241. Duruşma Günü Özet Tutanağı – 27 Ekim 2015

0

Bugünkü duruşmanın gündeminde öncelikle „“ ile bağlantılı soruşturmalar ve böyle bir davacının gerçekten bulunup bulunmadığı konusu vardı. Konuyla ilgili olarak yetkili Eyalet Kriminal Dairesi memuru Frank Le. sorgulandı. Le. soruşturmaları ve ulaştığı bilgilerle ilgili bilgi verdi.

Tanıklar:

  • Lars Ka., Eyalet Kriminal Dairesi memuru, el konulan delillerin incelenmesi
  • Frank Le., kriminal başkomiser, Eyalet Kriminal Dairesi memuru, „Meral Keskin“ ile ilgili soruşturmalar

günü 09:52’de başladı. İzleyici salonunda iki Neonazi oturuyordu. Wohlleben’in savunmasının yanında oturuyordu.

İlk tanık Eyalet Kriminal Dairesi memuru Lars Ka. idi. Ka. el konulan delillerin incelenmesiyle ilgili olarak sorgulandı. Götzl tanıktan delillerin incelenmesi sırasında Salzgitter ile olası bağlantıları ortaya çıkarmak üzere nasıl bir yol izlediğini anlatmasını istedi. Tanık görevinin olayın bütününü daha iyi görebilmek için harf sırasına göre bir şehir listesi hazırlamak olduğunu söyledi. Notların bir araya getirilmesi sırasında hem Dortmund hem de ’e ait adres listelerinde Salzgitter ile ilgili el yazısıyla yazılmış notlar olduğu dikkatini çekmişti. Ardından listeler incelendi.  Bir eyalet meclisi milletvekilinin evi şu şekilde tarif edilmişti: „Konumu çok iyi, sakin yol, ev Salzgitter’dekine benziyor, bir kadın vs.“ Bir sonraki delil olan ve Münih’e ait bir adres listesinde „SPD“ ve „Salzgitter gibi küçük“ yazılıydı. Tanık soru üzerine  Salzgitter’e yönelik başka soruşturmalar yürütmediğini söyledi.

Duruşmaya yine Eyalet Kriminal Dairesi’nde çalışan tanık Frank Le.’nin sorgusuyla devam edildi. Tanık „Meral Keskin“ ile ilgili soruşturmalar konusunda sorgulandı. 02.10.2015 tarihinde akşamüstü saatlerinde Federal Savcılılıktan görev emri gelmişti. Dosyalar arasında Willms’i temsil eden avukat Nickel’in bir basın açıklaması vardı, Bay’a [I] karşı bir suç duyurusu ve bir kadın gazetecinin soru listesi vardı. Kendilerine yollanan yazıda „Acele!“ yazdığından daha Cuma günü soruşturmalara başlamışlardı. Onlar için iki soruşturma adımı hepsinden önemliydi: „Meral Keskin“ olması muhtemel kişinin araştırılması ve avukat Willms ile bağlantı kurulması. Willms ile 3.10 tarihinde Köln’de buluşmak üzere randevulaşmışlardı ve ondan kendisine vesikalık resimleri yollamasını istemişti. Suç duyurusunda avukat Willms’e müvekkilin devralınması kapsamında Bayan Keskin’i iddia edilene göre saldırının kısa süre ardından gösteren fotoğrafların verildiği yazıyordu.  Fotoğrafta bir bandaj görülüyordu, belli ki bir göz yaralanması söz konusuydı. İkinci bir fotoğraf sağlığına kavuştuktan sonraki halini gösteriyor olmalıydı. Bu da önemliydi, çünkü suç duyurusunda doğum tarihi yoktu. Duyurudan söz konusu kişinin ileri yaşta bir kadın olması gerektiği anlamı çıkarılabilirdi. Köln’deki meslektaşları aracılığıyla nüfus dairesine kayıtlı adresleri konrtol etmeye başlamışlardı. Köln’ün tamamında dört uygun adres vardı. Dördü de yaşı dolayısıyla elenmişti. Bunun ardından „Meral Keskin“i Federal Adli Sicil’de aramışlar ama bir sonuca ulaşamamışlardı. Ne kendi içlerinde ne de davayla ilgili „NSU dosya envanterinde“ bir şey bulunamamıştı. Buldukları bir sorgu yoktu, isim kurban listelerinde ya da sağlık raporuna göre Köln’de tedavi edilmiş olduğu hastanenin ulaşım, teslim ya da tedavi listelerinde yoktu. rama böylelikle sonlanmıştı.

Bunun üzerine Köln’e gitmişlerdi, ancak Willms sağlık problemleri nedeniyle belirsiz bir süreliğine tanık ifadesi veremeyecekti. Bunun üzerine fotoğraflarda gördükleri kişinin Bay’ın [I] annesi olup olmadığını denetlemeye karar vermişlerdi. Benzer bir şüphe suç duyurusunda da bildirilmişti. Bunun üzerine evlerine gitmişlerdi, orada kendilerine [I] kapıyı açmışlardı. Bay’ın [I] annesi de evdeydi ama uyuyordu. Frank Le. Bay’dan [I] onu uyandırmasını istemiş ve konunun kendisine karşı dolandırıcılık duyurusu değil, „Meral Keskin“in varolup varolmadığı olduğunu söylemişti. Ona 55. maddeden de bahsetmişti. Bay [I], bunu bir avukatla görüştükten sonra, avukatın tavsiyesine uyarak ifadede bulunmamıştı. Bay’dan [I] bir kez daha kararını gözden geçirmesini istemiş, konunun dolandırıcılık duyurusu olmadığını söylemişti. Bay [I], Willms’e çok kızmış, onun ismini kirlettiğini söylemiş ve „Meral Keskin“ diye biri olmadığını bir kez daha vurgulamıştı. Bay [I] sona doğru „Meral Keskin“ adına hep mektup aldığını söylemişti. Frank. Le. posta kutusunu kontrol etti. Orada isim yazmıyordu, o nedenle postanın nasıl ulaştığını merak etmişti. Ulaştığı bilgileri Federal Savcılığınkilerle birlikte düzenledi ve Bay’ın [I] avukatı Schön’e evden çıktıklarını haber verdi.

Akşamüstünün geç saatlerinde Schön onu aramış ve müvekkiliyle ciddi ve yapıcı bir konuşma gerçekleştirdiklerini söylemişti. Müvekkiline bir sorguya onay vermesini tavsiye etmeyeceğini de söylemişti. Bundan sorna Eyalet Kriminal Dairesi’ne avukat Schön’den bir yazı gelmişti. Bu resmi yazıda Bay’ın [I] „Meral Keskin“ isminde birini tanımadığı ve böyle bir kişinin muhtemelen olmadığı yazılıydı. Götzl, Bay [I] ‚ın „Meral Keskin“e gelen mektupların kimden olduğunu söyleyip söylemediğini öğrenmek istedi. Tanık ayrıntılı şekilde hatırlamıyordu, ona mahkeme tarafından gönderilen resmi postalar gibi gelmişlerdi. Tanığın 6.10.2015 tarihli tutanağından aktarma: „Ayrıca bu hususta Meral Keskin adına sürekli Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’den gelen postaları aldığını ifade etmişti.“ Tanık o halde öyle olmalı diye doğruladı, o sırada hafızası daha tazeydi. Ayrıca yerinde yapılan denetleme sırasında hem kapı zilini hem de posta kutusunu göz önünde bulundurduklarını doğruladı.

Tanığın getirdiği renkli resimlerin incelenmesiyle devam edildi. Dosyalarda sadece siyah-beyaz resimler bulunuyordu. Yabancılar merkez sicilinden bir vesikalık fotoğraf vardı. Tanık fotoğrafın ne zamandan olduğunu bilmiyordu. Ardından gözü bandajlı bir kadının olduğu bir fotoğraf gösterildi. Bu avukat Willms’in Bay’a [I] iletmiş olması gereken ve Bayan Keskin olması muhtemel kişiyi saldırının kısa süre ardından gösteren resimdi. Tanık, Götzl’ün Bayan [I] ile doğrudan bağlantısı olup olmadığı sorusu üzerine olmadığını söyledi. Bu kadın zor duyuyordu ve sadece Türkçe konuşuyordu. Onu yerinde uyurken ve uyanıkken görmüştü ve kendisi de iş arkadaşları da görünene göre aynı kadının söz konusu olması gerektiğine karar vermişlerdi.

Ardından farklı dilekçelerle ilgili görüşler, kararlar ve yönetmelikler bildirildi. Götzl, ’nin savunmasının ve müdahil avukatların kimi dilekçelerini reddetti. Götzl duruşma gününü 13:20’de sonlandırdı.

NSU- blogunun yorumu için: http://www.nsu-nebenklage.de/tr/2015/10/29/27-10-2015/