62. Duruşma Günü – 28 Kasım 2013

0

Bugünkü duruşma gününde Beate Zschäpe’nin kuzeni Stefan A.‘ya, özellikle Jena neonazi camiası hakkında olmak üzere çok sayıda soru soruldu. Sonunda Yüksek Mahkeme Kurulu bir çok müdahil avukat tarafından sunulan, Anayasayı Koruma Dairesi memuru Andreas Te.’nin soruşturma dosyalarının tamamının getirilmesi ile ilgili dilekçeyi tamamıyla reddetti.

Tanık:

  • Stefan A. (Zschäpe’nin kuzeni)

Duruşma saat 9.56’da başladı. Yoklamadan sonra müdahil avukat Axel Hoffmann, Stefan A.’nın önceki gün ara verilen sorgulamasına [tutanak 61]devam etti. Hoffman öncelikle kendisinin getirdiği resimlerden birinin projeksiyon makinasıyla gösterilmesini sağladı. Fotoğrafta, yanmakta olan bir ateşin önünde siyah-beyaz-kırmızı bir bayrak ve “Hitler selamı” adı verilen selamı vermekte olan en azından sekiz neonazi görülüyordu. Tanığa dönerek, kendisinin orada bulunup bulunmadığını ve bulunduysa fotoğtan kimleri tanıdığını sordu. Tanık bunun, kendisinin de katıldığı tepede haç yakma olduğunu söyledi. Fotoğrafta , André K..,Ronny We., Uwe Böhnhardt ve kahverengi ceketli olan Holger G.’yi görüyordu, diğerlerini tanımıyordu. Avukat Hoffmann’ın “Hitler selamı” denen selama göndermede bulunması üzerine Stefan A., “Geç olmuştu, kutlama havasına girilmişti ve sadece öyle bir poz vermek istenmişti” dedi ve Hitler selamı cezaya tabi olduğu için üç parmak ileri sürülerek selam verilmiş olabileceğini söyledi. Avukat Hoffmann tanığın mektuplarında Thomas St.’ye selam gönderdiğinden bahsetti. Thomas St.’yi yakından mı tanıyordu? Tanık onunla hapisten çıktıktan kısa bir süre sonra tanışmıştı, daha sonra kontak kopmuştu. Chemnitz’de aşırı sağ müzikler satan bir dükkan var mıydı? Stefan A. öyle hatırladığını söyledi, Bay La. tarafından işletiliyordu. Avukat Hoffman’ın sarfettiği “PC-Records” anahtar kelimesi kendisine bir şey ifade etmiyordu. Thomas St.’nin ve Henrik La.’nın Chemnitz’deki Blood & Honour’a veya „Skinheads 88“e dahil olup olmadığını da bilmiyordu. Thomas St.’nin neden hapse girdiğini ve bunun Uwe Böhnhardt ve Uwe ile beraber aldığı bir cezaya dayanıp dayanmadığını bilmiyordu.

Müdahil Avukat Sebastian Scharmer tanığa bir çok defa reddetmiş olduğu “polis memurları ile” olası “özel kontaklarını” sordu. Polis spor derneğinde sadece “balık tutmak” için bulunmuştu, sadece derneğin yıllık toplantısında memurlar ile iletişimi olmuştu. André K., Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt und Beate Zschäpe hiçbir zaman dernekte bulunmamışlardı, son üçü o sırada zaten kaçaklardı. Stefan A. Scharmer’in, o dönemde polisin düşman olarak görülüp görülmediği sorusuna olumlu cevap verdi. „Skinheadfraktion“u ve „Scheitelfraktion“u arasında bir fark olmadığını da doğruladı.

Müdahil Avukat Yavuz Narin, Thomas St. konusunun üstüne gitti ve Mundlos, Böhnhardt ve Zschäpe ile onu kendisinin mi tanıştırdığını sordu. Stefan. A buna olumsuz cevap verdi, Mundlos Thomas St.’yi zaten önceden tanıyordu. Narin ona, kontağı kendisinin sağladığını söyleyen tanık sorgulmasını hatırlattıktan sonra bile bu ifadesinde ısrarlı olmaya devam etti. Narin’in onun Saksonya’da Thomas St.’nin çevresinden, Blood & Honour’a dahil olan başka kişiler tanıyıp tanımadığına dair sorusunna, Stefan A. olumsuz cevap verdi. Saksonya’dan Baden-Württemberg’e taşınan aşırı sağ müzik camiası hakkında da bir şey bilmiyordu. Narin’in sorusu üzerine, bir doğum günü partisinde tanıştığı Ludwigsburg’tan “El” adlı kişiyi hatırladığını söyledi. Onun “üçlü” ile olan kontağı hakkında bilgisi yoktu. Narin’in sorduğu Gr. veya “Mucke” diye birini tanımıyordu. Buna karşılık “”yi duymuştu ama grubun üyelerini tanımıyordu. Narin Henrik La.’nın Mundlos’la ilişkisinin nasıl olduğunu öğrenmek istedi. Stefan A. bunun yerine, daha çok Fr. [Matthias] ile kontağı olduğu şeklinde cevap verdi. Ancak onun da “üçlü” ile olan kontağını bilmiyordu ve Sch. ile “yıllardır” iletşimi olmamıştı. Kendisinin camiadan ayrıldığı yılı hatırlayamıyordu, on yıl önceki polis spor derneğine üyeliğinden önce olmalıydı, “aksi takdirde beni asla almazlardı” dedi. Aşırı sağ camia ile güncel kontaklarını ara sıra ve “arkadaşlık bazında” olarak tanımlayabilirdi, ancak camianın kendisi ile bir ilgisi yoktu. Şu anki politik tutumu “normal”di. Avukat Narin, Zschäpe’nin annesi ile bozuşmasının nedeninin Zschäpe’nin bir partneri olup olamayacağını sordu. Stefan A. söz konusu Peter’i tanımadığı halde öyle olduğunu tahmin edebileceğini söyledi. Adam Zschäpe’den yaşlı olmalıydı.

Avukat Narin’in onun ve Zschäpe’nin büyükannesinin, mali problemleri olup olmadığı sorusu üzerine Avukat Heer itiraz etti. Avukat Narin bununla ilgili olarak kendisinin getirdiği bir bilgisayar ekranı görüntüsünün projeksiyon ile gösterilmesini sağladı. Ekranda tanığın facebook hesabı görülüyordu, Avukat Narin bunu tarinini 2013 olduğunu söyledi. Stefan A. tarafından, altında „Geld für die Oma statt für Sinti und Roma“ (“Sinti ve Romanlar yerine Büyükannelere Para”—*Roma ve ve Oma sözcükleri ile kelime oyunu yapılıyor) yazan Roman karşıtı bir resim [ Watch’ın notu: 2013’te seçim kampanyasındaki ünlü NPD ilanlarından biri] ile beraber gönderilmişti. Bunu kendisinin gönderip göndermediği sorusu üzerine Stefan A., bunun olanaklı olduğunu, “bunda kötü bir şey olmadığını” ve “bunun sadece sembolik olduğunu” söyledi. O halde tanığın bu temsil ile ilişilendirdiği şey neydi? Stefan A. soruya gönülsüzce cevap vererek “Bilmiyorum. Bu bana gönderilmişti bende başkalarına gönderdim” dedi. Tanık, kendi facebook hesabında bulunduğu halde, Narin’in getirdiği ikinci ekran görüntüsünü [özellikle altında “Alman olmak suç değildir! Alman ve gururlu” yazan bir başlık görülüyordu] kabul etmek istemedi. Bunu yerine, Facebook üzerinden Jena aşırı sağ camiası ile olan kontağını da sürdüğünü kabul etti, ama bunun “politika ile bir ilgisi” yoktu.

Avukat Narin söz komusu aşırı sağ camia hakkında bazı detaylara girmeye başladı. Tanık “Vergeltung” (*Misilleme) adlı grubun üyelerinin Blood & Honour ağına veya “Hammerskins”e dahil olup olmadıklarına dair soruyu, bunu bilmediği şeklinde yanıtladı, ancak dün de yaptığı gibi grubun bazı üylerinin adlarını saydı: Ronny We., , Enrico diye biri—soyadını bilmiyordu—ve “Borstel” diye biri. Narin’in Roy E. ismini öne sürmesi üzerine bu kişiyi de tanıdığını söyledi. Onunla Facebook’ta da arkadaştı. Narin tarafından telaffuz edilen NSBM [National Socialist Black Metal] kısaltması kendisine bir şey ifade etmiyordu. Narin’in sorusu üzerine, Christian Sch. ile çocuk yuvasına gittiğini ama onunla iletişimi olmadığını söyledi. Kendisi Facebook’a onun hiçbir resmini koymamıştı ve onun bir NSBM markası altında faaliyet yürüttüğünü bilmiyordu. Avukat Yavuz Narin’in Thüringer Blood & Honour lideri Marcel D. hakkındaki sorusuna karşılık Stefan A., bu ismin kendisine bir şey ifade etmediğini söyledi, bunun üzerine Hakim Manfred Götzl’den ihtiyatlı bir eleştiri geldi: “Devamlı olarak ilgilendiğiniz şeyi sormayın, bunu size önceden söylüyorum”. Avukat Narin yine de, “Absurd”adlı grup ve onun vokalisti Hendrik Möbus hakkında sorularını sormaya devam etti. Tanık, ikisini de tanımadığını söyledi, aynısı Narin bahsettiği Markus Fr. İçin de geçerliydi.

Müdahil Avukat Langer tanığın yeraltına inme süreci ve 4 Kasım 2011 tarihi arasında Beate Zschäpe, Uwe Mundlos veya Uwe Böhnhardt’ı görmüş olup olmadığını sordu, Stefan A. buna olumsuz cevap verdi. Üçünün bir defasında Nürnberg’te David Fe.’yi ziyaret ettiklerini biliyor muydu? Tanık bunu bilmiyordu ve buna sanmıyordu. Avukat Langer ve Hakim Götzl Stefan A.’ya polis sorgulamasında verdiği ifadede kullandığı “sanıyorum ki, Beate iki Uwe’nin de ilk kız arkadaşıydı” cümlesinin ne anlama geldiğini sordular. A. ikisini de daha önce hiçbir kadınla görmemiş olduğunu için böyle bir düşünmüş olduğunu söyledi.

Avukat Heer ile sanıkların savunma avukatları sorularını sormaya başladılar. Heer tanığın polis tarafından sorgulanmasının nasıl gerçekleştiğini sordu. Stefan A. Federal Kriminal Dairesinin (BKA) onu aradığını ve polise gelmesi gerektiğini bildirdiğini söyledi. Ne hakkında ifade vermeye çağrılıyordu? Stefan A. “Bir olay hakkında”dedi. Hatırlamıyordu. BKA kendisi için Mallorca’dan bir uçuş ve bir otel odası ayarlamıştı, uçuş gününü hatırlamıyordu. Ne zaman yola çıktığını da hatırlamıyordu ama Avukat Heer’in terkar sorsu üzerine ifade vermeden üç gün önce yolculuk etmiş olabileceğini söyledi. Avukat Heer tanıktan ifadesinin alınması sürecini anlatmasını istedi. İki memur önüne fotoğraflar koymuştu ve 20 defa aynı soruyu sormuşlardı “saatlerce aynı soruyu”dedi. Sorgulamanın yerini ve zamanını BKA’nın ebeveynlerine gönderdiği mektuptan öğrenmişti, sabah saatinde Jena’daki polis merkezinde yapılacaktı. Avukat Heer sorgulamanın başlangıcını tam olarak anlatmasını istedi, Stefan A. bunu parça parça hatırlıyordu. Durumu gözönünün önünde canlandıramıyordu, konuşmanın başında orada not alan birinin hazır olup olmadığını hatırlamıyordu. Daha sonra bir kadın bilgisayar ile tutanak tutmuştu. Önce hatırlayamadığı bayan BKA memurunun ismini, La.’yı, Avukat Heer’in telaffuz etmesi üzerine doğruladı. Ona bir şeyler mi anlattırılmıştı yoksa kısa sorular mı sorulmuştu? Tanık sorgulamanın devamıyla ilgili bir şey hatırlamıyordu. Avukat Heer, sorgulama tutanağının başalangıcında göze çarpan “özel çocuk yuvası” kelimesiyle ilgilendi. Stefan A. doğrulayarak, “Nasıl büyüdüğümü sordular.”dedi. Sorgulamanın başlangıcı hakkında başka bir şey hatırlamıyordu. Stefan A. Avukat Heer’in “size kahve ikram edilmiş olabilir” örneğini kabul etti ve bratwurst (*sosis) ve meyve suyu ikram edildiğini söyledi. Heer’in çok sayıda sorusuna rağmen tanık sorgulamanın başlangıcında konuşulanların içeriğine dair başka bir şey söylemedi.

Hakim Götzl, Avukat Heer’in talebi üzerine 20 dakika ara verdi. Saat 11.23’te duruşma tekrar başladı. Avukat Heer’in Leipzig Havalalanından ifade vermeye nasıl gittiği ve nerede gecelediği hakkındaki sorularına A. cevap veremiyordu. O zamana kadar üç defa Almanya’da bulunmuştu ve ya Leipzig’te gecelemiş ya da trenle direk olarak Jena’ya gitmişti, şu anda bunlardan hangisini yaptığını hatırlayamıyordu. Davaya konu olan suç unsurunun kendisine söylenip söylenmediğini, BKA’nın kendisine cep telefonundan nerede ulaştığını da hatırlamıyordu. Tanık telefonda konuşulanları hatırlamıyordu. Aynı şekilde, telefon konuşması ile Jena’da ifade vermesi arasında ne kadar zaman geçtiğini de söyleyemiyordu. Seyahati hakkında iş arkadaşlarıyla mutlaka konuşmuş olmalıydı ama o tarihte nerede çalıştığını hatırlayamıyordu. Heer sorgulamanın başlangıcı hakkındaki sorularına “Size konunun kuzininize karşı açılan olduğu söylenmiş miydi?” sorusunu da ekledi. Stefan A. soruya “Hatırlayamıyorum.” diyerek cevap verdi. Avukat Heer’in isteği üzerine Stefan A., dünkü [tutanak 60]sarf ettiği “On saat boyunca beni ikna etmeye çalıştılar.” cümlesini ayrıntılandırdı: “Sıra degistirerek sürekli olarak aynı soruları soran ve resimleri gösteren iki adam, insanın orada kafası karışıyor.” dedi. Dün sarf ettiği “polis zırvalayıp durdu” cümlesini de ayrıntılandırdı: “Demek istediğim metaforikti, her on cümlenin ardından bir soru, sadece yeniden formüle edilerek, soruluyordu.”. Hangi soruda—A.’nın anlattığı şekliyle—tekrar terkar André K.’nın veya Wohlleben’in adlarının geçtiğini hatırlamıyordu. Tanık, Avukat Heer’in, A.’nın tutanağa geçirilen ifadelerinde sık sık okuduğunu belirttiği “Üçlü” kelimesini kesinlikle kullanmadığını söyledi.

Zschäpe’nin avukatı sözü aldı ve öncelikle Jena gençlik kulübü „Winzerclub“’ü sordu. Tanık o zamanlar öğleden sonraları oraya gidiyor, bira içiyor, sohbet ediyor ve kart oynuyordu. Her gün sarhoş oluyordu—her gün değilse de—sık sık sarhoş oluyordu. Böyle zamanlarda “durumu göre(…)on, 15,20” yarım litrelik bira içiyordu. “Winzerclub” yaklaşık 15’e 6 metrelik bir odaydı, otuz ya da otuzdan az sayıda kişi kapasitesi vardı. Avukat Sturm’un sorusu üzerine tanık, orada “kulüp kadrosunda” çalışan iki kişiyi hatırladı, tanığın ifadesine göre bu kişiler içeceklerin yanında yiyecek de satıyorlar ve temizlik yapıyorlardı. “Winzerclub”te arada sırada Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt ile karşılaşıyordu, Uwe Mundlos’un kulübü önceden biliyor olup olmadığından haberdar değildi. Orada Böhnhardt ya da Mundlos’tan çok kuzini ile karşılaşıyordu. Ralf Wohlleben de “sık sık orada”ydı, André Ka.’nın uğramış olup olmadığını hatırlamıyordu. Avukat Sturm’un sorduğu, kuzininin 1990-1992 yılları arasındaki erkek arkadaşını da hatırlamıyordu. Kuzinini sık sık bu Matthias Fr. ile görüyor muydu? Bazen, çok sık değil. Hatırladığı kadarıyla bir defasında bu arkadaşını eve de getirmişti. Kuzinin ve Uwe Mundlos’un çift olduklarını ilk defa ne zaman farkettiğini hatırlamıyordu, kendisi için önemli değildi. A. “Beraber bir şeyler yapıyorduk ama 24 saat birbirimize yapışık değildik. Herkesin kendi hayatı vardı.” dedi. Örneğin kendisinin müdavimi olduğu lokali vardı, “adı Steinbachklause’ydi” dedi. Bir ABM (*İşsizliği Önlemek için Yaratılan İş) sürecinde “genellikle her gün” oraya gitmişti ve orada alkol almıştı. Bu yüzden o dönemde gençlik kulübüne daha az bulunmuştu.

Avukat Sturm o zamanlar partiler için nasıl randevulaştıklarını ve konserlerin olacağını nereden öğrendiklerini sordu. Stefan A. genellikle bunların gerçekleşmelerinden kısa süre önce konuşulup kararlaştırıldıklarını söyledi. Mekanı kimim bildirdiğini ve bununla ilgili sabit bir sistem bulunup bulunmadığını bilmiyordu. Avukat Sturm’un gençlik kulübünde yalnız aşırı sağçı kişilerin mi bulunduğu sorusuna Stefan A. üç defa tekrarladığı “hayır” ile olumsuz cevap verdi. Onları ilgilendiren bir sey olmadığı için aşırı sağcı içerikli konuşmalar kulüpte “daha az” gerçekleşiyor, bunlar “açık havada” yapılıyordu. Avukat Sturm’un olası “sabit buluşma alan[lar]ı” konusundaki sorusuna olmusuz cevap verdi. Söz sahibi olan biri yoktu “herkes eşit kabul ediliyor”du. Aşırı sağa dair konular söz konusu olduğunda “kendi aralarında” konuşuluyordu, “buluşup yabancılar hakkında fikir alışverişinde bulunmuyorduk.”dedi.

Avukat Sturm, Stefan A. Uwe Mundlos ile beraber yolda yürürken, Mundlos’un pastanede oturan bir kadının suratına bir parça turta fırlattığı olay hakkında konuşmaya başladı. İnsanlardan hiçbir tepki gelmemişti, pasajda başka insanlar vardı, Stefan A. hiç kimsenin öfkelendiğini hatırlamıyordu. Sonra öylece oradan ayrılmışlardı, koşmamışlardı. Avukat Sturm, Jena’dan başka kimlerle kontağı olduğunu sordu. Stefan A. bir çok kişiyle kontağı olduğunu söyledi, “ama hepsi aşırı sağ camiadan değil” diye ekledi. Avukat Sturm sorusunu açarak, Facebook’a koyduğu değil düzenli olarak gördüğü kişilerden bahsettiğini söyledi. Stefan A. “Aslında böyle kimse yok, ara sıra (…) Facebook’ta yazışıyoruz.” dedi. Avukat Sturm, onun Leipzig’de kaldığı son üç defayı sordu. Stefan A. bir defa ifade vermeye gideceği iin orada kaldığını söyledi, diğerleriyle ilgili sorular üzerine, Mayıs 2013’te Stern TV’de ve iki ay öncesinde MDR televizyonunda yer aldığını söyledi, tam olarak hatırlamıyordu. Şubatta ifade vermesinden önce, dört yıl boyunca kesinlikle Almanya’da bulunmamıştı. Büyükannesiyle her zaman telefonlaşmaya çalışıyordu, bazen parası ancak yetiyordu. Avukat Sturm, Şubat 2012’de ifade vermek için geldiğinde arkadaşlarıyla buluşup buluşmadığını öğrenmek istedi, Stefan A. soruya olumsuz cevap verdi. Sadece bir arkadaşıyla iletişimi olmuştu, Thorsten Vr., olasılıkla ifade vermesinden sonra onunla restoranda buluşmuştu. 23 Şubat’taki sorgulamasından önce, 21 ve 22 Şubat akşamlarını nerede geçirmişti? Stefan A. 21 Şubat’ta Jena’ya ebeveynlerine ve büyükannesine gittiğini söyledi. Soru üzerine Stefan A., sorgulamadan önceki akşam “kesinlikle bir şeyler içmiş”ti, çünkü birayı her zaman içiyordu. Avukat Sturm isnat edilen suçlardan nasıl haberi olduğunu öğrenmek istedi. Stefan A. bir kısmını medyada yazılan ve söylenenlerden öğrendiğini ifade etti. Şubat 2012’deki sorgulamadan önce kuzininin neyle suçlandığını biliyor muydu? Tanık buna cevap veremiyordu ve sustu; sonra gelen kuzinin bugün neyle suçlandığını bilip bilmediğine dair soru karşısında da önce sustu, iki sorunun ardından “on cinayetle ve bir terörist örgüt kurmakla” dedi. Avukat Sturm “sorgulamanın başlangıcında”tanıkla bu konu hakkında konuşulup konuşulmadığını öğrenmek istedi. Tanık yine hatırlayamadığını belirtti. Konuşmasına izin verilip verilmediğini veya sözünün kesilip kesilmedigini hatırlamıyordu. Avukat Sturm tanığa polise vediği ifadelerden, özellikle polis memurlarının ”Aşırı sağ camiayla hiçbir ilginizin olmadığını söylüyorsunuz ancak ’Fred Perry’ kazağı ve ‘Thor Steinar’ ceketi giyiyorsunuz” şeklindeki suçlamaları aktardı. Stefan A. bugün, bunların o tarihte sahip olduğu tek kış giysileri olduklarını söyleyerek kendini savundu. Avukat Sturm o dönemde yapılan bu sorgulamadan devamından alıntılar yapmaya devam etti: “Bu kazağı Mallorca’da herkes giyiyor” veya “bu ceketi on yıl önce almıştım” ve “bunlar Madley’den olabilir”. Avukat Sturm’un, özellikle ceketi nereden aldığının sorulup sorulmadığı gibi sorularla konuyu didiklemesi üzerine Hakim Götzl ve Avukat Sturm arasında, Götzl’ün avukata yönlendirici sorular sorduğu suçlamasını yönelltiği bir tartışma yaşandı. Avukat konuyla ilgili olarak Stefan A.‘nın o tarihteki ifadelerinden alıntılar yaptı: “Şefin adını hatırlamıyorum. Sch. de dükkanda çalışıyordu Sch. dazlak camiasına dahildi (…) İkisinde de silah olup olmadığını bilmiyorum.” Stefan A. mevzunun ne olduğunu hatırlıyor olup olmadığı konusundaki soruya olumsuz cevap verdi.

Avukat Sturm müvekkiliyle danışma görüşmesi yapmak istediğinden, Götzl soru sorma hakkını geçici oalrak Ralf Wohlleben’in savunma avukatı Schneiders’e verdi. Avukat öncelikle, tanığın verdiği ifadede “B ve H”ye dair kayıtlara geçenleri sordu. Stefan A.’nın uzun süreli sessizliğinin ardından Schneiders söz konusu pasajı okudu: “Bunu elbette biliyorum ama camiayla bir ilgim yok ve camiaya dahil olanları da tanımıyorum.” Buna karşılık Stefan A. şimdi “B ve H”nin kendisine bir şey ifade etmediğini söylüyordu. Schneiders konuyla ilgili olarak kastedilenin “B, H ve ‘ve’ işareti (*&)” olduğunu söyledi. Stefan A. “Blood and Honour?” diye sordu. Cevap olumluydu, ardından kendisine konunun sorulması üzerine, söz konusu cevabın tamamen o zamanki tepkisi olması gerektiğni söyledi. Stefan A., Jena’da B&H’ye dahil olan kişiler bulunup bulunmadığı konusundaki soruya cevap veremiyordu. Kendini B&H ile tanımlayan kimseyi tanımıyordu. Schneiders’ın dazlak camiasında, tanığın tanımadığı Jena dazlaklarından oldukları farkedilir kişiler bulunup bulunmadığı hakkındaki sorusu ile ilgili Götzl, bunun “zor bir soru” olduğu yorumunu yaptı, talihsiz soruyu yeniden formüle etme çabalarının ardından Avukat Schneiders sorusunu geri çekti.

Jena’yla ilgili başka bir konuya geçti. “’Kahverengi Ev” ilk defa ne zaman konuşma konusu oldu?” diye sordu. Stefan A. bunu bilmediğini söyledi, kuzininin ve Uwe’lerin orada ne zaman kaldıklarını da bilmiyordu. “Sanıyorum, ev daha sonra sonraydı ama gitmelerinden önceydi.”dedi. Avukat Schneiders dosyalarda “’kahverengi ev’in ilk olarak 1.9.2002’de kiralandığı”nın yazdığını söyledi. Stefan A. bununla ilgili olarak “daha önce olduğunu düşünmüştüm. Ama söylediğim gibi, bilmiyorum.” yorumunu yaptı. Avukat Schneiders şimdi duruşmayı bir ajanı ortaya çıkarmak için kullanıyordu: “Anayasayı Koruma Dairesi için çalışmış olan, ajan olan, Tibor Re.’yi tanıyor musunuz? diye sordu. Stefan A. bunla olumsuz cevap verdi ve ismin kendisi içim yeni olduğunu söyledi. Schneiders onunu o zamanki “polise, sola, devlete, herkese” karşı olan tutumunu öğrenmek istedi. Jena’da “Onları etkileyen, güçlendiren” olaylar yaşanmıştı. Stefan A. “Sol ile problemler yaşanıyordu, bazen biz onların tepesine biniyorduk bazen onlar bizim.” Polis „gelip tutukluyordu”. Neden yaralamaydı ve “şu bu”ydu, tam olarak hatırlamıyordu. Polisin kendilerine karşı olan tutumuyla ilgili soruya, bir defasında bir ev aramsında “merdivenden aşağı yuvarlandığı” şeklinde cevap verdi, “90’lar falan olmalıydı, tam olarak hatırlamıyorum” dedi. Alışılmadık bir durum değildi bu. Bir defasında Chemnitz’de arkadaşıyla beraber tutuklanmıştı.

Avukat Nicole Schneiders, tanığın sık sık bulunduğu Chemnitz’deki konserlerin mekanını sordu ve bayraklar veya flamalar hatırlayıp hatırlamadığını öğrenmek istedi. Stefan A. buna olumsuz yanıt verdi, mekan karanlıktı ve ilk gördüğü bar oluyordu. Bazen oraya gitmeden önce bir şeyler içiliyordu. Genellikle Sch.’de veya Fr.’de kalıyordu. Schneiders sonraki sorusuna “Ertesi gün ayıldığınızda…” diyerek başladı ama Stefan “ayık olmuyorduk” diyerek onunu sözünü kesti. Avukat onların ceketlerini sordu, Stefan A. bunu hatırlıyordu, üstlerinde Blood & Honour logoları dikiliydi, Sch. ve Fr.’nin Blood & Honour tişörtleri de dikkatini çekmişti. Böyle şeyler “konserlerde elbette sık sık görülüyordu”. Avukat Schneiders vestiyerdeki kişilerin ve güvenliğin tişörtlerinin sordu. Tanığın hatırlamadığını söylemesi Schneiders’ın sinirle “Bay A.” diye ünlemesine neden oldu. Stefan A. Blood & Honour tişörtü giyenler olduğunu ancak güvenlik olup olmadıklarını bilmediğini söyledi. Avukat Schneiders Chemnitz’deki konserleri düzenleyenlerin Sch. ve sonradan Thomas St. olup olmadığını sordu. Stefan A. Sch. olduğunu sanmadığını söyledi. Thomas St. ile ise kendisinin “fazla ilgisi yoktu”. Bilgilendirme araması denen aramaları kimin yaptığını da bilmiyordu.

Avukat Schneiders konuyu değiştirdi, “Thomas St. ile ilk olarak salıverildikten sonra tanıştığınızı söylemiştiniz değil mi?” diye sordu. Stefan A. bunu doğruladı. Einsiedeln’de sadece bir defa mı bulunduğu sorusuna Stefan A., yalnız bira fabrikası festivalini hatırladığını söyleyerek cevap verdi. Orada Alman Ordusu askerleri ile yaşanan bir olaydan haberi yoktu. Bununla ilgili olarak Avukat Schneiders ona Thomas St.’nin polis sorgusunda verdiği ifadelerden hatırlatmalar yaptı, orada Mundlos’un dahil olduğu belirtilen “1992/93 yılında Einsiedeln de Alman Ordusu askerleri ile yaşanan bir tartışmadan bahsediliyordu. Schneiders polisin o tarihte sorduğu “Mundlos kovuşturmaya uğramamıştı ve siz ona ihanet etmemiştiniz” sorusuna yanıt olarak Thomas St.’nin “bu sadece Einsiedeln’deki askerlerle yaşanan kavga ile ilgili olabilir. Mundlos’un orada olup olmadığını hatırlamıyorum.” şeklinde cevap verdiğini aktardı. Stefan A. bununla ilgili olarak Mundlos’un “St.” yi kendisinden önce tanığını söyledi. Avukat Schneiders’ın bu kişinin “Shorba’daki Skinhead (dazlak)” konserine katılıp katılmadığı sorusuna, diğer konserleri hatırlayıp hatırlamadığı sorusuna verebildiği gibi yetersiz bir şekilde cevap verebiliyordu. 1999’da Jena’dan çok uzakta olmayan Shorba’daki konsere gitme fırsatını kaçırmış olabilir miydi? Stefan A. olasılıkla hayır cevabını verdi ve Avukat Schneiders bu konserle ilgili başka bilgiler ekledi: “Size daha önce “Riese (Dev)” takma adı sorulmuştu. Sorgulamadan Marcel De.’nin ‘Riese’ olduğu ve Thomas St.’nin konsere katıldığı anlaşılıyor.”dedi. ”Chemnitzlilerin de bazen Thüringen’deki konserlere gelip gelmediklerini” hatırlayabiliyor muydu? Stefan A. bunun olabileceğini ama hatırlamadığını söyledi.

Avukat Schneiders, evinde kladığı Fr.’nin hiç taşınıp taşınmadığını öğrenmek istedi. A. bunu doğruladı. Erzgebirge’ye taşınmış ve orada tekstil temizleme eğitimi almıştı. Avukat Schneiders “Baden-Württemberg’te bir eğitim almış olmalı, bununla ilgili bir şey biliyor musunuz?” diye sordu. Stefan A. olumsuz cevap verdi, Avukat Schneiders tekrar Thomas St.’nin sorgulmasından ifadeler aktarmaya başladı. Sorgulama memurlarının ”Heilbronn’daki kontaklar ne türdendi?” sorusuna Thomas St. ”Fr. orada eğitim alıyordu, ben de böyle dahil oldum.” diye cevap vermişti. Bu uyuşmayan ifade Stefan A.’yı açıkça sessiz kalmaya itti. Avukat Schneiders Fr.’nin de El.’nin doğum günü partisine katılıp katılmadığını öğrenmek istedi. Tanık böyle olduğunu tahmin ettiğini ama bilmediğini söyledi. Stefan A. JVA’dan (cezaevi) kaçan iki dazlağın Chemnitz’de yeraltına indiklerinden de haberi olmadığını söyledi. Konuyla ilgili St., Sch. veya Fr. tarafından kendisine hiçbir zaman bir şey söylenmemişti. Schneiders tanığa babasının ismini (Erwin) ve “Klaus A.” diye birini tanıyıp tanımadığını sordu. Stefan A. soruya olumsuz cevap verdi. Polis tarafından kendisine hiçbir zaman bununla ilgili bir soru sorulmamıştı. Schneiders “Bu kuzininize garajı kiralayan kişi, bir polis memuru.” Açıklamasını yaptı. Mahkeme Başkanı Götzl saat 13.45’e kadar öğle arası verildiğini bildirdi.

Avukat Schneiders öğle arasından sonra Thomas St.’nin poliste verdiği ifadeden alıntı yaparak başladı. Orada “Frank Lo.’nun ve Matthias F.’nin [phon.] hapisten kaçtıklarını hatırlıyorum” deniyordu. Stefan A. bu konuda hiçbir şey bilmediğini söyledi.

Ralf Wohlleben’in savunma avukatı tanığın ne süreyle dazlak camiasına dahil olduğunu öğrenmek istedi. Tanık hatırlamadığını ama bin yıl değişiminden önce olması gerektiğini söyledi. Klemke ifadesinde bazen her hafta konsere gittiğini söylerken bütün konserleri mi yoksa sadece Chemnitz’deki konserleri mi kastettiğini sordu. Stefan A. genel olarak konserleri kastettiğini söyledi. Ama sık sık Chemnitz’deki konserlere de gitmişti, “ormanda parti yapıyorduk” dedi. Chemnitz civarında konserlere ne sıklıkta gittiğini kestiremiyordu. Klemke daha önceki ifadesinde Blood & Honour’ın sık sık görüldüğünü söylemesinin ne anlama geldiğini sordu. A. “bazı kişilerin hep böyle tişörtler giydiklerini veya armalar taşıdıklarını” kastettiğini söyledi. Avukat Klemke’nin Chemnitz’deki konserlerde barda içeceklerin yanında başka şeylerin de satılıp satılmadığı sorusuna Stefan A. “Her zaman cd’ler ve tişörtler vardı.” şeklinde cevap verdi. Sembolleri hatırlayamıyordu. Klemke konserlerde “Sık rastlanan sembolleri, triskel işaretlerini” sordu. Stefan A. bunları hatırlamadığını söyledi ve Chemnitz’deki konser mekanında Kelt haçları bulunup bulunmadığını da hatırlamıyordu. Avukat Klemke bir Odalrune sembolünü sordu.Stefan A. böylesi bir runik sembolün “her yerde görülebileceği”ni söyledi. Bu konserlerde elbette insanlarla tanışmıştı ama diğerlerinin yanında Klemke tarafından telaffuz edilen “” veya “Jan Boltho We.” İsimlerini de hatırlamıyordu. Klemke daha önce verilen ifadelerden birini gündeme getirdi: “Bir ev aramasında dövülmüşsünüz, doğru mu?” diye sordu. Stefan A.”Hemen hemen doğru” dedi. “Arkadan atılan tekme sonucu merdivenden yuvarlandım”diye ekledi. Klemke bunun icin onun bir neden verip vermediğini de ögrenmek istedi. Stefan A. hatırlayamıyordu. Sonrasında Klemke, Stefan A.’nın polsite verdiği ifadesini ve orada önceki “sakin ses tonu”nun nasıl değiştiğini konu etti. Stefan A. “Bir şey saklıyormuşum gibiydi” dedi. Memur “Yalan söylemeyin!’ demişti ve onu “Bir şey biliyorsunuz.” diyerek suçlamıştı. Ancak kendisinin bildiği bir şey yoktu. Avukat Klemke “Dün memurların, kelimesi kelimesine aktarıyorum, memurların ‘devamlı olarak Wohlleben ve Ka. isimlerini telaffuz ettiği”ni söylemiştiniz.”dedi. Stefan A. bu isimlerin sık yinelendiğini tekrar doğruladı. Bu isimler “sadece sorular”da geçmişti, “Wohlleben” isminin ne sıklıkta geçtiğini hatırlamıyordu. Carsten S. isminin geçip geçmediğini de hatırlamıyordu.

Avukat Klemke tanığın televizyon röportajını sordu. SternTV ona telefon yoluyla ulaşmıştı, kendisine ulaşan tek televizyon kanalı bu değildi. Gelen çok sayıda arama yüzünden artık telefona cevap vermemeye başlamıştı. MDR Mallorca’da bile kendisine ulaşmıştı. Avukat Klemke’nin neden SternTV’yi kabul ettiği sorusuna Stefan A. “fikrim yok, öyle denk geldi.” şeklinde cevap verdi. Klemke’nin olası bir karşılık hakkındaki sorusuna Stefan A., uçuşunun ödendiği ve “az biraz cep harçlığı” verildiği şeklinde yanıtladı. Klemke’nin ilgili sorusunun ardından Stefan A. uzun süre sessiz kaldıktan sonra “1500” cevabını verdi. MDR de böyle cömert davranmış mıydı? Stefan A. olumsuz cevap verdi. Bu sırada Avukat Heer miktarın 1600 avro olup olamayacağını sordu. Stefan A. mümkün olduğunu söyledi ama “daha fazla değil” diye ekledi. Paranın bir kısmı Mallorca’da ödenmişti ve bir kısmını da Köln’de nakit olarak almıştı. Mallorca’daki buluşmadan önce SternTV’den Udo diye biriyle çok sayıda telefon görüşmesi yapmıştı. Konu asıl olarak kuzininin ailevi ilişkileriydi. Ayrıca canlı programa katılacaktı. Avukat Heer kameranın çalışmadığı ön konuşmaların yapılıp yapılmadığını öğrenmek istedi, Stefan A. buna olumlu cevap verdi. Konu, kuzinini nasıl değerlendirdiğiydi. Stefan bundan başka bir şey hatırlamadığını söyledi.

Avukat Heer, Stefan A.’nın dünkü “Beate bana karşı her zaman iyiydi” ve “konuşmasına karışılmasına izin vermiyordu” değerlendirmelerinin dayanağını sordu. Götzl bunun “dün sorgulanmış olduğu” eleştirisini getirince Avukat Heer soruyu formüle ederek “Bu ne zamana denk geliyor?” diye sordu. Stefan A. “Her zaman için geçerli.” dedi. Bu “kendine güveni (…) şiddete eğilim ile beraber” görüyor muydu? Stefan A. soruyu olumsuz yanıtladı. Onun silah taşıdığını hiç görmemişti. Avukat Heer A.’nın BKA’daki sorgulamasından iki pasaj okudu. “Zaman aşımına uğrayan suçlardan haberdar olmuş muydunuz?” sorusuna Stefan A. “ne olduğunu sadece basından öğrendim” cevabını vermişti ve “bu kesinlikle kuzinimin fikri değildi” ve “iki uzmanın katılımına kuziniminkinden daha çok inanıyorum” demişti. Stefan A. o ikisinin “biraz fana…, prensipte daha çılgın” olduklarını söyledi. Böhnhardt “herhalükarda silah taşıyor”du. Avukat Heer hemen ardınan Stefan A.’nın “ikisinin Beate’yi nasıl ikna ettiklerini bilmiyorum” cevabını aktardı. Stefan A. mahkeme salununda bunu, “Onu ikna etmiş olabileceklerini kastetmiştim” diye açıkladı. “Kuzini, Böhnhardt ve Mundlos arasında varolan böyle bir etkiye işaret eden” bir “etkileşimi deneyimlemiş” miydi? Stefan A. soruya olumsuz yanıt verdi. Avukat Sturm Beate Zschäpe’nin o zamanki giyim tarzını sordu. A. “gayet notmal şeyler” giydiğini söyledi, havacı ceketi ve postallar söz konusu değildi. Böhnhardt, Mundlos ve kuzinin kendi içlerine kapandıkları zamanı hatırlıyor muydu? Stefan A. oradan ayrılmalarından önceki bir zaman olduğunu söyledi. Mundlos artık çevresinde değildi ve yaklaşık bir veya iki yıldır kuzenini sık görmüyordu. Tino Brandt isminin kendisine bir şey söyleyip söylemediği sorusuna tanık, sadece böyle birinin varolduğundan haberdar olduğu ama onu tanımadığı şeklinde cevap verdi. Brandt’ın ajan olduğunun ne zaman söylendiğini hatırlamıyordu. Sturm terkar Stefan A.’nın dün sargettiği bir cümleye döndü, buna göre “Winzlerclub”deki sosyal görevliler notlar tutmuşlardı. Uwe Mundlos onlara sataşmaya başlamıştı, onların her şey hakkında not tutmaları gerektiğini sanıyordu, hayır sanmıyordu, böyle olması gerektiğini bir sosyal görevliden öğrenmişti.

Bir Müdahil Avukat, Mundlos ve tanığın Roman kadına karşı “eylem”ini sordu. Mundlos turtayı onun neresine fırlatmıştı? Stefan A. göğsüne fırlattığını söyledi. Kadın yerinden sıçradığı için gülmüşlerdi.

Müdahil Avukat Hoffmann’ın da daha soruları vardı, tanık, Jena’dan Zschäpe’yle tanıdık olan “Elke” veya şişko Elke” adlı bir kadını tanıyor muydu? Evet bu Yvonne Ba.’ydı. Bu kişi Thorsten Sch.’nin kız arkadaşı mıydı? Stefan A. bunu bilmediğini ve öyle olduğunu sanmadığını söyledi. Avukat Hoffmann bir fotoğraf gösterilmesini sağladı. Bu neonazilerin bir grup fotoğrafıydı, görüldüğü kadarıyla çoğu dazlaktı, müstakil (*içinde bir kaç aile yaşayan) bir evin önünde bazıları oturuyordu, bazıları da ayaktaydı. Stefan A. fotoğtaki kişilerden hiçbirini tanımadığını söyledi. Avukat Hoffmann’ın sağdan yedinci kişinin Thomas St. olup olamayacağını sorması üzerine Stefan A. “saçları çok benziyor” dedi, bu salonda gülüşmelere neden oldu. Tişörtler ona bir şey hatırlatıyor muydu? Stefan A. olumlu yanıt verirken Blood & Honour’ı hatırlattığını söyledi.

Müdahil Avukat Langer tanığın dün verdiği ifadelerle ilgili bir soru sordu. Zschäpe’nin 1990’dan 1992’ye veya 1993’e kadar gençlik aşkı olan Matthias Fr. “kabul edilmediği için aşırı sağ camiaya dahil olamamıştı, değil mi?” diye sordu. Stefan A. onu tanıdığını ama çok iyi tanımadığını söyledi. “Onunlar beraber faaliyetlere katıldınız mı?” sorusu üzerine tanık “Ne bağlamda?” karşı sorusuyla tepki verdi. Langer varmaya çalıştığı noktayı formüle etti: “bazen yargının belli bir değerlendirmeye aldığı türden olanlar” dedi. Bunu tanığın uzun süreli sessizliği izledi. Müdahil Avukat kilit kelimeyi söyledi, “hırsızlık faaliyetleri”, tanık “olabilir” cevabını verdi. Kendisinin ve Matthias Fr.’nin sanık olduğu bir dava söz konusuydu, bu doğruydu. Ancalk Matthias Fr.’nin bu yüzden tutuklanıp tutuklanmadığını bilmiyordu.

Saat 14.35’te Götzl on dakikalık bir ara verildiğini bildirdi. Saat 14.50’de önce tanık Anja Sp.’nin gelmeyeceğini bildirdi. Buna dair, bazı Müdahil Avukatların Hessen Anayasayı Koruma Dairesi memuru Andreas Te. hakkındaki soruşturma dosyalarının tamamının mahkemeye getirilmesi ile ilgili olarak sundukları dilekçe konusunda Yüksek Mahkeme Kurulunun faklı bir karar verdiğini açıkladı. Dilekçe konusu olan dosya kısımları şunlardı:

  • Te.’nin Eyalet Anayasayı Koruma Dairesinde bayan meslektaşı Er. tarafından yapılan sorgulamasının tutanağı,
  • Andreas Te. ile yapılan “Kognitif söyleşi” denen söyleşilerin belgeleri,
  • Andreas Te.’nin 9 Mayıs 2005’te sunduğu “resmi beyan”ı.

Yüksek Mahkeme Kurulu dosyaların bu bağlamda mahkemeye getirilmesini reddetti. Dosyaların bir kısmının tanığının güvenilirliğinin kanıtlanması amacıyla getirilmesi söz konusuydu. Dosya talebinin diğer kısmı bir delil araştırması dilekçesiydi. Bunun yapılıp yapılmayacağı Mahkemenin aydınlatma görevi bağlamında vereceği bir karardı. Bu aydınlatma görevi, Anayasa Mahkemesinin 1983’te yayınlanan bir kararına göre “cürümle ilgili bütün yazılı belgelerin” getirilmesini gerektirmiyordu. Dilekçe sahiplerinin söz konusu ettikleri durumlar (haritalar üzerinde yapılan işaretlemeler ve bunların Te. ile olan olası bağlantıları, Te.’nin [Benjamin] Gä. ile olası kontağı, Hessen Eyalet Anayasayı Koruma Dairesinin olası “yönlendici” müdahelesi) “burada sanık olarak bulunan kişiler” veya “onların cezalandıralbiliği üzerindeki etki” bağlamında bir bağlantı teşkil etmiyordu.

Duruşmaya saat 14.57’de son verildi.

NSU Müdahil Davacıları bloğunda Stefan A.’nın sorgulanmasına dair yapılan açıklama:

“Müdahil Avukat Narin, tanığın aşırı sağ geçmişi ile olan ideolojik bağlantısını kestiği iddiasına itiraz etti. Narin, NPD’nin seçim kampanyasında kullandığı “Geld für die Oma statt für Sinti und Roma” (Romanlar yerine Büyükanneye para) sloganın yeraldığı tanığın facebook sayfasından resimler gösterdi. Müdahil davacıların bazı sorularını, Zschäpe’nin savunma avukatları Heer’in ve Sturm’un, tanığın BKA’da yapılan tanık sorgulaması sırasında söz konusu olan şartlar hakkındaki ve iki televizyon röportajı konusundaki—hedefsiz ve sonuçsuz—soruları izledi.”