini, eskiden batı paketlerinin doğuya gönderildiğini söylemişlerdi. Üçü, o halde bir „Ostpaket“ (*Eski Doğu Almanya ürünlerini içeren paket) alacaklarını söylemiş ve ardından, hatırladığına göre 2008’de böyle bir paket kendilerine gelmişti. Tanık, paketin içindekiler hakkında „bizim batıda sahip olmadığımız şeyler“ dedi. Paketin üstünde uydurulmuş bir gönderen ismi vardı, „saçma bir şey“di, ama kimden geldiği belliydi. Sch. büyük kızının Kasım 2011’den sonra olaydan dolayı bir defa psikolojik yardım aldığını söyledi. Tabii konuyu çocuklarla konuşmuşlardı. Tanık “Çok büyük hayal krıklığına uğramıştık. Aynı zamanda aldatılmıştık.“ dedi. Basın da onların etrafını kuşatmıştı.

Ardından konu üçünün ödemeleri nasıl yaptığına geldi. Sch. kendi anladığı kadarıyla Lise’nin kasayı idare ettiğini; nakit ödeme yapıldığını söyledi. Erkeklerden birinin para ödediği sadece bir defayı hatırlıyordu. Max ile beraber şehre gitmişti ve ikisi de büfeden döner almışlardı. Sonrasında aldıkları oyun kartlarını yine kendi,Sch., ödemişti. Beraber şinitzel yemişlerdi, ama orada Lise hesap ödemişti, ayrıca „Seeblick“ restoranına gittiklerini hatırlıyordu. Üçünün kendi, Sch.‘lerin, adresine nasıl ulaştıklarını bilmiyordu. Max ile son e-posta yazışmalarının kopyasını polise vermişti. Götzl bunun 13 Ekim’de olduğunu hatırlattı. Max’ın kız arkadaşının sorulması üzerine Sch. „Geriye bakıldığında bunu iyi tasarladıklarını söylemek lazım.“dedi. Bir yıl Max kız arkadaşını getirmek istemişti, ancak sonra bu gerçekleşmemişti çünkü ayrılmışlardı. Bu hikayenin gerçekçi olmasına hizmet etmesi için anlatılmış olmalıydı. Üçünün birbirlerinden ayrı evlerde yaşadıklarını düşünmüşlerdi. İki adamın tatil yolculuğu için Lise’yi aldıkları ama araba dolduğu için Lise’nin ayakkabılarına yer kalmadığı konuşulmuştu. Çocuklar ve Zschäpe arasında direk kontakt olup olmadığını bilmiyordu, ama öyle olsaydı cocukların bunu kendilerine söyleyeceğini sanıyordu. Götzl’ün sorusu üzerine Sch., üçünün bir defasında bir kamera kaybettiklerini anlattı. Bunun üzerine huzursuz olmuşlardı. „Aptallık“ı kimin yaptığını bilmiyordu ama Lise’nin suçlandığını sanıyordu. Politika hakkında hiç konuşmamışlardı. Sch. gösterilen fotoğraflarda Mundlos‘u “Max”, Zschäpe’yi “Lise” ve Böhnhardt‘ı “Gerri“ olarak tanıdı. Avukat Stahl, Sch.‘nin sorgulamasında Gerri’nin ilk yıl bir lastik bot aldığını ve kendisinin, Sch.‘nin, bunun değerinin 2000 [?] avro olduğunu tahmin ettiğimi anlattığını söyledi. Sch. bunun bir tahmin olduğunu,botun daha ilk yıl yanlarında olduğunu; botu kimin aldığını bilmediğini söyledi. Tanık „Eğer bir şeye sahipseniz, onu sizin aldığınızı düşünürüm. Günlük hayatta varolan bir düşünme biçimidir bu.“dedi.

Sorgulama saat 17.17’de sona erdi.

Ardından Avukat Stahl tatil tanıdıklarının ifadelerine dair bir açıklama yaptı. Stahl, Federal Savcılığın, Zschäpe’nin eylemlerden gelen ganimeti ve dışarıda yapılan harcamaları idare etme görevi yaptığı tezini sadece tatil tanıdıklarının ifadelerine dayandırdığını söyledi. Bugünkü sorgulamada, yiyecek temini ve beraber yenen yemeklerin hesabının ödenmesi için, „gençlerin“ para koydukları bir tatil kasası olduğu konuşulmuştu. Erkeklerin nakit paraya ulaşımı söz konusuydu, ortak kasaya para konulması ve sörf malzemeleri ile lastik botun satın alınması bunu gösteriyordu. Avukat Bliwier karşılık vererek, kendisinin bu ifadeleri, NSU teröristlerinin sahte isimlerle Baltık Denizi kıyısında „güzel, mutlu bir dünya“ sahneledikleri ve üçünün kesinlikle eşit oldukları şeklinde algıladığını açıkladı. Ardından Bliwier Yüksek Mahkeme Kuruluna, bomba yapımıyla ilgili ifadeler nedeniyle tanıklar Mo.‘yu ve Sch.‘yi (kız evlat) çağırmayı planlayıp planlamadıklarını sordu. Avukat Reinecke, Avukat Stahl’ın açıklamasının Böhnhardt‘ı ve Mundlos’u tatil kasasına para koymak için yasal kaynaklara sahipmiş gibi gösterdiğini söyledi. Ayrıca üstünde Zschäpe’nin imzası olan kamp alanı kayıtları söz konusuydu. Avukat Pınar konuya devam ederek, tanık Julieane Sch.‘nin sorgulamada onun cüzdanında 500 avro gördüğünü söylediğini ekledi.

Bunu çok sayıda müdahil davacının Brigitte Börnhardt’ın ifadelerine dair açıklaması izledi (57. ve 58. Duruşma Günleri), açıklamayı Avukat Daimagüler okudu (metin şöyle): Tanığın oğluyla ilgili ifadeleri oğlunun gidişatını dış etkilere dayandırmakta ve nedenleri oğlunda aramamaktadır. Ayrıca oğlunun Neonazi camiasına katılma nedenini de dış etkilere bağlamıştır. İfadelerden, sözü geçen „fareli köyün kavalcılarının“ Jena’da oğlunun yakın çevresinde olduğu ve özellikle Ralf Wohlleben, André K. ve Mundlos ile ilintisi olduğu anlaşılmaktadır. Tanık oğlunun aşırı sağ camiaya katılma kararını kendi iradesiyle almasının ve bunun sıkı sıkıya bağlı olduğu dünya görüşüyle uyumlu olmasının da söz konusu olmadığını ifade etmiştir. Ancak bu durumda, Uwe Böhnhardt ebeveynlerinin bütün desteğine rağmen ideolojisinden uzaklaşmamıştır. Uwe Böhnhardt yetişkin hayatına başladığından beri bir neonazi olmuş ve başka bir şey olmak istmemiştir. Tanık Zschäpe ile ilgili olarak, onun „sağlıklı, normal derecede bir kendine güveni olduğunu ve üçü arasındaki ilişkinin „eşit olduğunu“ söylemiştir. 5 Kasım 2011’de gelen telefon, üçünün en kötü durumda nasıl hareket edeceklerine dair bir plan hazırladıklarını gösteriyor, böyle bir plan sadece birbirlerine güvenen ve birbirlerini eşit gören kişiler tarafindan hazırlanabilir . Tanık kaçaklarla iletişimi olan başka insanlardan bahsetmiştir. Tanığın kendisinden iki defa para teslim alan, „hoş, genç adam“ı , tanımak istemediğini unutmamak gerekir. Tanığın korumacı tavrı onu –isteyerek veya istemeyerek- objektif olarak doğru olmayan ve eksik ifade vermeye itmiştir. İfadeler bir defa daha, NSU’ya yardım eden grubun ve onlara yardım edenler grubunun, müdahil davacılar çevresinde tahmin edilenden çok daha büyük olduğunu göstermiştir. Ayrıca üçlünün silahlandığının olaya katılanlar tarafından önceden bilindiği ortaya çıkmıştır. Uwe Böhnhardt’ın daha 1997’nin sonunda hapis cezasına hazırlanıyor durumdadır ancak tanık özellikle heyecanlandıldığından bahsetmemiştir. Oğlu hapisten aşırı derecede korkuyorduysa, üçlünün Böhnhardt’ın uzun bir hapis cezası çekmesi gerektiğini bildiği halde, garajda patlatılmaya hazır boru bomba imal etmesi açıklanabilir bir şey değildir. Bu şu sonuca varılmasına yol açmaktadır; üçlü yeraltına inmeyi uzun zamandır planlamış ve boru bombalarını yanlarına almış olmalıdır. Tanık üçünün teslim olmayı istediklerini ve dairelerin „teklifin geri çekilmesi“ nedeniyle bunu engellediğini iddia etmiştir. Ancak, anlatılanlar çok genel ifadeler dışında üçünün samimiyetle teslim olmak istedilerini gösteren hiçbir somut ipucu sunmamıştır.

Ardından Yüksek Federal Savcı Weingarten ‘in savunmasının Anayasayı Koruma Dairesi çalışanı “Sebastian Egerton”un çağrılmasını talep eden dilekçesi ile ilgili bir açıklama yaptı ( 57. Duruşma Günü Tutanağı). Weingarten dilekçenin bir delil dilekçesi olmadığını, bir delil hedefi ile ilgili bir tebliğ olduğunu söyledi. Burada bir kısmı *dış geçeklere („baska benler“/„fremdpsychische Zustände“) dair değerlendirmeler bulunuyordu. Hangi dış gerçeklere ulaşılmasının beklendiği konusu ucu açık bırakılmıştı. Özel olarak elverişli bilgi kaynakları iddianamede bildirilmişti. Tanığın daha iyi bilgi kaynaklarına sahip olduğuna dair işaretler açık değildi. Wolleben’in savunma avukatı kendi açıklmasını yapmaktan vazgeçti.

Duruşma Günü saat 17.37’de sona erdi.

NSU Müdahil Davacıları“ bloğunda 60. Duruşma Günün ile ilgili olarak yapılan değerlendirme:

„Tatil tanışlarının sorgulanması sadece Beate Zschäpe’nin Böhnhardt ve Mundlos ile eşit bir ilişki içinde olduğunu değil, grup içindeki görev dağılımı çerçevesinde para idaresi görevini yaptığını da göstemiştir. Bunlar, üçünün de kılığa bürünme işini gayet profesyonel ve belli bir biçimde tasarladıklarını ortaya koymuştur.(…) Tanık sorgulamaları tekrar, Beate Zschäpe’nin NSU’nun tam bir üyesi olduğuna ve eylemlerin herbirinde bilinçli olarak etkin bir rol oynadığına dair önemli kanıtlar sunmuştur.“

*baska benler (fremdpsychische Zustände) bkz. Rudolf Carnap teorisi